Miras paylaşımı neye göre olur?

NDgxMzc0OD-yasal-miras-paylasimi-nasil-yapilirMiras paylaşımıyla ilgili iki ayette çelişki olduğu iddiası vardır. Bu iddiaya göre Bakara Suresinin 180. ayetinde varise vasiyetin hak olduğu söylenirken, Nisa suresinin 11 ve 12. ayetlerinde ise miras paylaşımında bazı oranlar bildirilmektedir. Ayetler dikkatli okunduğunda, iki olay arasında bir çelişki olmadığı görülür. Ayetler şöyledir.
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir. (2 Bakara Suresi – 180)
Allah size çocuklarınız hakkında öğütte bulunuyor. Erkek, kadının iki katı pay alır. Mirasçılar sadece kadın olup iki kişiden fazla iseler terekenin üçte ikisi onlarındır. Çocuk sadece bir kadınsa terekenin yarısı onundur. Ölen kişi ardında çocuk bırakmışsa, ana ve babasının her birisine altıda bir düşer. Çocuğu yok da kendisine sadece ana ve babası varis oluyorsa bu durumda annesine üçte bir pay düşer. Kardeşi varsa bu durumda annesine altıda bir düşer. Tüm bu paylaşma oranları, ölenin yaptığı vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonra gelir. Analarınız, babalarınız ve çocuklarınızdan hangisinin size daha yararlı olduğunu bilemezsiniz. Bu Allah’ın yasasıdır. Allah Bilendir, Bilgedir. Çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı mirasın yarısı sizindir. Çocukları var ise, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu pay, borçlarının ödenmesinden ve yaptıkları vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Çocuklarınız yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuklarınız varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu pay, borçlarınızın ödenmesinden ve yaptığınız vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Miras bırakan erkeğin veya kadının, çocuğu ve eşi olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi var ise bu durumda herbirine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte biri paylaşırlar. Bu paylaşım vasiyetteki payların dağıtılmasından ve borçların ödenmesinden sonra uygulanmalıdır ki kimseye zarar verilmesin. Bu, Allah’tan bir vasiyettir. Allah Bilir, Şefkatlidir. (4 Nisa Suresi, 11-12)

Bakara suresinin 180. ayetinde vasiyet etmenin bir hak olduğu, herkesin ölümünden sonra mallarının dağıtımı için vasiyet edebileceği ayette bildirilir. Fakat bir insan vasiyet etmeden ölebilir. Bu durumda ise bu kişinin bıraktığı malları nasıl paylaşılacağı Nisa suresindeki ayetlerde ifade edilmiştir. Bu ayetler arasında herhangi bir çelişki olması söz konusu değildir. İki ayette farklı durumlara göre miras hukuku hakkındaki hükümler bildirilmektedir.

 
  1. Muhammed 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti:

    Ey Nâs!

    Cenâb-ı Hak Kur’an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah’ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

    Kaynak:http://www.vedahutbesi.org/sayfalar/vedahutbesi.html

    Ve veda hutbesi;söyleyeni,o dönem insanları tarafından gözle görülüp,kulakla işitilecek kadar gerçekti! yani Kuran’dan daha sağlam şahitlere sahip,demek ki Kuran kendi içinde çelişmekle kalmamış,aynı zamanda Muhammed’de Kuran’la çelişmiştir.Gerçek budur.Kuran’da farz dediğine,veda hutbesinde gerek yoktur demek,çelişkiden başka nedir?

