EVRENİN GENİŞLEMESİ
Evrenin ilk meydana gelmesi dışında, evrenin şu anki durumu da felsefecilerin konusu olmuştur. Yine bu konuda materyalist düşüncenin etkisiyle genel kabul gören görüş, “durağan evren modeli”dir. Hatta bu konuda bilim dünyasında o kadar büyük bir önyargı oluşmuştur ki, bu önyargının etkisiyle bilimsel hesaplamalar sonucunda ulaşılan gerçekler bile görmezlikten gelinmiştir. Ünlü fizikçi Albert Einstein hesaplamaları sonucunda evrenin durağan değil genişleyen bir evren olduğu sonucuna ulaşsa da hesaplamalarını değiştirmiş ve yaptığı bu değişikliği “kariyerinin en büyük hatası” olarak tanımlamıştır. 20. yüzyılın ortalarına kadar bilim dünyasının durumu bu iken, 14 asır önce çölde Arap toplumuna gönderilmiş olan peygamberimize vahyedilen Kuran’da ise evren hakkında çok önemli bir gerçek ifade edilmektedir:
Ve evren’i (göğü) kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (51 Zariyat Suresi 47)
Tarih boyunca evrenin durumu hakkında bir çok teori ortaya atılsa da, hiç birinde Kuran’da bildirildiği gibi evrenin genişlemekte olduğu düşüncesi yoktur. Evrenin genişlediği düşüncesi bilim adamları ve hatta felsefeciler tarafından 20. yüzyıla gelene kadar ifade edilmemiştir. Tarih boyunca evrenin genişlemesi hakkında böyle hiçbir iddia dahi yokken, Kuran’da Einstein’ın bile görmezlikten gelmeye çalıştığı bu gerçek, tüm insanlara yüzyıllardır ifade edilmektedir.
RESİM-4
Vahiy ile bildirilmiş olan bu gerçeğe, bilim adamları belli bir süreç içinde ulaşabilmişlerdir. 1922 yılında Einstein’ın formüllerinden yola çıkan Rus fizikçi Alexander Friedmann en ufak bir etkide Evren’in genişleyeceği veya daralacağı sonucuna ulaşmıştır. Bu keşfin değerini anlayıp Evren’in genişlemekte olduğunu ise açıkça, iddialı bir şekilde ilk savunan, Belçikalı papaz ve bilim adamı Georges Lemaitre olmuştur. Lemaitre, Evren’in genişlemesini geri sardığımızda Evren’in tek bir birleşimden patlayarak oluştuğunu, daha sonra da Evren’in genişlediğini ifade etmiştir.
RESİM- 50
Bu ortaya atıldığı dönemde bilim adamlarına o kadar inanılmaz gözükmüştür ki, başta, kendi formüllerinden ulaşılan bu iddiaya Einstein bile inanmamıştır. Lemaitre’nin fizikten pek anlamadığını söyleyerek, Evren’in sonsuz genişlikte ve değişmez olduğunu belirtmiştir.
1929 yılında Amerikalı astronom Hubble, tüm bu kuramsal tartışmaların dışında, Mount Wilson gözlemevinde son derece gelişmiş teleskopu ile gözlemler yapmaktadır. Hubble tüm galaksilerin birbirinden uzaklaştığını, böylece Evren’in genişlediğini gözlemsel olarak da ispatlamıştır.



Comment Hüseyin Furkan 8 Ocak 2008:
Genişlemenin ivmesi nedir.hızlanarak mı genişliyor, yoksa genişleme hızı gittikçe yavaşlıyormu.
XXX
Genişleme arttıkça kaçış hızı da artıyor.
Admin
XXX
Comment Kuransal Mumin 22 Ocak 2008:
sayin Admin, ve tum arkadaslar,
asagida baska bir sitede rastladigim, ve temelde “Big bang
kuramina” ve buna bagli olan “Evrenin genislemesi fikrine” de istenildiginde ve belirli bir zihniyet ile yaklasildiginda,
Kuransal acidan siddetle karsi cikilabilmesinin pekala mumkun olabilecegine dair enteresan bir argumani
buraya aynen kopyalamak istiyorum.
cevap ve yorumlarinizi bekliyorum. saygilarimla.
