HZ. İSA’NIN ÖLÜMÜ

Tarih içinde hakkında en çok yanlış inanca sahip olunan kişi belki de Hz. İsa’dır. Ona karşı ilk haksızlığı Hıristiyanlar yapmış ve onun Allah’ın oğlu olduğunu iddia etmiş ve onu Allah’a eş koşmuşlardır. Kuran’da Allah bu iftiraya cevap verirken şöyle buyurur:

5/73- Andolsun, “Allah üçün üçüncüsüdür.” diyenler küfre düşmüştür. Oysa tek bir ilahtan başka ilah yoktur. Eğer söylemekte olduklarından vazgeçmezlerse, onlardan inkâr edenlere mutlaka (acı) bir azab dokunacaktır.

Hz. İsa’nın hakkındaki bir diğer yanlış inanç da geleneksel İslam anlayışında vardır. Bu inanca göre ise, Hz. İsa henüz ölmemiştir ve tekrar yeryüzüne dönecektir. Özellikle bazı Kuran ayetlerindeki ifadelerin anlamları kaydırılarak, konu çarpıtılmakta ve yanlış yorumlarla, sanki Kuran’da varmış gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.

Bu çalışmada Kuran’da Hz. İsa’nın ölümünün nasıl anlatıldığı üzerinde duracağız ve yanlış yorumlanan ayetleri gözden geçireceğiz.

1- Kur’an’daki iki ayette açıkça Hz. İsa’nın vefat ettiği bildirilir:

5/117- “Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde (tevefa), üzerlerindeki gözetleyici Sen’din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.”

3:55 ALLAH İsa’ya şöyle demişti: “Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtaracağım ve sana uyanları Diriliş Gününe kadar inkar edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim.”

Bu ayetlerde Hz. İsa’nın vefat ( teveffa) ettiği açıkça vurgulanmaktadır. Teveffa ( توفىَ ) kelimesi “canın alınması” anlamına gelir. Kuran’da bu kelime 25 yerde geçer. Bu kelimesinin geçtiği ayetler şöyledir:

4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler…..

6:61 ……. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

47:27 Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?

5:117 ….Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların üzerine gözetleyici oldun. Sen her şeye tanıksın.”

16:28 Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır.

16:32 İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde,

10:46 Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da,

13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da

40:77 ……ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.

8:50 İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin!…..

10:104 …..Ben ancak, sizin canınızı alan Allah’a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum.”

16:70 Ve sizi Allah yarattı, sonra da yaşamınıza son verir.

32:11 De ki, “Üzerinize görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

4:15 Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

7:37 …. Elçilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken….

3:193 “Rabbimiz, biz, ‘Rabbinize inanın’ diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al.

12:101 “Rabbim, sen bana hükümranlık verdin ve rüyaların yorumunu öğrettin. Yeri ve göğü ayırarak yaratansın. Dünya ve ahirette sensin benim Velim (sahibim). Canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”

22:5 ………. Kiminizin hayatına son verilir,

40:67 …….. Sizden bazılarının canı daha erken alınır.

2:234 İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri…

2:240 Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz,…

3:55 Allah İsa’ya şöyle demişti: “Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. …..

Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi teveffa kelimesinin anlamı “canın alınması”dır. Bunlar dışında teveffa kelimesinin geçtiği iki ayet daha vardır. Bunlarda da yine teveffa kelimesi canın alınması anlamında kullanılır. Ama bunun istisnası vardır ve ayette de bu durum belirtilir. Uyku ile ilgili ayetler şöyledir:

39:42 Allah ölüm anında nefsi (bilinci) alır; ölmeyenleri de uyku anında… Hakkında ölüm kararı verdiklerini tutar ve diğerlerini de belli bir süreye kadar salıp gönderir. Düşünen bir topluluk için bunda dersler ve işaretler vardır.

6:60 O’dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzleyin sizi dirilten… Sonra dönüşünüz O’nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.

Bu ayetlerde geçen ifade de teveffadır. İnsanların uykusunda da canlarının alındığı bildirilir. Uykuda olanların canları uyanınca verilmektedir. Ayette uykudaki ölümün istisnası belirtilmiş ve canın daha sonra verildiği açıklanmıştır. Buradaki istisna durumuna dayanarak tüm teveffa kelimelerinin uyku olduğunu iddia etmek son derece yanlıştır. Çünkü diğer teveffa geçen ayetlerde uyku durumunda olduğu gibi canın geri verildiğinden kesinlikle söz edilmez.

Hz. İsa ile ilgili ayetlere tekrar bakılırsa, onun canının alındığı bildirilmekte ve daha sonra verileceği yönünde hiçbir ifade bulunmamaktadır. Onun uykudaki gibi olduğunu iddia etmek sadece konuyu çarpıtmaktan öteye gitmeyen bir çabadır. Eğer Hz. İsa ile ilgili ayetlerdeki “vefat ettirme” ifadesini uyku olarak kabul edeceksek, diğerlerini de böyle kabul etmemiz gerekir. Çünkü aynı kelime aynı şekilde farklı yerlerde kullanılmaktadır. Örneğin: “4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler…..” Bu ayette geçen ifadeden hareketle bu zulmedenlerde uyku halinde midir? Onlar da Hz. İsa gibi geri mi döneceklerdir? Onların Hz. İsa’dan farkı nedir? Bu ve buna benzer sorular hep cevapsız kalacaktır.

Ayette olan ifade Hz. İsa’nın açıkça öldüğüdür. Bunun ötesinde tekrar ruhunun verileceğine dair uyku ile ilgili ayetlerde olduğu gibi hiçbir açıklama yoktur.

Örneğin peygamberimizin vefat ettirilmesiyle ilgili bir ayette de aynı teveffa kelimesi geçer:

13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak ( teveffa) da…

Bu ayetteki hitap Hz. Muhammed’edir. Eğer vefat kelimesini uyku gibi kabul edilirse, buradan yola çıkarak Hz. Muhammed’in bir gün döneceğini iddia edebilir. Bu ne kadar saçma bir iddia ise Hz. İsa’nın gelişini yukarıdaki ayetlere dayanarak iddia etmekte aynı ölçüde saçma bir iddiadır.

2-Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne döneceği iddiasında bulunanların buna delil gösterilmeye çalıştıkları ayetlerden birisi şöyledir:

Hani Allah, İsa’ya demişti ki: “Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim. (Al-i İmran Suresi, 55)

Bu ayette geçen “sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim.” ifadesinden yola çıkarak, sözde Hz. İsa’nın tekrar geleceğinin Kuran’da bildirildiği iddiasında bulunulmaktadır. Bu senaryoya göre Hz. İsa yeryüzüne dönecek ve dünya hakimiyetini kendisine inananlarla beraber kuracaktır. Oysa bu tamamen Kuran’da anlatılmayan, vehme dayalı bir senaryodur.

Bu ayetin hiçbir yerinde Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar gelişinden söz edilmemektedir. Hz. İsa’ya uyanlar kıyamete kadar insanların üstüne geçecektir. Bu ayette vaat edilen budur. Yoksa Hz. İsa gelecek sonra tüm insanları birleştirecek ve insanların üstüne önder olacak gibi bir mantık ayette kesinlikle yoktur. Burada ayetin anlamı kaydırılarak Kuran’da bildirilmeyen bir şeyi söylemek ve böyle bir sonuç çıkartmak yanlış bir yaklaşımdır.

Burada kastedilen Hz. İsa’ya iman edenler yani Müslümanlardır. Müslümanlar ona bir peygamber olarak iman ederler. Müslümanların dünyada bir düzen kuracakları açıklanmaktadır. Bunun için Hz. İsa’nın gelişi gibi bir ön şart yoktur.

3-Bu konuyla ilgili olarak kullanılan bir ayet de şöyledir:

And olsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)

Bu ayette de dikkat edilirse, yine Hz. İsa gelecek diye bir anlam ya da ima yoktur. Sadece Kitap ehlinden olanların ölmeden önce ona inanacaklarını bizlere bildirmektedir. Bu ayetten yola çıkarak Kitap ehlinin ölmeden önce Hz. İsa’ya inanması ancak onun gelmesiyle olur. Öyle ise Hz. İsa gelecektir gibi yorumlar yapmak yanlıştır. Burada ayette olmayan bir şart ortaya atılmış ve açıkça ayetin anlamı çarpıtılmıştır.

Bir kere ayette Kitap Ehli’nden olanların kıyamete yakın bir zamanda Hz. İsa’ya iman edeceklerine dair bir ifade yoktur. Bu ayette tüm Kitap Ehli kastedilmektedir. Ayrıca ölümlerinden önce Kitap Ehli’nin iman etmeleri için Hz. İsa’yı görmeleri gibi bir şart da ayete göre söz konusu değildir. Hz. İsa’nın sağlığında bile onu görüp kitap ehlinden iman etmeyen bir çok kişi olmuş ve hatta onu öldürmeye bile kalkmışlardır.

Bu olsa olsa böyle olur mantığıyla bu sonuç çıkartılmış, Kuran’da bildirilen dışında ön yargıyla ulaşılmış bir iddiada bulunulmuştur.