    XXX
    Sevgili dostum,
    Burada bir ön kabul yapıyorsun. Veda hutbesine ithaf edilen bu sözlerin doğru olduğunu kabul ediyorsun. Sonra kalkıp bunun üstüne yorum yapıyorsun. Çıkış noktan yanlış olunca yaptığın yorumda dolayısıyla yanlış oluyor.
    Veda hutbesi hakkında birden fazla rıvayet vardır. Bunlardan dileyeyn dilediğini alıp kullanır. Geçmişte çok kişinin dinlediği söylenmiş olması, bunun günümüze kadar doğru olarak geldiği anlamına gelmez.
    Sen bile yazdığın şeyin üstünde biraz düşünsen bunun ne derece yanlış bir çıkarım olduğunu anlarsın. 124 bin kişinin dinlediği bir konuşmayı, teknolojik imkanlar olmadan kaç kişi duyabilir? o uzun konuşmayı kaç kişi aklında tutabililr? O uzun metin nasıl bozulmadan günümüze kadar gelebilir? böyle yanlış bir akışın üstüne yanlış bir mantık kurup sonra dine eleştiri getirdiğinizi zannediyorsunuz.
    Admin
    XXX

  2. XXX
    Sevgili dostum,
    Burada bir ön kabul yapıyorsun. Veda hutbesine ithaf edilen bu sözlerin doğru olduğunu kabul ediyorsun. Sonra kalkıp bunun üstüne yorum yapıyorsun. Çıkış noktan yanlış olunca yaptığın yorumda dolayısıyla yanlış oluyor.
    Veda hutbesi hakkında birden fazla rıvayet vardır. Bunlardan dileyeyn dilediğini alıp kullanır. Geçmişte çok kişinin dinlediği söylenmiş olması, bunun günümüze kadar doğru olarak geldiği anlamına gelmez.
    Sen bile yazdığın şeyin üstünde biraz düşünsen bunun ne derece yanlış bir çıkarım olduğunu anlarsın. 124 bin kişinin dinlediği bir konuşmayı, teknolojik imkanlar olmadan kaç kişi duyabilir? o uzun konuşmayı kaç kişi aklında tutabililr? O uzun metin nasıl bozulmadan günümüze kadar gelebilir? böyle yanlış bir akışın üstüne yanlış bir mantık kurup sonra dine eleştiri getirdiğinizi zannediyorsunuz.
    Admin
    XXX
    Sayın Admin ağzınıza sağlık.Sizi kutlamak istiyorum.Bu konu ancak böyle cevaplandırılır.

  3. işte size, 21 yüzyılda uygulanması mümkün olmayan bir kural daha… Miras konusu medeni toplumlarda medeni kurallar içinde halledilen bir konudur artık. Kuran’daki ayetlerle bu işinden içinden nasıl çıkacağız?

    sorumu tekrarlıyorum; Yaratan, üretim ilişkileri değiştikçe sosyal kuralların da mutlaka zamanla değişeceğini bilemedi mi de evrensel ve sonsuza kadar geçerli olacağını iddia ettiği fakat uygulanamayan bazı kuralları emretti ? Bu kurallar, o döneme ait bazı ihtiyaçları gideriyordu, kabul, fakat şimdi bunları nasıl uygulacağız ?

    XXX
    Tüm toplumlarda kendi tesbit ettikleri hukuka göre kurallar belirlenir. Mesela ABD deki miras hukuku ile Türkiye’deki hukuk birbirinden farklıdır. Allah insanlara bazı sınırları belirtmiştir. Bunun dışında isteyen istediğine miras bırakma hakkı olduğunu belirtmiştir. Eğer vasiyet bırakmayan kişiler varsa, onlar için bu kural geçerlidir.
    Benim size tavsiyem miras hukukunu okuyun. bir de İslam hukukunda miras konusunu inceleyin. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunca böyle yorumlar yaptığınızı düşünüyorum.
    Admin
    XXXX

  4. bana göre bize ulaşan şekliyle veda hutbesindede kur’an la çelişen bir şey yok miras konusunda. hutbede Efendimiz;en başta Kur’an-ı Kerimi referans gösterip sonra, vasiyete gerek yoktur derken vasiyet yapmaya fırsat bulamadan ölmüş,veya vasiyetyapmayı ihmal etmiş bir insanın ihmalinden dolayı geride kalan mirasçılarının mirastan mahrum olmalarını önlemek kastıyla vasiyete gerek yoktur ifadesini kullanmış olabilir. Nisa suresi 11-12 ayetler zaten vasiyet olmasada varislerin hakkını vermektedir diye düşünüyorum
    saygılarımla

