Kısa Bir Aradan Sonra
9 Ocak, 2007 • İlgili • Kategorisi
Serverda ve yedeklemede meydana gelen sorunlardan dolayı sitemizi yeniden düzenlemek zorunda kaldık. Sitemizin alınan kopyalarında da sorun yaşandığı için bazı yazılarımızı ve tüm yorumlarımızı kaybetmiş durumdayız. Yaşanan bu aksaklıklardan dolayı tüm katılımcılarımızdan özür dileriz.
En kısa zamanda sitemizdeki eksik yazılar tamamlanacak ve yeni yazılarla yayın hayatına devam edecektir.
Admin



Comment abdulkadir 9 Aralık 2007:
sayin admin,
sitenizi tekrar eski formatina soktuktan sonra, lutfen “Evren, Bilim ve Inanc” baslikli o bolumu tekrar
ayni sekilde buraya yerlestirebilir misiniz? bu bolum dileyen butun arkadaslarin diledikleri her Kurani konuda
rahatca kendi yorumlarini yazip yerlestirebilecekleri guzel ve faydali bir platform olarak islev gormeye devam
etsin. selam ve saygilar.
Comment Hüseyin Furkan 10 Aralık 2007:
Selam ile
Bu kaza için herkese geçmiş olsun diyorum..
Önemli olan bu platformun varolması…
Yazılar bir şekilde yine yazılır sorun deyil…
Allah yar ve yardımcınız olsun…
Comment murat 10 Aralık 2007:
sayin admin, ve arkadaslar,
cok koyu bir evrim kurami dusmanligi icinde –yaklasik 100 yildan fazla bir suredir– hareket ettikleri bilinen
–dunya capinda faaliyet gosteren– Amerikan Evanjelik Hristiyan ideolojisini ve bunun altinda yatan cok gizli dinsel gerekceleri –bu sitede daha once– bir miktar su yuzune cikarmis olan bazi yorum ve alintilar
sn. musatafa akyolun sitesinde ve “Evrim Savaslarinda Son Durum” baslikli bolum altinda
yasin isimli bir arkadas tarafindan kismen –buradaki eski bazi yorumlardan– alintilanmis olmalidir.
bu yorumlar, eger nasib olursa, bu sitede tekrar –yorumlar bolumunde– daha detayli sekilde gonderilip ele alinacak ve bu karanlik Evanjelik Hristiyan ideolojisi insallah, buyuk miktarda, tekrar su yuzune cikarilip
–Kuransal & Bilimsel acidan– maglubiyete ugratilacaktir.
dolayisiyla, sayin admin ve bu siteye ugrayan tum arkadaslarin asagida verecegim linke girerek
once sn. mustafa akyolun yazisini, ve daha sonra bu bolumde ozellikle yasin isimli arkadasin yaptigi ve
cogunlukla buradan alintiladigi cesitli yorumlari mutlaka gozden gecirmelerini onemle tavsiye ederim.
http://www.mustafaakyol.org/ar.....p#comments
Comment abdulkerim 14 Aralık 2007:
sayin admin,
ozellikle
evren, bilim ve inanc
hz. isa yeryuzune tekrar gelecek mi
tartisma ve darwin
19 mucizesi
konularindaki yazilar ve tum yorumlar bir hayli enteresan, bilgilendirici, aciklayici idiler.
ne yapip yapip butun bu bolumleri ve tum yorumlari –eger mumkunse– mutlaka arayip bulmanizi ve Allahin izniyle tekrar buraya koymanizi gonulden tavsiye ederim. ayrica lutfen bunlarin bir yedegini almayi sakin unutmayin bundan sonra.
Allah yol gostericiniz ve yardimciniz olsun.
selamlar ve saygilar.
XXX
Bu konularla ilgili bazı yazıları buldum. Eksik olanlarıda tekrar yazacağım inşallah. Bilim ve inanç konusunda yeni bir site üzerinde bir kaç arkadaşımla çalışıyorum. Orada yazılar dışında hazırlanmış bazı videolar da olacak. Site tamamlandığında onu da duyuracağım.
İlginize teşekkür ederim. Yorum ve eleştirilerinizi her zaman bekliyorum.