Ayrıca ayetin devamı dikkatli okunduğunda çok önemli bir gerçek ortaya çıkacaktır. Hz. İsa ölümlerinden önce kendisine iman edenlerin hakkında kıyamet günü aleyhlerinde şahitlik yapacaktır. Bu ayetin Arapça metninde “aleyhim”( عليهم) ifadesi geçmektedir. “Aleyhim” kelimesinin “onların üzerine” veya “aleyhlerine” anlamları vardır. Bu kelime şahitik yapmak fiiliyle kullanıldığında bu şahitliğin olumsuz olduğu yani aleyhlerine olduğu anlaşılmaktadır. Kuranda bu iki kelimenin geçtiği ayetlere bakıldığında bu anlaşılacaktır.

Örneğin:

41/20- Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

Ayetin devamıyla düşünüldüğünde kitap ehlinde ölümlerinden önce Hz. İsa’ya iman edenlerin imanının makbul bir iman olmadığı anlaşılmaktadır. Aksine Hz. İsa onların aleyhlerine şahitlik yapacaktır. Bu iman Firavun’un imanı gibi kabul edilmeyen bir imandır. Üstelik burada söz edilen kitap ehli kıyamet gününe yakın olanlar değil Hz. İsa’dan sonra yaşayan tüm kitap ehlini kapsar. Bunların hepsi ölümlerinden önce Hz. İsa’nın Allah’ın elçisi olduğuna iman etmektedirler. Fakat ölüm anından önce olan bu iman makbul bir iman değildir. Hesap günü İsa onlardan şikayetçi olacaktır. Yukarıdaki ayetin önce ve sonrası okunduğunda burada kitap ehlinden Yahudilerin eleştirildiği görülecektir.

Şimdi ayete başına dönersek bu ayetin neresinde Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek şeklinde bir anlatım yada ima vardır? Neye dayanarak böyle bir sonuç çıkarılmaktadır? Görüleceği gibi bu iddia sadece bir vehimdir ve bu yanlış yorumlar Kuran’a ait değildir.

4- Zuhruf suresinde ki bir başka ayet de yine anlamı dışında Hz. İsa’nın gelişiyle ilgili kullanılmaya çalışılmaktadır. Ayet şöyledir:

Şüphesiz o, saat için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

Bu ayette o sıfatının Hz. İsa olduğunu söyleyip, onun kıyamet saati için bir ilim olması için ancak kıyametten önce gelişiyle olabileceği iddia edilmektedir.

Bu ayette geçen “o “ zamiri hakkında iki farklı görüş var. Biri “o “zamirinin Kuran’ı işaret ettiği diğeri ise” o” zamirinin Hz. İsa’yı işaret ettiğidir. “O” zamirinin Hz. İsa’yı işaret ettiğini kabul etsek bile, ayetin direkt anlamından Hz. İsa’nın yeniden yeryüzüne gelişini söyleyen yada işaret eden bir ifade bulunmadığı görülecektir. Bu ayette de diğerlerinde olduğu gibi bir ön kabul yapılıyor ve Hz. İsa’nın kıyamet için bir ilim olması için ancak kıyametten önce gelişiyle olabilir denilmektedir.

Örneğin bir başka Kuran ayetinde “kıyamet yaklaştı “ şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Günümüzden 14 asır önce de Kuran’ı okuyan bir kişi bu ayetle karşılaştığında kıyametin yaklaştığını okumaktaydı. Fakat aradan 1450 yıla yakın bir zaman geçmiştir. Hala kıyamet kopmamıştır fakat kıyamet bize yakındır. İnsanlık tarihine göre yaşanan zaman ayetin ifadesiyle kıyamete yakın bir zamandır. Ama kıyametin kopması daha asırlarda sürebilir veya yarın da kopabilir.

Bunun gibi ayetin ifadesiyle Hz. İsa kıyamet için bir ilimdir. Yani Hz. İsa ile ilgili bir şey kıyametin saatinin bilgisini verecektir. Fakat ayette Hz. İsa’dan hemen sonra kıyamet kopacak gibi bir anlatım yoktur.

5- Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne döneceğini bir an için kabul edelim. Bu durumda yaptığımız kabul açıkça Kuran’daki ayetlerle çelişecektir.

Hz. İsa kendisine kitap verilmiş bir nebidir. Eğer ikinci sefer gelecekse yine nebi olacaktır. Onun ikinci gelişinde nebi olmayacağının iddia edilmesi açık bir saptırmadır. Kuran’da Hz. İsa’nın nebiliğini ortadan kaldıran hiçbir ayet yoktur. Fakat yine Kuran ayetinde Hz. Muhammed’in nebilerin sonuncusu olduğunu bildirilmektedir:

33/40- Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir; ancak o, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir.

Bu durumda Hz. İsa’nın tekrar geleceğini söylemek bu ayetle açıkça çelişir. Çünkü son nebi Hz. Muhammed’dir ve ondan sonra bir daha nebi gelmeyecektir.

6- Hz. İsa’nın tekrar geleceğini iddia edenlerin, kendi görüşleri doğrultusunda kullanmaya çalıştığı ayetlerden birisi de şöyledir:

4/157- Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.

Bu ayette geçen “onu öldürmediler ve onu asmadılar.” İfadeden yola çıkarak Hz. İsa’nın öldürülmediği ve asılmadığı dolayısıyla hala canlı olduğu ve tekrar yeryüzüne döndürüleceği iddia edilmektedir.

Oysa ayet önyargılardan sıyrılarak okunduğunda böyle bir anlatımın olmadığı açıkça anlaşılacaktır. Burada söylenen şey Hz. İsa’yı öldürmeye çalışan kişilerin onu öldüremediği ve asamadığıdır. Yani inkarcılar Hz. İsa’ya bir zarar verememişlerdir. Fakat bu Hz. İsa’nın vefat etmediği ve tekrar yeryüzüne gönderileceği anlamına gelmez. Örneğin: müşrikler Hz. Muhammed’i ne öldürebildiler ne de asabildiler. Böyle olması Hz. Muhammed’in ölmediği anlamına gelmez. Hz. Muhammed başka bir vesile ile vefat etmiştir. Yukarıdaki ayette de Hz. İsa’nın inkarcılar tarafından öldürülmediği vurgulanmaktadır. Fakat bu başka bir vesile ile Allah onu vefat ettirmiş ve kendi katına yükseltmiştir. Dolayısıyla da bu ayetteki ifadelerde ne Hz. İsa’nın vefat etmediği gibi bir anlam vardır, ne de tekrar yeryüzüne döneceğine dair bir anlatım mevcuttur.

Sonuç: Temel olarak Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne dönüşüne delil olarak gösterilmeye çalışılan ayetler bunlardır. Görüldüğü gibi ayetlerde bildirilen Hz. İsa’nın öldüğüdür. Bunun ötesinde hiçbir ayette tekrar yeryüzüne döneceğine dair bir ifade yoktur.

Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne dönüşü iddiası Kuran’a dayalı bir düşünce değildir. Bu düşünce Hıristiyan etkisiyle uydurulmuş hadisler vasıtasıyla İslam dinine geçmiştir. Günümüzde de bu konuyu suiistimal etmek isteyen kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bu suiistimallere karşı yapılacak en iyi tavır, olayları hep Kuran’a göre değerlendirmek ve Kuran dışı bu tarz zırvaları tümüyle terk etmektir.

 
  1. ben Alfa ve Omegayim, dedi Tanri (Isa) Efendi;
    simdi var olan,
    ve ezelde var olmus olan,
    ve yakinda tekrar GELECEK olan. (Vahiy 1/8)

    ——————–

    iste o adam benim, Yuhanna, butun bu seyleri duymus
    ve isitmis olan,
    ve ben bunlari isittigim ve gordugum zaman,
    derhal bana bunlari gosteren Melegin ayaklarina kapanip
    tapinmaya basladim.
    fakat o Melek bana dedi: Yapma! ben sadece sizlerin,
    ve sizin kardesleriniz olan peygamberlerin,
    ve bu kitabin emirlerini gozeten diger butun kisilerin,
    basit bir kuluyum.
    o halde, sadece Tanri (Isa) ya kulluk edin.

    sonra o Melek bana soyle dedi: bu “vahiysel” kitabin sozlerini
    sakin muhurleme, cunki vadedilen zaman YAKINDIR.

    o halde, haydi kotu olanlar kotu hareket etsinler,
    pis olanlar pis hareket etsinler.

    fakat salih olanlar salih hareket etmeliler,
    ve kutsal olanlar kutsal hareket etmeliler.
    _______

    simdi dinleyin, ben (Isa) cok YAKINDA geliyorum.
    ben yanimda cezalandirma yetkisi ile geliyorum;
    ben herkese yaptiklari islere gore karsiliklarini verecegim.

    ben Alfa ve Omegayim;
    ezeli ve ebedi olan,
    basta var olmus olan ve sonda var olacak olan.

    o halde, bu Yasam Agacinin meyvasindan yemek
    ve Kutsal Sehre kapilarindan girebilmek icin
    elbiselerini yikayan butun insanlar kutlu olsunlar.
    bunun disinda kalanlar ise, ancak kopekler ve buyuculer
    ve zinakarlar ve katiller
    ve putperestler ve yalan soylemeyi seven ve adet
    edinen kisiler olacaklardir.

    ve iste ben, Isa, sana (ey Yuhanna) Melegimi gonderdim,
    ta ki sana Kilise icin buyurdugum butun bu beyanatimi acikca
    vahyetsin… (Vahiy 22/8-16)