——————–
ve yine bu “mota-motcu” Kuran anlayisina gore,
= butun gokler ve yer tek & yapisik bir kutle halinde iken Allah
bir anda gelip yine bizzat kendi “elleriyle” (Zariyat 47) bunu
hemen parcalayip-ayirmis, (= fefeteqnahuma) (Enbiya 30)
= ve daha sonra ayirilip-sacilan bu butun parcalar –muhtemelen
Allahin yanindaki melekler tarafindan tutulup-bekletilirken–
tam bu sirada Allah yine bizzat kendisi dunyanin icine girip
burada butun daglari, nehirleri, bitki ortusunu ve daha sonra
butun canli turlerini ve butun gezegeni yine bizzat
kendi “elleriyle” sadece dort GUN icinde
tamamlamis, (Fussilet 9-10)
———-
buradaki bu GUN ifadesini en az 1000 yil ve en cok 50.000 yil
seklinde alabiliriz Kuran’a gore sanirim. (22/47 & 70/4)
bunun disinda verilecek baska bir deger Kuran dayanakli
olamaz cunki, bos hevaya dayali olur ancak. fakat ben
burada ozellikle 50.000 yil deger verilmesini oneririm kuvvetle.
cunki bu takdirde, evrenin ilk yaratilmasindan sadece
(4×50.000 =) 200.000 yil sonra dunyamizin bugun gordugumuz
tastamam sekliyle Allah tarafindan boylelikle yaratilip tastamam
ortaya cikarildigini dusunebiliriz. ve boylelikle de belki su an bilimsel cevrelerde kabul edilen evrenin ilk olusumundan yanilmiyorsam
yaklasik 10.000.000.000 kusur yil sonra dunyanin olusmus
olabilecegi genel fikrine biraz daha yaklasmis olabiliriz. cunki
oteki turlu alirsak (4×1000 =) 4000 yil seklinde, bundan cok
daha uzak dusup elaleme bos yere eglence konusu olabiliriz,
ve din dusmanlarina bos yere koz vermis olabiliriz,
Allah esirgesin.
———-
XXX
Burada bence bir mantık hatası var. Bu söylediğiniz ayetten zamanın izafi olduğu ortaya çıkıyor. Bu ayete dayanarak alt ve üst sınır vermek ve buna göre bir zaman dilimi belirlemek bir ön kabuldür. Ayetten ben böyle bir şey anlamıyorum . Ayette söylenmeyen bir sınırlama yapılmış ve buna göre bence yanlış bir sonuca varılmış.
Admin
XXX
= ve daha sonra Allah bu dunyadan goke dogru yukselerek
yine butun diger yildizlari ve gezegenleri –bunlar su ana kadar
meleklerin ellerinde tutulup-bekletiliyor olmali idi cunki– yine
bizzat kendi “elleriyle” yerli yerine iki GUN icinde yerlestirip
butun bu isini boylelikle en iyi ve tastamam sekilde
bitirmis olmalidir. (Fussilet 11-12)
= ve yine burada Allah butun bu gokleri Kendisinin takdir ettigi
ve gerekli gordugu kadar yine bizzat kendi elleriyle “yukseltip”
bu isini tastamam hallettikten sonra (= yukaridaki hesabimiza gore
butun evrenin ilk ortaya cikisindan sadece (6×50.000=) 300.000
yil sonra, 41/12) artik cikip tahtina oturmus olmalidir. (Rad 2)
dolayisiyla, butun bu net “mota-motcu” Kurani bilgilerden sonra,
bu Big bang kuraminin iddia ettigi
= evrenimizin Allahin elleriyle degil –hasa– kendiliginden buyuk bir “boom” ile en basta ayirilip-sacildigini,
= ve daha sonra yine herseyin dogal mekanizmalar vasitasiyla
ve uzun sureler icinde yine Allahin elleriyle degil, fakat –hasa– kendiliginden olustugunu ve organize oldugunu,
= ve yine –hasa– evrenimizin hala “yukselmeye & genislemeye”
devam ederek yuce Allaha bir nevi acikca isyan ettigini
(cunki hatirlayin Allah evrenimizi gerektigi kadar “yukseltip”
bu isini tastamam bitirmis ve sonra cikip tahtina oturmus idi
coktan, 13/2)
ileri suren bu tip tum yalan ve mesnetsiz “bilimsel gorunumlu”
sahte –muhtemelen ateist ideoloji kaynakli ve gudumlu– iddialarin,
ve kisaca Big bang isimli bu “pacavra teorinin” kokten reddedilmesi gerekmekte olmalidir.