  5. Sevgili admin teşekkür ederim. Şu miras olayını enine boyuna araştırıp ülkelerdeki miras olaylarını ateistlerin önlerine koymak istiyorum. Tekrar teşekkürler…

  6. yanlız bu miras paylaşımında bir ton matematikçi hata bulduğunu iddia ediyor ve siz bir tek tane açıklama yapmamışsınız boş sözlerle ayetleri savunmuşsunuz vay efendim allah gafurdur vay efendim allah şudur budur kardeşim laf salatası üretme burda milyar tane çelişki yaşıyoruz sen hurafeden kelimelerle zihnimizi boşa uğraştırıyorsun 150 satır yazı yazmışsın sitenin adı kurandaçelişkiyoktur ama kuranda çelişki olduğu iddia edilen ayetin iddia edilen matematiksel tutarsızlık çelişkisine tek yanıt vermemişsin ona buna cahil diyeceğine kendine bak bilgi sahibi olmadan din anlatımı yapmaya kalkan sensin. senin gibi bilgi fakirleri yüzünden bizde dinden çıkacaz benim yarım saatimi çaldı senin bu gereksiz sayfan.

  7. Selamun aleyküm

    Sayin admin, biz bu arkadaslara kendi aramızda akli yok fikri var diyoruz.

  8. Keferenin İki Miras Örneğine Kuran’i Cevap

    İnternette veya başka sohbetlerde Müminlerin kafasını karıştırmak için daima aşağıdaki miras örnekleri verilir. Bunun analizi yapmadan önce Kuran’da miras bölüşümü ile ilgili ayetlerin mealini verelim:
    Nisa 11:
    Yûsîkumullâhu fî evlâdikum liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn(unseyeyni), fe in kunne nisâen fevkasneteyni fe lehunne sulusâ mâ terak(terake), ve in kânet vâhideten fe lehân nısf(nısfu). Ve li ebeveyhi li kulli vâhidin min humâs sudusu mimmâ terake in kâne lehu veled(veledun), fe in lem yekun lehu veledun ve varisehû ebevâhu fe li ummihis sulus(sulusu), fe in kâne lehû ıhvetun fe li ummihis sudusu, min ba’di vasiyyetin yûsî bihâ ev deyn(deynin). Âbâukum ve ebnâukum, lâ tedrûne eyyuhum akrabu lekum nef’â(nef’en), farîdaten minallâh(minallâhi). İnnallâhe kâne alîmen hakîmâ(hakîmen).
    Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, arta kalanın üçte ikisi onlarındır; şayet bir ise yarısı onundur. Ana babadan her birine, ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan sonra toplam kalanın altıda biri, çocuğu yoksa, anası babası ona varis olur, anasına üçte bir düşer. Kardeşleri varsa, altıda biri annesinindir; babalarınız ve oğullarınızdan menfaatçe hangisinin size daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz. Bunlar Allah tarafından tespit edilmiştir. Doğrusu Allah bilendir, Hakim olandır[11].
    Nisa 12:
    Ve lekum nısfu mâ terake ezvâcukum in lem yekun lehunne veled(veledun), fe in kâne lehunne veledun fe lekumur rubuu mimmâ terakne min ba’di vasıyyetin yûsîne bihâ ev deyn(deynin). Ve lehunner rubuu mimmâ teraktum in lem yekun lekum veled(veledun), fe in kâne lekum veledun fe lehunnes sumunu mimmâ teraktum min ba’di vasıyyetin tûsûne bihâ ev deyn(deynin). Ve in kâne raculun yûrasu kelâleten ev imraetun ve lehû ahun ev uhtun fe li kulli vâhidin min humâs sudus(sudusu), fe in kânû eksera min zâlike fe hum şurakâu fîs sulusi min ba’di vasiyyetin yûsâ bihâ ev deynin gayra mudârr(mudârrin), vasıyyeten minallâh(minallâhi). Vallâhu alîmun halîm(halîmun).