    ********************

    yukarida hz. Isa (a.s.) adina –kendisi Allah tarafindan vefat ettirilip Onun katina alindiktan cok sonra–
    uydurulmus oldugunu idrak ettigimiz bu sahte sozlerin ve “VAHYIN” gercek kaynagini Kuran bize su sekilde
    bildiriyor olmalidir:

    iste biz boylece butun Peygamberler (hz. Isa dahil) icin
    cin ve insan seytanlarindan bazi dusmanlar kildik.
    bunlardan bazisi (cinler) diger bazisina (insanlar) guzel
    gorunumlu yalan sozler VAHYETMEKTE idiler, onlari aldatmak icin.
    eger Rabbin dilemis olsaydi, bunu asla yapamazlardi.
    o halde, sen onlari ve uydurduklari bu yalanlarini
    terket. (Enam 112)

    hatta bugun elimizde olan Incil’de dahi hz. Isa (a.s.) kendisi adina –kendisinden cok sonra– bu sekilde yalan
    sozler uretilip VAHYEDILEBILECEGINI aynen soyle haber vermis olmalidir:

    sahte habercilere karsi uyanik olun;
    onlar size koyun postuna burunmus sekilde geleceklerdir,
    (burada hz. Isanin Incil’de ozellikle “kuzu” lakabiyla anildigi
    gercegi de unutulmamalidir belki.)
    fakat onlar aslinda helak edici kurtlardir. (Incil, Matta 7/15)

    ********************

    evet, boylelikle hz. Isa (a.s.) adina uydurulmus oldugunu kesin olarak idrak ettigimiz bu tip yalan “VAHIYLERLE”
    ayni zamanda

    “hz. Isa (a.s.)in cok YAKINDA tekrar dunyaya geri donecegi”

    yalanini da uyduran
    ve malesef “sahte hadisler” kanaliyla bunu Islam dini icine enjekte etmeyi de basaran bu tip “aldanmis ve aldatan”
    bir takim munafik hristiyan fanatik grublara karsi yine en guzel cevabi

    once hz. Isa (a.s.) Incil’de ve sonra –bu Incil haberini ve vadini ilahi tebligi ile bizzat dogrulamis olarak–
    hz. Muhammed (a.s.) Kuran’da beraberce aynen su sekilde vermis & verecek olmalidirlar=

    ve o Tesellici (= hz. Muhammed) size geldigi zaman,
    o dunyayi gunah, dogruluk ve lanetlenme
    konusunda yargilayacaktir.

    …ve dogruluk konusunda= cunki ben simdi Rabbe gidiyorum,
    ve siz bir daha BENI asla GORMEYECEKSINIZ.
    (Incil, yuhanna 16/8,10)

    ———-

    O zaman, Allah soyle demisti: ey Isa, o halde Ben simdi
    seni VEFAT ETTIRIYORUM, ve seni Kendime yukseltiyorum…
    (Kuran, 3/55)

    …ve (hz. Isa Kiyamet Gununde) dedi: …ve ben onlarin arasinda
    kaldigim muddetce onlarin uzerine bir sahid (= tanik) oldum.
    fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (simdi konusmakta oldugu bu Kiyamet Gunune kadar)
    onlarin uzerinde artik sadece Sen bir Gozleyici olarak kaldin,
    ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine sahid (= tanik) olansin.
    (Kuran, 5/117)

    bu buyuk ilahi gercegi

    –hz. Isa (a.s.)in Allah tarafindan kesin olarak “vefat ettirildigi” ve bundan sonra ancak Kiyamet Gununde kalkarak, kendisinin bizzat Allah tarafindan bu sekilde “vefat ettirildikten” sonra –bu Kiyamet Gunune kadar– bir daha insanlarla hicbir fiziksel irtibata gecmedigine, fakat sadece Allahi bundan sonra butun bu insanlarin uzerine tek Gozleyici ve tanik olarak biraktigina acik ve kesin olarak sahidlik edecegi gercegi–

    bize boylece “en net bir sekilde” –bu iki cok serefli Resulu vasitasiyla– bildiren yuce Allaha hamd olsun,
    ve Onun bu iki cok serefli Resulu, oncelikle hz. Muhammed (a.s.) ve sonra hz. Isa (a.s.), uzerine selam olsun.

    dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  2. hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra, Islama tabi olmus gibi gozuken bir takim hristiyan fanatikler ve bunlarla isbirligi icinde hareket etmis olabilecekleri acikca idrak edilen iktidarperest bazi emevi ve abbasi sultanlar, ve bunlarin ozel olarak kiralamis olabilecekleri sahte falcilar kanaliyla Islam dini icine sokulmus olabilecek olan “sahte mehdi ve isa inancini” burada bir miktar Kuran’in isiginda irdelemek istiyorum.

    hz. Muhammed (a.s.) Kuran ayetleri vasitasiyla bize, kendisinden sonra bu tip bazi bozuk kimselerin ortaya cikip Kuran’i ilgiden uzak (= mehcura) birakabileceklerini ve bu tip Kuran disi bazi batil “davranis ve soylemleri” ortaya atabileceklerini, yine Kuran ayetleri vasitasiyla bizlere –vakti geldiginde– acikca haber verip gozler onune serebilecegini de isaret etmis olmalidir, hic kuskusuz. (Neml 93) & (Furqan 25-30) & (Hac 75-76)

    o halde, burada bunu soylece, bir miktar, incelemeye baslayabiliriz belki:

    iste hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra uydurulan boyle bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    “Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa, Allah-u Teâlâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir… (Ebu Davud, Tirmizî)

    “Mehdi’nin çıkışından önce, şarktan parlak kuyruklu bir yıldız doğacaktır.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Mehdi’nin beş alâmeti bulunur. Bunlar, Süfyani, Yemâni, semâdan bir sayha, Beyda’da ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Bizim Mehdimiz için iki alâmet vardır ki, Allah semavat ve arzı yarattığından bu yana böyle bir şey vaki olmamıştır. Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay, yarısında ise güneş tutulmasıdır… (İmam-ı Suyûtî)

    Güneş alâmet olarak, doğmadıkça, Mehdi çıkmayacaktır.” (İmam-ı Suyûtî)

    Beyda’da ordunun yere batırılışı Mehdi’nin çıkış alametidir.” (İmam-ı Suyûtî)

    hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuranin bize rivayet ettigi– saglam bir hadisinde yukarida aktarilan tarzda uydurma hadislerle gayba dair mesajlar & alametler veren ve bunlara binaen kendilerini mehdiler olarak gormus & gorebilecek olan sapkin kimseleri onceden bizlere haber verebilmek icin soyle buyurmus olmalidir:

    ey Muhammed de ki: …ve ben gayb (alametlerini & haberlerini) bilmiyorum… suphesiz ki, ben sadece bana vahyolunani (=Kuran; 42/7) takib ediyorum… (Enam 50)

    yoksa gayb (haberleri & alametleri) onlarin yaninda midir; ki onlar boyle yazip duruyorlar? (Tur 41)

    …ve bunlardan bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu. cunki bunlar Allahin disinda kendilerine seytanlari (batil soz & alamet vahyeden cin ve insan seytanlari 6/112 & 16/100) rehberler edindiler, ve saniyorlar ki kendileri suphesiz mehdilerdir (= muhtedune). (Araf 30) (bu ayette “mehdi” kelimesi ile ayni kokten gelen ve ayni anlami tasiyan (= dogruya erenler & erdirenler) “muhtedune” kelimesinin kullanilmis olmasi suphesiz ki cok anlamli ve onemli bir isaret & mesaj veriyor olmalidir belki de bizlere bu konuda. (Neml 93 & Furqan 30)

    (not: Kuran yuce Allah tarafindan hz. Muhammed (a.s.) uzerine indirilen en guzel “hadis” (= dini soylem) olarak vasiflandirilmis olmalidir. (Zumer 23) ve yuce Allah hz. Muhammed (a.s.) uzerine Kuran disinda hicbir “hadis” (= dinim soylem) indirmedigine de bizzat Kendisi sahitlik etmis, ve bunun aksini iddia edebilecek olan kimselerin (Kuran disinda Allah Resulune Kuranin bir misli kadar daha ekstra “hadis” (= dini soylem) indirilmis olabilecegini iddia eden bazi kimseler) ancak seytanin etkisi altina girmis “iftiraci ve gunahkarlar” olabilecegini de bize acikca isaret edip onceden haber vermis olmalidir. (Zumer 23 & Casiye 6-7) (Casiye 6-7 & Suara 221-222) bu acidan yukarida alintilanan son ayette gecen “seytanlari rehber edinme” hadisesi de bu bilgiden sonra daha bir “net anlasilir” olabilmelidir, Allahualem.