Admin
XXX
Comment abdulkerim 14 Aralık 2007:
sayin admin,
kusura bakmayin, fakat size bir hususta daha kucuk bir tavsiyede bulunmak isterim. son karar elbette sizindir.
daha sonra vakit bulamayabilirim endisesiyle, buraya yazmak zorundayim. lutfen bu mesajimi da okuduktan sonra tamamen silmenizi rica ederim.
1- “hz. Isanin olumu” baslikli yazinizin basligini “Hz. Isa Tekrar Yeryuzune Donecek mi” sekline donusturup bu konuyla ilgili sadece “tek bolum” yayinlamanizi oneririm. eski “uc bolum” dikkat dagitici olabiliyordu cunki.
kim ne istiyorsa bu “tek bolume” yazsin ki, bizler de bir anda gorebilelim, ve eger bir cevabimiz varsa, derhal yazabilelim.
selam ve sevgiler.
XXX
İlginize teşekkür ederim. Ben de böyle düşünüyorum. Bu yazıyı yeniden düzenleyip diğer yazılarımda ifade etmeye çalıştığım noktaları tekrar buraya ilave edeceğim. Böylece tek bir yazı olmuş olacak.
Admin
XXX
Comment abdulkerim 16 Aralık 2007:
sayin admin,
size tavsiye mahiyetinde butun iltebileceklerim sanirim bu kadardi. bunun disinda herhangi bir tavsiye veya dilek de bulunarak artik basinizi agritmak istemem kesinlikle.
guzel ve faydali bir site. Allah uzun omurlu ve butun insanliga faydali kilsin,
ve yolunuzu duzgun ve acik kilsin. hoscakalin.
XXX
Her zaman yorum ve tavsiyelerinizi bekliyorum. Sonuçta bu site yanlız benim sitem değil. Sizin yazılarınız ve eleştirilerinizle gelişip büyüyen bir site.
Admin
XXX
Comment Hüseyin Furkan 19 Aralık 2007:
Selam ile
Sevgili Admin
Gayet iyi bildiğiniz bir konuda küçük bir önerim var.
Malum geleneksel islam adı altında; kurtuluş vesilesi olan yüce dinimizn dejenere edilmesinin yöntemlerinden bir tanesi bilginin kaynağı noktasında yapageldikleri sapkınlıklar bir diğeri ise doğrudan kavramların değiştirilmesi ve dönüştürülmesi yöntemleridir.
Örnek olarak namaz ve faiz kavramları Kurani değildir.
ve bu değişme dönüşme sanıldığı kadar masum da değildir.
Bunun arkasından anlam ve içeriğin dejenere edilmesi süreci gelmiştir hep.
Bu bağlamda Kurani kavramların yeniden hatırlatılabileceği platformlar önermek istiyorum.
Bu konuda ilk önerim namaz (ki köken olarak mecusilerin ateşe ibadeti anlamına gelir)ve salat kavramının tartışılmasını isterim.
XXX
Öneriniz için çok teşekkür ederim. Aynı görüşte olmasak da farklı düşüncelerin ortaya konmasının düşünce ufkumuzda yapacağı etkilerin faydalı olduğunu kuşkusuzdur. Fakat bu sitenin amacı Kuran’a yönelik eleştirilere cevap vermek olduğundan, bu konulara burada yer vermenin uygun olmadığı kanaatindeyim.
Admin
XXXXX
Comment METİN AKGÜL 23 Aralık 2007:
İNŞALLAH BÖYLE BİR PROBLEMLE TEKRAR KARŞILAŞMAZSINIZ. YENİ DÖNEMİNİZDE BAŞARILAR DİLİYORUM. SAYGILARIMLA,
Comment Hüseyin Furkan 26 Aralık 2007:
Kurana yönelik olduğu düşünülen eleştirilerin cevaplanması çerçevesi tam olarak nedir bilemiyorum.
Burada hangi sorunsal tartışıldıda sonunda iş gelip Kuranın nasıl anlaşılacağı noktasına gelmedi ki.
Ben bu iki bağlamın son derece ilişkili olduğunu düşünüyorum.
Hadis tartışması tüm konu başlıkları altında sürdürülmedi mi.
Pek çok kişi öğrene geldiği kavramların doğruluğundan son derece emin.
Bunları tartışmaya açmak için bu platformun neden uygun görülmediğini anlayamıyorum.
Doğru bir Kuran anlayışı yerleşmeden Kuran nasıl müdafaa edilir ki.