    Kadınlarınızın çocukları yoksa arta kalanın yarısı sizindir (Burada kadının anne-babası, borcu ve vasiyeti olabileceği anlaşılmaktadır. Bunlar ödendikten sonra kalanın yarısı kocasınadır.), çocukları varsa, toplam kalanın ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra toplam kalanın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, toplam kalanın sekizde biri onlarındır. Eğer bir adam veya kadın uzak kelaleten mirasçısı kılınıyor ise ve adamın erkek veya kız kardeşi varsa, ikisinden her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim’dir[12].
    Nisa 176:
    Yesteftûneke. Kulillâhu yuftîkum fîl kelâleh(kelâleti). İnimruun heleke leyse lehû veled(veledun), ve lehû uhtun fe lehâ nısfu mâ terak(terake), ve huve yerisuhâ in lem yekun lehâ veled(veledun). Fe in kânetesneteyni fe lehumâs sulusâni mimmâ terak(terake). Ve in kânû ıhveten ricâlen ve nisâen fe liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn(unseyeyni). Yubeyyinullâhu lekum en tadıllû vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun).

    Senden fetva isterler, de ki: «Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakkında fetva veriyor: «Şayet çocuğu olmayıp bir kız kardeşi bulunan kimse ölürse, arta kalanın (annesine, borç ve vasiyetten sonra arta kalan) yarısı kız kardeşe kalır. Fakat kız kardeşinin çocuğu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur (annesine, borç ve vasiyetten sonra kalanın tamamına). Eğer iki kız kardeş kalmışsa, toplam kalanın üçte ikisi onlaradır (borç ve vasiyetten sonra kalanın 2/3’ü iki kız kardeşe kalır. Diğer 1/3 anneye ve diğer akrabalara kalır). Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır. Doğru yoldan saparsınız diye Allah size açıklıyor.» Allah her şeyi bilir[176].

    Şimdi keferenin örnek verdiği ve insanları şüpheye düşürdüğü iki örneği ele alalım.
    Örnek 1: Kardeşleri olmayan bir adam (borç ve vasiyet bırakmadan) ölür. Geriye üç kız çocuğu, annesi, babası ve karısı kalır. Bu durum için geçerli olan cümleleri okuyalım:
    Nisa/11′den: “(Çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. “Nisa/11′den: “Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır.”Nisa/12′den: (Karı için) “Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır.”üç kız çocuğuna (toplam): 2/3 = 16/24, anneye: 1/6 = 4/24 babaya: 1/6 = 4/24,karısına: 1/8 = 3/24 toplam: 27/24! Böyle bir paylaşımı yapmak ise matematiksel olarak imkânsız. Çünkü pay, payda’dan büyük çıkıyor. Yani mal yetmiyor. Ne yaparsak yapalım, malı bu şekilde bölüştüremiyoruz. Ya ayette geçen oranları kendimizce azaltacağız, ya da ayette hak sahibi olan bazı varislere hiçbir şey vermeyeceğiz. Ama her halükârda, ayette yazan oranları bütün hak sahiplerine vermek mümkün değil!
    Evet ayetlere tam dikkat edilmezse mima terake ve ma terake aynı şey olarak kabul edilirse sonuç gerçekten facia. Bu şekilde birçok insanı da dinden imandan ederler.
    Daha önceki makalelerde ma terakenin: arta kalan; mimma terakenin: toplam kalan anlamında olduğunu açıklamıştım.
    Bu durumda:
    Nisa 11’den:“Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, arta kalanın üçte ikisi onlarındır (çocuklarındır)” İfadesinden çocukların payının sonra verileceği anlaşılmaktadır.
    Nisa 12′den (Eşi için): “Çocuğunuz varsa, toplam kalanın sekizde biri onlarındır”.
    Nisa 11’den: “Ana babadan her birine, ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan sonra toplamın kalanın altıda biri”.