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan duzmece bir hadiste soyle deniliyor olmalidir:

    “…(Mehdi) yedi veya dokuz sene kalır. Mehdi’den sonra, artık hayat yaşamakta bir hayır yoktur.” (İmam-ı Suyûtî)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuran ayetlerini bize ileterek– hepimize soyle tavsiye etmis olmalidir:

    lakin o Resul (= hz. Muhammed) ve onunla birlikte iman edenler mallariyla ve canlariyla gayret gosterdiler. iste butun hayirlar onlar icin olacaktir, ve iste onlar kurtulusa erenlerden olacaklardir. (Tevbe 88)
    not: kendilerine sadece Kurani ve hz. Muhammedi (a.s.) –butun caglar ve her an icin– gercek bir Mehdi (= dogruya erdirici) edinenler (13/7 & 31/2-3) ise, Allaha kavusacaklari gune kadar –yukaridaki ayette tavsiye edildigi sekilde– bu hayatta ve yasamakta hayir kazanmak ve ileri gitmek icin hic yilmadan ve karamsarliga kapilmadan daima umit icinde yarismalidirlar. (Maide 48)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan duzmece bir hadiste soyle deniliyor olmalidir:

    “Biz Abdülmuttalib oğullarıyız. Cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Câfer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.” (Kütüb-ü sitte muhtasarı: c. 17, sh: 558)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise –Kuranin rivayet ettigi– saglam bir hadisinde yanindaki butun yakin akrabalarina ve bizlere hep birlikte soylece bildiriyor olmalidir:

    ey Muhammed de ki: …ve ben ne kendime ve ne de size ne yapilacagini bilemiyorum; ben sadece bana vahyolunani (Kuran; 42/7) takib ediyorum, ve ben sizin icin ancak (Allahin azabina karsi) apacik bir uyariciyim. (Ahkaf 9)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    …İnsanlar endişeyle onların en hayırlısına (Mehdi) koşarlar. Ve ona geldiklerinde onu (Mehdi) Kâbe duvarına yapışmış ağlar bir halde bulurlar.

    …Mehdi, Mekke’den çıkana kadar saklanırlar. Mehdi zuhur ettiği zaman Medine’den kaçan bu insanlar Mekke’de onun etrafında toplanırlar.” (İmam-ı Suyûtî)

    …Beldeler onun (Mehdi) emrine girerler. Allah-u Teâlâ onun eliyle Konstantiniyye’nin fethini müyesser kılar.” (İmam-ı Suyûtî)

    (not: bu duzmece hadislerde ozellikle gorulmesi gereken bir husus, burada aslen Mekke ve Medine’de
    zuhur edecegi ve kendisine burada biat edilecegi bildirilen bu sozde mehdinin (= iktidar ve sohretperest bazi arap emevi ve abbasi sultanlar vs. gibi) bunu basardiktan hemen sonra, derhal ozellikle Konstantiniyye (Istanbul) sehrine karsi buyuk bir istah ve isgal etme arzusuna sevkedilmeye calisilmis olmasi hususu olabilir, Allahualem.
    elbette yuce Allahin bu iktidarperest arap emevi ve abbasi sultanlarin bu bos heveslerini ve duzmecelerini gercek kilmamis olmasi da, Ona ayrica minnettarlik duymamizi gerektiren baska bir Kurani lutuf ve nimet ve ilahi kesin bir gerceklik olarak gorulmelidir butun –su an bu topraklarda Kuran (= Allah ve Resulu) esasli olarak gercek Islami yasamaya calisan– salih inananlar tarafindan. (Enam 50 & Nisa 120)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    “Süfyani Kûfe’ye ulaştığı ve ali Muhammed’in yardımcılarını öldürdüğü zaman Mehdi çıkar ve onun bayraktarı Şuayb bin Salih Temimi olur.” (İmam-ı Suyûtî)

    “Şuayb bin Salih Temimi orta boylu, esmer, hafif sakallı olup, elbiseleri beyaz ve bayrakları siyah olan dört bin askerle çıkar. Bunlar Mehdi’nin önünde olurlar ve karşılarına çıkan herkesi hezimete uğratırlar.” (İmam-ı Suyûtî)

    Cehcah denilen bir adam melik olmadıkça günlerle geceler gitmez.” (Müslim: 2911)

    “Mehdi’nin çıkış alâmetlerinden birisi de Batı’dan başlarında Kinde kabilesinden ayağı sakat bir adamın bulunduğu bayraklıların çıkmasıdır.” (İmam-ı Suyûtî)

    (not: bu duzmece hadislerde ozellikle gorulmesi gereken bir husus, bunlari -–muhtemelen emirleri altindaki kiralik falci ve kahinlere– uydurtturan bu iktidarperest bazi arap emevi ve abbasi sultanlarin artik neredeyse tamamen ozel kabile ve sahis isimleri ve onlarla ilgili fiziksel tarifler verdirtip, boylelikle kendi muhaliflerini ve onlara destek olanlari acikca “sufyan & deccal,” kendilerini ve taraftarlarini ise acikca “mehdi & imam” olarak gostermeye calisacak kadar isin ucunu kacirmis olabileceklerini gostermis olmasi ihtimali olabilir, Allahualem.
    Allah butun salih muminleri bu tip politik hirs ve sehvet ugruna Allah ve Resulunun temiz isimlerini bu sekilde kullanma ve Allah ve Resulu adina bu tip yalanlar uretme rezilliginden & igrencliginden ebediyyen korusun. (Zumer 23 & Casiye 6-7) (Enam 93)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    … Onun (Mehdi) kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler. Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir… (İmam-ı Suyûtî)

    … Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.” (İmam-ı Suyûtî)

    …Hazreti Mehdi ordusunu her tarafa gönderir. Zulmü ve zalimlerin hepsini yok eder… (İmam-ı Suyûtî)

    …Hazreti Allah üç bin meleği Mehdi’ye yardım için gönderecek ve melekler O’na muhalefet edenlerin yüzüne ve arkasına vuracaktır… (İmam-ı Suyûti)

    …Bedir ehli sayısınca üçyüzonüç kadar, insanla birlikte zuhur eder. Onun ashabı gece abid, gündüz ise aslanlar gibidir… (İmam-ı Suyûtî)

    halbuki hz. Muhammed (a.s.) ise, bu duzmece hadisleri takip ederek yukarida anilan tipte -–ve bundan ote burada anilmayan nice tarzda– butun zorbaliklari Allah adina –kendi yanlis zihniyet ve davranislarini siddetle
    kinayip-yeren acik Kuransal hukumleri net bir sekilde beyan eden– butun din adamlarina ve diger inananlara ve kendilerine muhalif olabilecek diger tum insanlara karsi uygulamaya calisacaklari bildirilen butun bu sahte mehdileri ve yandaslarini, ve bunlara vakitleri geldigi zaman dunyada ve daha sonra ahiret gununde yuce Allah ve melekleri tarafindan uygulanacak olan gercek muameleyi su sekilde bildirmis olmalidir:

    …ve bunlardan bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu. cunki bunlar Allahin disinda kendilerine seytanlari (= yukarida anilan tarzda butun sahte hadisleri ortaya koyacaklari haber verilmis olan cin ve bunlarin etkisindeki insan seytanlari (6/112) & (45/6-7 & 26/221-222) rehberler edindiler, ve saniyorlar ki kendileri suphesiz mehdilerdir (= muhtedune). (Araf 30)

    suphesiz ki, yol ancak insanlara zorbalik yapan ve Hakkin (= Kuran ayetleri; 45/6) disinda olana (= bu tip duzmece Hadisler; 45/6-7) dayanarak yeryuzunde zorbalik eden kimselerin uzerine olacaktir. Iste bunlar icin elemli bir azab var olacaktir. (Sura 42)

    suphesiz ki, zakkum agaci bu “gunahkarlarin” (= Kuran disinda ortaya konulan bu tip duzmece hadislere inanan ve tatbik etmeye calisan kimseler; 45/6-7) yiyecegi olacaktir. Asid gibi karinlarinda kayanayacaktir; kaynar suyun kaynamasi gibi.
    (ey Melekler) simdi tutun onu (= sahte Mehdi; 7/30) ve atesin tam ortasina atin; sonra basinin ustunden kaynar sular dokun.
    tad bakalim simdi; suphesiz ki, sen (kendi batil inancina gore) onurlu ve “kerim” (= bu ifade Allah katinda makam sahibi olan salih kimseler icin kullanilan bir terim olmalidir Kitabta; 44/17) bir adamdin, oyle mi? (Duhan 43-49)

    yine hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya konulmus olan bazi duzmece hadislerde soyle deniliyor olmalidir:

    hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, çok sürmez Meryem oğlu İsa adil bir hakem olarak tekrar yeryuzune inecektir… (Buhâri, Tecrid-i sarih: 1018)

    “…Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği sıra, bir de bakarlar ki, İsa bin Meryem Aleyhisselâm sabah vaktinde inmiştir. Bu imam (Mehdi) İsa’yı öne geçirmek için arka arka çekilir. İsa Aleyhisselâm onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki: ‘Geç öne namazı kıldır. Zira kamet senin için getirilmiştir.’ Bunun üzerine imamları (Mehdi) onlara namazı kıldırır.” (İbn-i Mace, Hâkim)

    buyuk ihtimalle, hz. Isanin (a.s.) tekrar yeryuzune fiziksel olarak geri donecegi yalanini -–bundan yaklasik 2000 yil once– uyduran birtakim hristiyan fanatik grublarla isbirligi icinde hareket ettikleri anlasilan
    bu bazi arap emevi ve abbasi sultanlar tarafindan, ve bunlarin gudumundeki kiralik falci ve kahinlerin eliyle, uydurtulmus oldugu idrak edilen bu duzmece hadislerin tamamen asilsiz oldugunu
    hz. Isa (a.s.) ve hz. Muhammed (a.s.) -–birbirlerine tam destek vererek– Incil ve Kuran’da, sirasiyla, bize acikca su sekilde beyan etmis olmalidirlar:

    ve o Tesellici (= hz. Muhammed) size geldigi zaman, o butun dunyayi gunah, dogruluk ve lanetlenme
    konusunda yargilayacaktir.