Burda temel felsefe dersleri verseniz bu bile konuyla ilgili olurdu bana göre.
İnanın müslüman halkımızın %90 ı namaz kelimesinin arapça olup Kuranda geçtiğini zannediyor.Hergün beş kez ezanda geçen salat kelimesinden bihaber.
Sıradan insanlar için bu kadar yüksek olan bu oran; bu ve benzeri sitelerde yazan çizen düşünen insanlar içinde neredeyse aynen geçerli.
Buna benzer onlarca örnek verilebilir.Salat konusunu özellikle paylaşmak istemiştim.Ancak site sizin Admin de sizsiniz.
Sonuçta ben fikir adamı değilim.
Fikir üretmiyorum.
Tespit yapmaya çalışıyorum.
Comment garip 30 Aralık 2007:
Selam
Öncelikle kaza için geçmiş olsun diyor ve bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.
Gördüğüm kadarı ile site ismiyle bağlantılı olarak konu başlıkları yeniden oluşturuluyor.Bu oluşumda benimde katkım olabilirmi düşüncesi ile yazıyorum.
Salat/namaz kelimelerinin tartışılması hususunda H.Furkan arkadaşım gibi düşünüyorum.Kelimelerin anlamları Kuran açısından bir çelişki arzetmesede, temelde Hz. İsa’nın ölümü başlıklı yazının burada yayınlanmasına neden olan -çeviri çelişkisi- ile aynı kategoridedir bana göre.
Yani, salat=namazmı? salat=duamı? namaz=duamı?/teveffa=ölümmü?uykumu?Bu bakış açısı ile aslında çelişki olmayan fakat yanlış manalandırmadan doğan hatalardan Kuran a çelişki atfedilebilir.Zaten genelde de yapılan budur.Bununla ilgili ve başlık olması dileklerimle bir kaç örnek daha vermek istiyorum.
1-Allah ın insanı kendi suretinde yaratması..(suret?)
2-Allah ın arşa istivası..(istiva?)
3-Allah ın sağ eli(sağ el?)
4-Dabbetu-l Arz?
5-Zikr (Hatırlamamı?Sünnetmi?Kitapmı?)
vs..
Kelimelerin çevrimlerin doğan farklılıklar hadis,fıkıh ve icma(?) ile desteklendiğinde Kuran a yamanan çelişkilere dönüşüyor.Bu bağlamda namaz/salat kelimelerinin incelenmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.
Bunlardan farklı olarak Sayın Admin in okuması ve değerlendirmesi ümidiyle, siteye malzeme olabilecek bir müşkülümü paylaşmak istiyorum:
Fil Suresine göre Allah ın, içinde putlar olduğu halde fil ordusundan korunan Kabe, neden daha sonraki zamanlarda gerek doğal afetlerle veya insan eliyle yıkılmıştır?Fil ordusunun Kabeyi yıkmaya geldiğine dair rivayetler dışında, Kurani bir bilgi mevcutmudur?
Sevgi ve saygılarımla
XXX
Fil suresinde bu ordunun yenilmesiyle ilgili anlatım var. Ama bunların neden helak edildiği hakkında bir bilgi Kuran’da açıkça ifade edilmemiş. Sadece tasarladıkları bir planı boşa çıkardığından ayette söz ediliyor. Bunun dışında benim de bir bilgim yok.
Admin
XXX
Comment Yunus Emre Gündoğdu 5 Ocak 2008:
Selam..
Tekrar açıldığı için sevindim.. Keşke aksaklık yaşanmasaydı ama olan olmuş artık…
Admin sizden bir ricam olacak, mümkünse ana sayfaya son yorumların yer aldığı bir bölüm oluşturabilir misiniz? Böylelikle takip etmekte zorluk çekmeyiz.. SAygılar..
XXX
En kısa zamanda önerinizi yerine getireceğim.
Admin
XXXX
Comment Alper 25 Ocak 2008:
Selamlar.Sayın Admin sizden ricam şudur:Bana Kur’an-ı Kerim’in derlenmesi hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?Neden birden çok nüsha ortaya çıkıyor?Nasıl bire indirgeniyor?Bu ve bunun gibi sorular kafamı çok kurcalıyor.O nedenle sizden ricam bana detaylı bir bilgi ulaştırabilir misiniz?…Şimdiden teşekkürler…
XXXX
Bu konuda daha önce yazmış olduğum bir yazıyı bularak tekrar siteye ilave ettim. Bu yazıda tahmin ediyorum, sormuş olduğunuz soruların cevabı var.