    Burada dikkat edilmesi gereken 3 önemli nokta vardır.
    1- Anne ve Babanın payı başlangıçta çocuğun varlığına veya yokluğuna göre ayarlanmıştır. Baştan ayarlandığı için önceliği vardır.
    2- Toplam kalan ifadesi kullanıldıktan sonra ölenin borcu ve vasiyeti ödendikten sonra denmektedir. Bu ifade ölenden kalan toplam mirasın, Toplam kalan denmesi nedeni ile borç ve vasiyet verilmeden toplam mirasa sahip olmayı önlemek içindir.
    3- Çocuklar için arta kalan ifadesi kullanılıyor. Yani eşin, anne- babanın payı çıktıktan sonraki kalanın oranını ifade ediyor.

    Şimdi Toplam kalan yani mirasın borç ve vasiyet verildikten sonraki kısmına
    1= 24/24 diyelim.
    Toplam kalandan Eşin payı: 1/8 = 3/24
    Toplam kalandan Anne + Baba: 1/6 + 1/6 = 2/6 = 8/24
    Eşin payı + (Anne + Babanın) payı : 3/24 + 8/24 = 11/24
    Çocukların payı (Arta kalandan) : 24/24 – 11/24 = 13/24
    [Eşin payı + (Anne + Babanın) payı] + Çocukların payı (Arta kalan) = 11/24 + 13/24 = 24/24 = 1 = %100.

    Keferenin 2. Örneği:
    Örnek 2: Çocuğu ve babası olmayan bir kadın ölür ve geriye annesini, kocasını ve bir öz kız kardeşini bırakır. Nisa/11′den: “Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer.”Nisa/12′den: (Koca için) “Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir.”Nisa/176′dan: “Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı
    onundur.”anneye: 1/3=2/6kocaya: 1/2=3/6öz kız kardeşe: 1/2=3/6 toplam: 8/6!

    Acaba öyle mi?

    Nisa 11 den “Toplam kalanın altıda biri, çocuğu yoksa, anası babası ona varis olur, anasına üçte bir düşer”: 1/3
    Nisa 12’ den “Çocukları yoksa arta kalanın yarısı sizindir”: Arta kalanın ½’si
    Nisa 176: «Şayet çocuğu olmayıp bir kız kardeşi bulunan kimse ölürse, arta kalanın (annesine, borç ve vasiyetten sonra arta kalan) yarısı kız kardeşe kalır: ½’si .
    Toplam kalan: 1 = 6/6
    Anneye Toplam kalandan olduğuna göre öncelikli: 1/3 = 2/6
    Arta kalan = 6/6 – 2/6 = 4/6
    Arta kalanın yarısı kocaya = 2/6
    Arta kalanın yarısı kız kardeşine: 2/6

    Sonuç Anne payı = 2/6 + koca payı = 2/6 + kız kardeş payı = 2/6 = 6/6 = 1 = %100.

    Elhamdülillahirabbilalemin

  9. Hz. MUHAMMED VE DÖRT HALIFE MIRAS BIRAKMIS MI? YOK ARKADAŞLAR KURANDA MIRAS YOK. TABII KI GERCEK KURANDAN BAHSEDIYORUM. SONRADAN TOPLATILIP BIRSURU SACMALIK EKLENIP YUZLERCE AYETIN YOK EDILDIGI EMPERYALIST MUAVIYE DONEMININ KURANINDAN BAHSETMIYORUM.

  10. şu sayfadaki ateistler ve alevi olduğunu sandığım kişiler keşke gerçeği arasanız!!! süleyman ateşin bu bölüştürmenin nasıl yapılacağını anlatan yazısını okumuş olurdunuz. yollarımızı arayanları biz yollarımıza ulaştırırız(kuran)