    …ve dogruluk konusunda= cunki ben simdi Rabbe gidiyorum, ve siz bir daha BENI asla GORMEYECEKSINIZ.
    (Incil, yuhanna 16/8,10)

    ———-

    O zaman, Allah soyle demisti: ey Isa, o halde Ben simdi seni VEFAT ETTIRIYORUM, ve seni Kendime yukseltiyorum…
    (Kuran, 3/55)

    …ve (hz. Isa Kiyamet Gununde) dedi: …ve ben onlarin arasinda kaldigim muddetce onlarin uzerine bir sahid (= tanik) oldum. fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (simdi konusmakta oldugu bu Kiyamet Gunune kadar) onlarin uzerinde artik sadece Sen bir Gozleyici olarak kaldin, ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine sahid (= tanik) olansin.
    (Kuran, 5/117)

    ******************************

    o halde, butun bu ayetlerden ve uyarilardan sonra, kendilerine sadece bu Kurani ve hz. Muhammedi (a.s.)
    -–butun caglar ve her an icin– gercek bir Mehdi (= dogruya erdiren) edinerek (13/7 & 31/2-3) boylelikle bu dunyada salih ve erdemli bir hayat surmeye gayret edecek olan butun inananlara selam olsun, diyerek simdilik bitirmek istiyorum. (Rad 13 & Lukman 2-3 & Maide 15-16…)

    butun dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  3. ve o zaman Allah dedi: ey Isa, mutlaka Ben simdi seni vefat ettiriyorum, ve seni Kendime yukseltiyorum,
    ve seni inkar edenlerden arindiriyorum,
    ve daha sonra, Kiyamet Gunune dogru/kadar, SANA TABI OLANLARI inkar edenlerin uzerinde kilacagim. sonra donusunuz Bana olacaktir, ve Ben de sizin aranizda ihtilafa dustugunuz konularda hukmedecegim. (Ali Imran 55)

    ***************

    yukaridaki ayetlerde, Allahualem, Kiyamet Gunune dogru yaklasildigi bir donemde (= icinde bulundugumuz
    ahirzaman), ve bundan sonra Kiyamet Gunune kadar, hz. Isaya (a.s.) hakkiyla TABI OLACAKLARI bildirilen salih hristiyan bir ummetin ortaya cikip
    daha sonra bunlarin hz. Isayi (a.s.) Allahin –hasa– tam bir tecellisi ve oglu olarak kabul etmis olup
    boylelikle tam olarak “inkar edenler” konumuna dustukleri bildirilen (5/17) sahte hristiyan bir ummete karsi
    Allah tarafindan desteklenip ustun getirilecekleri sonucuna varabiliriz, Allahualem.
    nitekim bugun elimizde olan Incil’de dahi bu yaklasimi destekler mahiyette cesitli haberler & mesajlar yer almis olmalidir=

    aranizda mirildanmayi birakin; beni gonderen Rab kendisini cekmedigi surece, hickimse bana gelemez,
    ve ben onu son/ucuncu “gunde” (= muhtemelen icinde bulundugumuz bu ucuncu “bin yilin” icinde; 22/47) kaldiracagim.
    peygamberlerde aynen yazili oldugu gibi: Onlarin her biri Allah tarafindan ogretilmis olacaklardir.
    herkim benim Rabbimi dinlerse ve Ondan ogrenirse (= Kuran Mesajina da kulak verecek olan bu salih hristiyanlar kastediliyor olmalidir burada belki de), bana gelecektir. (Kurana gore hz. Isaya –Allahin onurlu bir kulu ve elcisi olarak– iman etmek ve buna gore temelde Incil hukumleri ile hukmetmek butun bu salih hristiyanlar icin
    temelde esas kilinmis olmalidir. (Nisa 171 & Maide 46-47, 68) (Incil, Yuhanna 6/43-45)

    fakat burada dikkat edilmesi gereken en onemli bir husus su olmalidir, Allahualem:

    yukaridaki ayette, yuce Allah hz. Isaya (a.s.) vahyetmis oldugu bu bildiride

    ..ve daha sonra, Kiyamet Gunune dogru/kadar, SENI ve –onlardan– SANA TABI OLANLARI inkar edenlerin uzerinde
    kilacagim…

    seklinde bir hitabta bulunmuyor kesinlikle, fakat sadece

    ..ve daha sonra, Kiyamet Gunune dogru/kadar, SANA TABI OLANLARI inkar edenlerin uzerinde kilacagim…

    seklinde bir hitabta bulunarak, ve burada SENI ifadesini boylelikle –muhtemelen buyuk bir hikmet uzere– en basta ozellikle eksik birakarak hz. Isanin (a.s.) tekrar FIZIKSEL OLARAK GERI GONDERILMEYECEGI, fakat ancak MANEVI SAHSIYET OLARAK ZUHUR EDECEGI gercegini de bizlere acikca isaret ediyor olmalidir.
    nitekim Kuranin baska bir bolumunde de hz. Isa (a.s.) hakkinda yine

    …ONA TABI OLANLAR… ifadesi (= elleziyne ettebauhu), kendisinin vefat ettirilip yuce Allahin katina alindiktan cok sonra, temelde onun seriatina hakkiyla uyan –turettikleri ruhbanlik muessesesi haric– birtakim hristiyanlari kastederek de kullanilmis olmalidir. burada da yine hz. Isanin (a.s.) bu hristiyan ummeti icinde FIZIKSEL OLARAK degil, fakat ancak MANEVI OLARAK bulundugu gercegi cok acik olmalidir, Allahualem. (Hadid 27)

    ——————–
    ayrica hz. Muhammed (a.s.) henuz hayatta iken ve bizzat FIZIKSEL OLARAK butun inananlarin icinde bulunup
    onlara liderlik etmekte iken, yuce Allah’in bu durumu ozellikle vurgulamak icin

    ey (Muhammed) Nebi, Allah mutlaka (bu harb esnasinda) SANA ve muminlerden SANA TABI OLANLARA yeterli olacaktir.
    (Enfal 64)

    seklinde bir hitab kullanip burada SANA ifadesini –muhtemelen buyuk bir hikmet uzere– en basta ozellikle kullanip
    vurgulamis olmasi da
    yine yukarida hz. Isanin (a.s.) ozel durumunda yapmis oldugumuz o cikarimi (= burada FIZIKSEL OLARK DEGIL, fakat sadece MANEVI SAHSIYET OLARAK ZUHUR ETME hususu) iyice pekistiren ayri bir Kuransal delil hukmunde olmalidir, Allahualem.
    ——————–

    ve zaten yukarida abdulvahid isimli arkadasin –her iki yazisinin sonunda da– acikca yazip ozellikle vurguladigi
    (Incil, Yuhanna 16/8, 10 & Kuran, Ali Imran 55 & Maide 117) ayetleri burada bizim, ondan bagimsiz
    olarak da, varabildigimiz bu sonuclari “somut ve net bir sekilde” kesinlikle destekleyen
    nihayi, buyuk, ve acik birer “ilahi burhan” hukmunde olmalidirlar, Allahualem.

    o halde, butun bu delillerin ardindan

    ve suphesiz ki, o (Isa) saat icin bir ilimdir… (Zuhruf 61)

    ayetinde bildirilen bu beyanati da:

    oncelikle, yukarida anilan vasiflarda salih hristiyan bir ummetin –temelde muhtemelen “teslis” (= ucleme, uc ilah) inancini tamamen terkeden ve “vahdehu” (= birleme, tek ilah) inancina donecek olan– icinde bulundugumuz bu ahirzamanda (= son donem) ortaya cikisinin,
    ve bununla birlikte, hz. Isanin (a.s.) –yukarida yine 3/55 ayetinde acikca isaret edildigi uzere– Kiyamet Gunune dogru/kadar bu ummetin basinda sadece MANEVI SAHSIYET OLARAK bu sekilde zuhurunun,
    bizim icin bir acidan ayni zamanda

    “Saatin artik iyice yaklastigini (= fakat Allah katinda 1 gunun bizim 1000 yilimiz gibi oldugunu asla unutmayarak
    daha dogru bir sekilde degerlendirebilmeyi unutmamaliyiz burada bu “cok yaklasan zaman” mefhumunu) gosteren onemli bir ilim & alamet”

    olarak algilamamiz gerektigi hususu olmalidir, Allahualem.

    butun dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    saygilarimla.