Admin
XXXXX
Comment A.YAVUZ 21 Şubat 2008:
Sayın Admin.Sorumu yöneltmek için doğru yerdemiyim bilmiyorum.En uygun bölümün burası olduğunu düşündüm. Enfal/1.’de “ganimetler Allah’ın ve peygamberindir” denirken, Enfal/41′de “ganimetlerin beşte biri Allah’ın ve peygamberindir” deniyor.Bu durumu açıklayabilirmisiniz.Teşekkürler, selamlar.
XXX
Enfal suresinin 1. ayetinde ganimetlerin Allah’a ve resulüne ait olduğu bildiriliyor. 41. ayette ise bunların nasıl paylaştırılacağı bildiriliyor. Yani savaş esnasında elde edilen ganimetler Allah!a ve resülüne aittir. Bu konuda karşı tarafın bir hakkı yoktur. Onlar savaşı kaybetmişlerdir. Allah bu ganimetlerin beşte birinin peygamberin yakınlarına, fakirlere, yolculara vs. dağıtılmasını istiyor. 41. ayetin meali şöyle:
8:41 Ayırım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH’a inanıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH’ın ve Elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH her şeye Güç Yetirendir.
diğer 5 de 4 lük kısmı da Allah’ın ve resülünündür. Allah bunları ganimeti alana vermiştir. Burada ganimet hukuku tanımlanmaktadır. İnsanların aklına savaşta elde edilecek ganimetlerin durumu ne olacak diye sorular gelebilecektir. kendisinin olmayan bu ganimetin durumunu 1. ayet açıklamıştır. Dediğim gibi 41. ayette de bunun nasıl pay edileceği tarif edilmiştir.
Admin
XXX
Admin
Comment A.YAVUZ 21 Şubat 2008:
Sayın Admin bir sorum daha var Saffat/125. Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba’l'e mi taparsınız?
Sanki başka yaratanlar da var da bunların içinde en iyisi Allah’mış gibi bir ifade var yanılmıyorsam.Bu bir çelişki midir?
XXX
Allah’ın bir çok sıfatı için bu kıyaslama yapılıyor. Mesela Rabbimiz için merhamet edenlerin en merhametlisi olduğu ayetlerde bildiriliyor.
Rabbimizin yaratıcı sıfatı tüm canlılarda da tecelli ediyor. Mesela bir bebeğe annesi, babası hayat veriyor. Burada bir tecelli söz konusu.
Admin
XXX
Comment A.YAVUZ 21 Şubat 2008:
“Rabbin dileseydi bütün insanlari bir tek millet yapardi. (Fakat) Onlar anlasmazliga düsecekler. Ancak Allahın merhamet ettikleri müstesnadir. Zaten Rabbin onlari bunun için yaratti. Rabbinin: -’Andolsun ki Cehennemi tümüyle insanlarla ve cinlerle dolduracagim’- sözü yerini buldu…” (Bkz. Hûd sûresi, âyet 118-119)
Sayın Admin:
Allah bazı insanları burada sanki sadece cehennemi doldurmak için yarattığını söylüyor.Burayı nasıl anlamalıyım?
XXX
Bu konuyu kader mantığı içinde düşünmek gerekli. Bizler zaman içinde yaşayan varlıklarız Allah ise zamansız. Allah insanları yaratıyor. bu yarattıkları içinde bir kısmı cennete, bir kısmı ise cehenneme gidecek. Bunu biz yaşayarak göreceğiz inşallah. Allah bize merhamet eder ve affederse cennete gideceğiz. Rabbimiz aksinden bizi korusun.
Biz bunu zaman içinde görmemize rağmen, Allah için buna gerek yok. Allah tüm zamana hakim. Yaratıldığımız anda da Allah bizim sonumuzu gideceğimiz yeri biliyor. Ayeti de bu bakış açısında düşünmek gerekir diye düşünüyorum.
Admin
XXX
Comment A.YAVUZ 25 Şubat 2008:
Sorularıma verdiğiniz cevaplardan dolayı teşekkür ederim.Selamlar…