elbette bizim icin Allahin sozu “mota-mot” en ustun soz olmalidir.
eger herhangi bir gorus bununla taban tabana celisiyorsa,
= bu ne kadar “bilimsel” gorunurse gorunsun,
= ne kadar cok bilim adami –teist ya da ateist– tarafindan temelde desteklenirse desteklensin,
aslinda sadece koca bir yalan & dinsizlerin komplosu & ya da
istidrac (= seytanin zihnimizi aldatma goruntuleri) hukmunde
olmalidirlar bizler icin.
*************************
burada goruldugu gibi, zihinlerinde boyle bir “mota-motcu”
anlayisa sahip dindar insanlarin gercekte Big bang, Evrim vs. gibi kuramlara daha ilk basta olumlu yaklasabilmeleri veya temelde
bunlara olumlu bakabilmeleri zaten en bastan hicbir sekilde makul
& mumkun olmamalidir.
ve yine bu “mota-motcu” anlayisi benimsemis dindar insanlara da
elbette temelde yine mutlaka saygi duyulmalidir, kanimca.
fakat bu “mota-motcu” anlayisi benimseyerek bugun Evrim kuramina temelde siddetle karsi cikan tum teist arkadaslarima
———-
gerci burada Evrim kuramina temelde siddetle karsi cikan
arkadaslarin kendi zihinlerinde nasil bir “yaratis senaryosu &
dusuncesi” oldugunu cok net veya hatta hic anlayabilmis degilim.
fakat buyuk ihtimalle benim yukarida aktarmaya calistigim
o “mota-motcu” anlayisin etkisi altinda ve cercevesinde dusunuyor & degerlendiriyor olmalilar bunu, farkinda olarak veya olmayarak.
———-
ben ayrica bundan daha once Big bang kuramini da
yukarida anlatmaya calistigim bu ozel sebeblerden oturu derhal
temelden reddetmelerini oneririm. cunki Kuran’da yuce Allahin
butun evreni yaratmada gostermis oldugu sahsi gayret & maharet
butun canli turlerini yaratmada gostermis oldugu sahsi gayretten & maharetten cok daha ustun tutuluyor olmalidir. (79.sure 27)
dolayisiyla, burada yuce Allahin bizzat kendi “elleriyle” sergiledigini bildirdigi bu gayreti & mahareti (51.sure 47 & 21.sure 30 & 41.sure
10-12) sadece doga-fizik kanunlari cercevesinde gerceklesmis olabilecek “kendiliginden & el degmeden” bir prosedure mal eden
bu kuramin (= Big bang) temelde kabulu Evrim kuraminin temelde kabulunden cok daha buyuk bir “YANLIS & GUNAH” hukmunde
olmayacak midir, bu anlayisa gore?
—————————-
Big bangi (bundan yaklasik 14.000.000.000 kusur yil once
gerceklesmis boyle bir buyuk evrensel olay olarak)
ve Evrenin genislemesini (su anda bile hala butun hiziyla devam
etmekte olan boyle bir buyuk evrensel olay olarak)
temelde kabul eden tum dindar arkadaslarin
yukaridaki bazi ayetlerde isaret edilen “bunun aksi yondeki Kuransal
cikarimlara” (51/47 & 21/30 & 41/9-12 & 13/2….
verebilecekleri olasi cevap ve yaklasimlarini umitle bekliyorum.
saygilarimla.
XXX
Bu görüşü savunan Hıristiyan gruplar var. onlar İncil’e dayanarak Big Bang teorisini reddediyorlar. Onların etkisinde kalarak bu tarz karşı çıkışların yanlış olduğunu düşünüyorum. Big Bang ile çelişen bir Kuran ayeti olduğunu düşünmüyorum. Aksine Big Bang teorisi Kuran ayetleri ile uyum içinde bir teori olduğunu kanaatindeyim.
Admin
XXX