  4. yukarida kisaca deginmeye calistigim ve icinde bulundugumuz bu ahirzamanda (= son donem) ortaya cikmalari
    beklendigini iletmeye calistigim bu bir kisim salih hristiyanlarin (Ali Imran 55)

    –hz. Isanin (a.s.) -hasa- Allah’in tam bir tecellisi olan bir insan gorunumunde (Incil, Tekvin 1/27, Yuhanna 1/14) kesinlikle degil,
    fakat diger butun insanlar gibi sadece Allah’in kulu ve hizmetkari olan bir insan ve onurlu elci seklinde
    (Kuran, 5/17 & 4/171) gonderilmis oldugunu,
    ve yuce Allah’in misli (= benzeri) hicbir yaratigin kesinlikle ve ebediyyen olamayacagini (42/11) temelde kabul edecek olan bazi salih hristiyan kimseler–

    acaba halihazirda hristiyan dunyasi icinde ortaya cikip cikamadiklarini merak edebilecek arkadaslar icin asagidaki
    –diger bazi arkadaslarin hazirlamis oldugu– bazi yazi, belge ve alintilari burada aynen sunmak istiyorum:

    ***************
    birinci onemli not: bu yazi ve belgeler daha once de bu sitede ve “tartisma: yaratilis ve darwin” bolumunde serbestce yayinlanmis idi yanilmiyorsam,
    fakat bildigimiz “buyuk aksaklik ve teknik bazi sebeblerden dolayi” sayin admin bu sitede yer alan butun bu enteresan bolum ve yorumlari –belki de gorunmez bazi “hayalet ellerin” de bir miktar etkisiyle– toptan “kaybetmek” durumunda birakildi, yanilmiyorsam.
    bizim icin farketmez, yuce Allah, eger dilerse, butun bu yazi ve belgelerin, ve daha nice benzerlerinin, ve daha detayli olanlarinin, tekrar bu sitede ve ozellikle

    hz. Isa & Evrim kurami & Evren, bilim ve inanc & 19 mucizesi vs. gibi

    en onemli bolumlerde, belirli bir miktar zaman icerisinde, tekrar gundeme getirilmesini ve hakkin –eskisinden daha da iyi ve acik bir sekilde– ortaya cikarilmasini nasib edecektir, insallah.
    bu vesileyle, butun bu tarz bilgi ve yorumlari burada gorup, bunlara binaen, yuce Allaha ve Onun serefli Resulleri hz. Muhammede (a.s.) ve hz. Isaya (a.s.) manevi anlamda yardim etmek ve destek olmak isteyebilecek olan butun arkadaslarin butun bu yazi ve belgeleri, eger mumkunse, oncelikle kendi bilgisayarlarina da
    kopyalayip-kaydetmelerini, ve sonra da –eger bu site tekrar “teknik” bazi sebeblerden oturu ulasilamaz hale gelirse– mumkun olan en cok sayida, diger butun inanan insanlara da iletmeye calismalarini gonulden tavsiye ederim. (Araf 157 & Saf 14)
    ***************

    bence Kuran’a gore ahirzamanda bu olaylar aslinda soyle gerceklesecek olmalidirlar=

    1) oncelikle, bugunku Incil’de hz. Isa (a.s.) kendisi vefat ettirilip Allahin katina alindiktan sonra
    bir daha –Kiyamet Gunune kadar– yeryuzunde FIZIKSEL OLARAK asla hicbir kimse tarafindan kesinlikle
    GORULMEYECEGINI bildirmis, ve bu gercegin aynen bu sekilde “Tesellici” (= hz. Muhammed a.s.) tarafindan da dunyaya ilan edilecegine isaret etmis olmalidir. (Yuhanna 16/7-10)

    bu sebeble, hz. Isanin (a.s.) vefat ettirilip Allahin katina yukseltildikten sonra, bir daha yeryuzunde
    –Kiyamet Gunune kadar– FIZIKSEL OLARAK kesinlikle GORULMEYECEGINI ve hickimse ile IRTIBAT KURMAYACAGINI
    bize, Kuran vasitasi ile, acikca isaret etmis olan hz. Muhammed (a.s.) (3/55 & 5/117)
    bu ilahi gercegi gorup kavrayan bazi salih hristiyanlar tarafindan,

    hz. Isanin (a.s.) Incil’de haber verdigi bu gercek “Tesellici” bir Peygamber

    olarak kabul edilip, saygi duyulacak ve iman edilecek olmalidir oncelikle. (Incil, Yuhanna 16/7-10) & (Kuran 3/55 & 5/117)

    2) yine bugun Evrim kurami sayesinde, yuce Allahin yeryuzunde yasayan butun turleri, muazzam bir evrim mekanizmasi icinde, baslangicta sudan baslatarak,
    ve daha sonra en basitten en karmasiga dogru, evrimsel bir cizgide, yaratmis olabilecegini isaret eden bircok ayetler, (29/20 & 21/30 & 71/13-14 & 76/1…)

    ve yine yuce Allahin, diledigi zaman, hem butun bu herbir canli turunu kendi iclerinde,
    ya da turden ture indirmek,
    ya da daha gelismis bir hale cikarmak baglaminda,
    evrime maruz birakabilecegini isaret eden bircok ayetler, (7/69 & 14/19 & 2/65-66 & 7/69 & 6/133…)

    bu evrim dusuncesini tamamen reddeden,
    cunki butun insan turunun bir anda hokus-pokus ile, ve hicbir zaman asla degisemez ve evrim geciremez bir sekilde, mukemmel ve sabit olarak,
    en bastan beri (hasa) “Tanrinin Suretinde” yaratildiklarini,
    ve yine buna binaen, hz. Isanin (a.s.) –daha da mutlak bir sekilde– (hasa) aynen ve tipatip “Tanrinin Tecellisi” olan mukemmel bir insan formunda yeryuzune gonderildigini iddia eden (Tekvin 1/27 & Yuhanna 1/1-4, 14)
    ve boylelikle acik bir kufre ve “inkari uluhiyyete” dusen (5/17)
    bu bir takim fanatik “anti-evrimci” hristiyanlara buyuk bir ilahi tokat olacak olmalidir.

    ve yine daha sonra, bu gercegi kavrayan bazi salih hristiyanlar, bununla birlikte

    evrimi ve degisimi hicbir zaman icin ve asla dusunulemeyecek olan

    TEK MUKEMMEL & EBEDIYYEN SABIT VE DEGISMEZ, MUAZZAM VARLIK YUCE ALLAHA

    –esi benzeri olmayan–
    –her an evrime maruz birakilabilecek olan hicbir canli turunde tecelli etmis olmasi da, bu acidan asla makul ve olumlu karsilanamayacak olan–

    donecek olmalidirlar.

    ve bu salih hristiyanlar boylelikle hz. Isanin (a.s.) manevi sahsiyetine ve gercek yoluna hakkiyla uyarak,
    bu kufre sapan “anti-evrimci” Papazperest ve Isaperest (9/31 & 5/17) hak yoldan sapmis kisilere karsi,
    Kiyamet gunune kadar, Yuce Allah tarafindan ustun kilinacak olmalidirlar. (3/55)

    (bu yazinin sahibi: (ahirzaman-gokhan)

    ——————–

    asagida “ChristianAnswers.Net” sitesinden bir alinti aktarmak istiyorum.

    muhtemelen Evanjelik Hristiyan olan bu sitede Evrim dusuncesine ilimli yaklasan diger bazi Hristiyanlar dahi siddetle dislaniyorlar ve reddediliyorlar.

    Ve bakin buna gerekce olarak gosterdikleri en onemli 10 sebebten birini nasil aciklamislar:

    Tanrinin kendi oglu Isa Mesihte Tecellisi Incilin ana ogretilerinden biridir.
    Incil der ki: Kelime ete burunduruldu ve (Tanrinin Tecellisi olarak) bizim aramizda yerlesti.
    Mesih Isa (Tanrinin Tecellisi olan) mukemmel bir insan seklinde yaratildi.

    Halbuki Evrim dusuncesi bu bizim Kurtulus doktrinimizin temelini sarsmaktadir.
    Evrim dusuncesini destekleyen (hristiyan) Hoimar Von Ditfurth Isanin bedenlestirilmis Tanri olmasi inanciyla Evrim dusuncesinin uyusmazligini soyle dile getirmektedir:

    Evrim dusuncesi kacinilmaz olarak bizi bu Hristiyan doktrinini ciddi olarak sorgulamaya goturecektir.
    Bu suphesiz ki en temel Hristiyan inanci olan “Tanrinin Isa’da Tecellisi” fikri icin de gecerlidir.

    evet, sanirim fanatik “anti-evrimciligin” neden Evanjelik Hristiyan ideolojisi oldugunu,
    ve bundan yaklasik 100 yil once ABD’de basladigini en iyi bir sekilde anlatiyor olmalidir yukaridaki alinti.

    not: yukaridaki yazida adi gecen “Hoimar Von Ditfurth” evrim dusuncesini “temelde” bircok yonleriyle kabul eden
    ve bunu buyuk bir “ilahi mucize” olarak degerlendiren inancli hristiyan Alman bir bilim adami olmalidir.
    yukaridaki fikirlerinden oturu fanatik “anti-evrimci” Evangelist Hrstiyanlar tarafindan aforoz edilmis,
    ve ateist ve komunistlerle isbirligi icinde olan bir hain olarak takdim edilmeye calisilmistir cogu zaman.
    Allah gunahlarini affetsin.
    Mekani cennet ve hz. Isa’nin (a.s.) yani olsun. (Ali Imran 55)

    bu yazinin sahibi: (kartal)

    ********************
    ikinci onemli not: butun ideolojilerini cok kati bir “evrim kurami dusmanligi” (elbette bu kurami oncelikle sadece dunya capinda bir “ateist komplo urunu” olarak lanse edip, butun hristiyan inanan insanlari bu yolla oncelikle bundan ve “Isanin ilahligini” –yukaridaki alintida acikca gorulup anlasilmis olabilecegi uzere– sorgulamaktan alikoyabilme gizli gayesiyle, kurmus olan

    http://www.apologeticspress.org/

    http://christiananswers.net/

    bu Amerikan Evanjelik hristiyan ideolojisi ve komplosu –su an neredeyse butun dunyayi ve ortadoguyu ve Islam dunyasini tamamen maddi & manevi kiskacina ve ideolojik somurusu altina almis durumda olabilirler–
    elbette, Allahin izniyle, cok yakinda tamamen su yuzune cikarilacak ve desifre edilecek ve sonra da –dinsel & bilimsel & fikirsel– alanda tamamen yenilgiye ugratilacaktir, insallah.
    bu bolum ana olarak Evrim kuraminin irdelendigi bir bolum olmadigi icin, bunu simdilik burada kesmek istiyorum. fakat bu konuyla yakindan ilgilenen arkadaslarin, eger sayin Admin tekrar bu bolumu, insallah, yakinda acabilirse, orayi zaman icerisinde ve –eger mumkunse– periyodik olarak tekrar tekrar ziyaret etmelerini
    ve bu konuda daha fazla ve detayli yazi, belge ve alintilari incelemelerini gonulden tavsiye ederim.
    ********************

    butun dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    saygilarimla.

  5. 48- ve (bunun ardindan = hz. Isanin (a.s.) Meryeme lutfedilmesi ve dunyaya gelmesi 3/47) (Allah) ona (hz. Isa’ya) Kitabi ve hikmeti ve Tevrati ve Incili ogretecek,
    49- ve (bunun ardindan) Israilogullarina bir resul olarak (su sozlerle gonderecek=)… (Ali Imran 47-49)

    ***************

    yukaridaki ayetlerde gecen Kitab ifadesi genel olarak

    a) hz. Musaya (a.s.) verilen Tevrati, (= Musanin ilk bes kitabi olarak bilinen kaynak)

    b) ve onun ardindan gonderilmis olan butun Isarilogullari nebilerine
    –bu nebilerin herbirinin kendilerinden once indirilmis olan bu Tevrat (= Musanin ilk bes kitabi) ile Israilogullari icinde hukmettiklerine ayrica isaret edilmis olmalidir, 5/44)–
    verilen Kitablari, (= Isaya, Yeremya, Hezekiel…. vs. gibi) (bkz. 3/84 & 4/164)

    c) hz. Isaya (a.s.) verilen Incili,

    hepsini kapsayan “ozel bir terim” olarak kullanildiktan sonra,
    –Kitab ifadesinin genel olarak butun bu kitablarin hepsini kapsayan “ozel bir terim” olarak kullanilabildigini ayrica 3/84 & 119 ayetlerinden de acikca anlayabiliyor olmaliyiz–
    bunlarin icinde en onemli ve ozel bir yeri olan Tevrat (= Musanin ilk bes kitabi) ve Incil (= Isanin kitabi)
    bunun akabinde tekrar ayrica ve ozellikle vurgulanmis olmalidirlar, Allahualem.

    nitekim en yukarida yazilan ayetin (48. ayet) hemen akabindeki ayeti (49. ayet) okudugumuzda, hz. Isanin (a.s.) kendisine bu Kitab ve hikmet ve Tevrat ve Incil bilgisi verildikten hemen sonra,
    derhal Israilogullarina bir resul olarak gonderilerek
    onlara bunlari ve diger mucizeleri teblig etmis ve gostermis olmakla emrolundugunu da idrak edebiliyor
    olmaliyiz. (3/48-49)

    —————-
    nitekim bugun elimizde olan Incile baktigimizda dahi, burada hz. Isanin (a.s.) Israilogullarina teblig yaparken oncelikle butun bu kitablardan (= Musanin bes kitabi, Isaya, Yeremya, Hezekiel, Daniel… vs. gibi) ve bunlarla birlikte kendisine verilen Incilden alintilar yaparak bu teblig faaliyetini yurutmus oldugunu da acikca musahede ediyor olabilmeliyiz.
    —————-

    ve yine yukaridaki ayette oncelikle belirtilen bu genel “Kitab” ve “hikmet” bilgisinin
    hz. Isa (a.s.) tarafindan yukaridaki ayette bahsedilen Israilogullarina bizzat ve acikca gecmiste teblig edilmis
    oldugunu da –yukaridaki ayetlerde kendisine ozellikle emredilmis olabilecegi gibi 3/48-49– tekrar Kuranin baska
    ayetlerinde de acikca idrak edebiliyor olmaliyiz. (“Kitab” terimi icin, bkz. Meryem 30 & “Hikmet” terimi icin, bkz. Zuhruf 63)

    ——————–
    ve yine yukaridaki ile “cok benzer bir mantiga” sahip baska bir anlatimi & uyariyi ise, su ayetlerde musahede ediyor olabilmeliyiz:

    98- herkim Allaha ve Meleklerine ve Resullerine ve Cebraile ve Mikaile dusman ise, suphesiz ki Allah da bu inkarcilar aleyhine bir dusmandir. (Bakara 98)

    burada da, dikkat edilecek olursa, ayetin oncesinde belirtilmis olan Melekler ifadesi genel olarak

    a) Cebraili,

    b) Mikaili,

    d) Israfili,

    e) Adlarini tam olarak bilemeyecegimiz diger butun Melekleri,

    hepsini kapsayan “ozel bir terim” olarak kullanildiktan sonra,
    bunlarin icinde en onemli ve ozel bir yeri olan Cebrail (a.s.) ve Mikail (a.s.) bunun hemen akabinde tekrar
    ayrica ve ozellikle vurgulanmis olmalidirlar.
    ——————–

    dolayisiyla, butun bu bilgilerin ardindan belki de diyebiliriz ki, yukarida anilan

    48- (Allah) ona (hz. Isa’ya) Kitabi ve hikmeti ve Tevrati ve Incili ogretecek,

    ayetini baglamindan (= onundeki ve arkasindaki ayetlerden, ve Kuranin bu konu ile ilgili diger tum ayetlerinden) tamamen cekip kopararak, bunu temelde

    “hz. Isa yeryuzune tekrar gelecek ve bu gelisinde Allah ona Kitabi ve hikmeti (= Kuran) ve Tevrati ve Incili ogretecek”

    seklinde yorumlamak epeyce tutarsiz ve tehlikeli (“Allah adina yalan uydurandan daha zalim kim olabilir” ayeti geregi, 6/93)
    ve cokca batil (hz. Isanin (a.s.) bundan sonra ancak Kiyamet Gununde kalkarak, “kendisinin Allah tarafindan bu dunyada vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten sonra 3/55,
    bir daha –bu Kiyamet Gunune kadar– insanlarla hicbir fiziksel irtibat kurmadigina, fakat sadece Allahi butun bu insanlarin uzerine –bu Kiyamet Gunune kadar– tek Gozetleyici ve Sahid olarak biraktigina bizzat kendisinin sahidlik yapacagi” ayetleri geregi, 3/55 & 5/117) ve yanlis bir yaklasim olmalidir, Allahualem.

    butun dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  6. 158- hayir, Allah onu (hz. Isa’yi) –once vefat ettirdi 3/55 ve sonra– Kendisine yukseltti. ve Allah yuce ve hikmetlidir.
    159- o halde, Kitab ehlinden (= yahudi & hristiyanlar) hicbir kimse yoktur ki, (kendi) olumunden once
    ona (hz. Isa’ya) kesinlikle iman etmekle yukumlu tutulacak olmasin. ve Kiyamet Gununde o (hz. Isa) onlarin uzerine bir sahid olacaktir. (Nisa 158-159)

    ***************

    yukaridaki ayetlerde bizlere bildirilen bu bazi en onemli “net yukumlulukleri”
    –biraz daha acarak– su sekilde, maddeler halinde, vermek istiyorum:

    1) bugun yeryuzunde yasayan butun yahudi ve hristiyanlar’dan herbir birey, kendisine henuz olum gelmeden once,

    —cunki yine Kuranin baska ayetlerinde ve hatta yine bu ayni Surede ve onceki ayetlerde “kendisine olum geldigi zaman ve olumu aninda yapilacak bir tovbe ve imanin” (hicbir dini husus ve mevzuda) asla gecerli olamayacagi da ayrica ve ozellikle vurgulanmis olmalidir. Yunus 90-91 & Nisa 18)—

    hz. Isaya (a.s.) su sartlar icinde tam olarak iman etmekle yukumlu tutulmus olmalidir, Allahualem:

    a) hz. Isa (a.s.) ne kendisi ve ne de annesi adina bir “ilahlik” iddiasinda kesinlikle bulunmamistir.
    fakat sadece yuce Allahin hem kendisinin ve hem de butun insanlarin tek Rabbi ve Ilahi oldugunu
    ve bu nedenle sadece Ona kulluk edilmesi gerektigini acikca onlara ilan etmis ve emretmis olmalidir.
    (Maide 116-117)

    b) hz. Isa (a.s.) kendisi burada yuce Allah tarafindan vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten sonra (3/55)
    bir daha asla yeryuzundeki hicbir insan ile fiziksel olarak hicbir irtibata gecmemis ve hicbir kimseye
    gorunmemis olmalidir,
    fakat sadece yuce Allahi butun bu insanlarin uzerine tek Gozetleyici ve Sahid olarak –bu Kiyamet Gunune kadar–
    birakmis olmalidir. (Maide 117)

    bu sartlari yerine getirmeden, hz. Isaya (a.s.) iman ettiklerini beyan eden kimseler; ornegin:

    1) hz. Isanin (a.s.) yuce Allahin –hasa– tam bir tecellisi ve oglu olan “tanrisal bir insan ve elci” konumunda oldugunu iddia eden bazi fanatik hristiyan grublar,

    2) hz. Isanin (a.s.) yuce Allah tarafindan vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten sonra, (3/55)
    “uc gun” icinde tekrar yeryuzune hemen geri donup bazi havarileri ile fiziksel olarak irtibata gectigini
    (Incil, Luka 24/36-49),
    ve Kiyamet Gunune yakin bir zamanda tekrar “tanrisal bir kimlik ve onur ile” yeryuzune geri donup
    burada tekrar fiziksel olarak butun insanlara gorunecegini (Incil, Vahiy 22/12-13) iddia eden bazi fanatik hristiyan grublar,

    bu imanlari asla gecerli bir iman olarak kabul edilmeyecek olmalidir. ve en yukaridaki ayetin (159. ayet) sonunda
    ozellikle vurgulandigi gibi, hz. Isa (a.s.) Kiyamet Gununde bu tip insanlarin uzerine –yine Kuranin baska bir ayetinde acikca beyan edildigi gibi 5/117– buyuk bir “sahid” olarak kalkacak ve onlari tamamen bu hususlarda yalanci cikaracak olmalidir. (Nisa 159 & Maide 117)

    ——————–

    burada bu konuyla iliskili olarak deginmek istedigim ikinci bir husus su olmalidir:

    Kurana gore butun insanlar

    1) hem “uykulari” aninda,
    2) hem “olumleri” aninda,

    yuce Allah tarafindan “vefat ettiriliyor” olmalidirlar. (Zumer 42)

    dolayisiyla, eger bir insan burada, yukarida bahsedildigi uzere, “vefat ettirilip”
    bundan sonra bu dunya hayatinda tekrar hicbir insan ile artik fiziksel olarak hicbir irtibata gecemiyorsa,
    fakat bunun ardindan ancak Kiyamet Gununde kaldirilacaksa, (Muminun 99-101)

    biz derhal bu kisinin –uykusu aninda degil 39/42– fakat kesinlikle “olumu” aninda
    “vefat ettirildigi” sonucuna acikca varabiliyor olmaliyiz. (Zumer 42 & Muminun 99-101)

    bu sebeble, hz. Isanin (a.s.) bu dunya hayatinda yuce Allah tarafindan “vefat ettirildikten” sonra (3/55)
    bir daha burada hicbir insan ile artik fiziksel olarak hicbir irtibata gecmedigi & gecmeyecegi, fakat bundan sonra ancak Kiyamet Gununde kalkarak bu buyuk gercege (= butun insanlarin uzerine –bu Kiyamet Gunune kadar– sadece yuce Allahi bir “Gozetleyici” ve “Sahid” olarak biraktigi hususu) bizzat kendisinin sahidlik ettigi & edecegi acikca isaret edildigine gore, (Ali Imran 55 & Maide 117)

    biz yine derhal burada da, hz. Isanin (a.s.) –uykusu aninda degil 39/42– fakat kesinlikle “olumu” aninda
    bu sekilde “vefat ettirildigi” sonucuna da acikca varabiliyor olmaliyiz. (Ali Imran 55 & Maide 117) (ayrica bkz. Meryem 15 & 33)

    dolayisiyla, butun bu bilgilerin ardindan, belki de diyebiliriz ki, yukarida anilan

    159- o halde, Kitab ehlinden (= yahudi & hristiyanlar) hicbir kimse yoktur ki, (kendi) olumunden once
    ona (hz. Isa’ya) kesinlikle iman etmekle yukumlu tutulacak olmasin. ve Kiyamet Gununde o (hz. Isa) onlarin uzerine bir sahid olacaktir. (Nisa 159)

    ayetini baglamindan (= onundeki ve arkasindaki ayetlerden, ve Kuranin bu konu ile ilgili diger tum ayetlerinden)
    tamamen cekip kopararak, bunu temelde

    “hz. Isa henuz olmemistir; bu sebeble, o (hz. Isa) tekrar yakinda dunyaya diri olarak geri dondukten sonra
    butun Kitab ehli ona (hz. Isa’ya), kendisi burada bir sure yasayip sonra olmeden once, mutlaka iman etmekle mukellef tutulacaktir.”

    seklinde yorumlamak yine epeyce tutarsiz ve tehlikeli (6/93 ayetinin uyarisina binaen) ve cokca batil ve yanlis (3/55 & 5/117 ayetlerinin acik isaretine binaen) bir yaklasim olmalidir, Allahualem.

    butun dogrularim Allah’tan, butun yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  7. 45- o zaman, Melekler dediler: ey Meryem, Allah seni Kendisinden bir kelime (= hz. Isa) ile mujdelemektedir.
    onun ismi: Meryem oglu Isa Mesih (olarak anilacaktir), dunya ve ahirette serefli olacaktir,
    ve (Allaha) en yakin kilinanlardandir.
    46- ve o (hz. Isa) besikte ve yetiskin (= kehlen) iken insanlarla konusacaktir,
    ve salihlerdendir. (Ali Imran 45-46)

    ***************

    oncelikle, yukaridaki ayette bildirilen

    hz. Isanin (a.s.) “besikte ve yetiskin iken insanlarla konusmasi” hadisesinin en temel hikmetlerinden bazilari sunlar olabilir, Allahualem:

    1) nisbeten cok genc bir yasta bu dunyadan ayrildigi bilinen boyle serefli bir Peygamberin kendi mesajini insanlara
    daha dogar dogmaz derhal teblig edip anlatmaya baslamasi (19/29-33) ve bunu vefatina kadar (3/55) yetiskin iken de araliksiz aynen devam ettirmesi “cok uygun ve adil ilahi bir muamele ve takdir” olarak murad edilmis olabilir.

    2) o gune kadar hicbir sekilde duyulmamis & gorulmemis birsey olan “babasiz dunyaya gelme” hadisesi karsidaki inkarcilar tarafindan cok negatif bir tarzda algilanacagi icin (19/27-28) yuce Allah ayni zamanda
    hz. Isanin (a.s.)daha besikte iken de konusarak,
    bu sekilde salih ve temiz bir kadin olan annesi Meryemi de bu inkarcilar karsisinda savunup koruyabilmesini
    (19/29-33) murad etmis olabilir.

    ——————–

    ve bu ayette bize isaret edilmis olabilecek bu ve benzeri bazi hikmetlerin disinda, burada irdelemek istedigim
    ikinci onemli bir husus da sudur:

    hz. Isanin (a.s.) bu sekilde “besikte ve yetiskin iken insanlarla konusmasi” hadisesi Kitabta hicbir zaman tek basina ve toptan bir “ayet” (= mucize) seklinde kesinlikle tanimlanmamistir, Allahualem.

    fakat bunun disinda olan ve hz. Isanin (a.s.) insanlara gostermis oldugu bildirilen butun

    a) camurdan kus yapip icine uflediginde bunun derhal, Allahin izniyle, bir kus olmasi,
    b) korlere ve cuzzamlilara sifa vermesi,
    c) oluleri, Allahin izniyle, diriltmesi,
    d) insanlarin yediklerini ve evlerinde depoladiklarini kendilerine haber vermesi,

    gibi hadiselerin hepsi ise tek baslarina ve toptan bir “ayet” (= mucize) seklinde tanimlanmis olmalidirlar. (Ali Imran 49)

    cunki, Allahualem, yukaridaki ilk ayette anilan “besikte ve yetiskin iken insanlarla konusma” hadisesinin sadece birinci kismi (= besikte iken insanlarla konusma) bir “ayet” (= mucize) hukmunde olmakla birlikte,
    ikinci kismi (= yetiskin iken insanlarla konusma) bir “ayet” (= mucize) degil, fakat sadece normal
    bir “olayi” (= hz. Isanin (a.s.) bu doneminde gerceklestirdigi gunluk teblig faaliyeti) bildiren bir
    anlati & bildiri hukmunde olmalidir.

    ve iste bu sebeble, belki de yuce Allah hz. Isanin (a.s.) “besikte ve yetiskin iken insanlarla konusma” hadisesini hicbir zaman tek basina ve toptan bir “ayet” (= mucize) seklinde –Kendi Kitabinda– kesinlikle tanimlamamis olmalidir. (Ali Imran 46, 49)

    ——————–

    dolayisiyla, bu bilgilerin ardindan, belki de yine diyebiliriz ki, yukarida anilan

    46- ve o (hz. Isa) besikte ve yetiskin (= kehlen) iken insanlarla konusacaktir,
    ve salihlerdendir. (Ali Imran 46)

    ayetini baglamindan (= onundeki ve arkasindaki ayetlerden, ve Kuranin bu konuyu aciklayan diger bazi ayetlerinden) tamamen cekip kopararak, bunu temelde

    “hz. Isa daha “besikte iken” insanlarla konusmustur, ve icinde bulundugumuz ahir-zamanda (= son-zaman)
    tekrar dunyaya fiziksel olarak geri gelip “yetiskin iken” de insanlarla konusacak
    ve boylece Kuran’da anilan ve vaadedilen bu “ayeti” (= mucizeyi)? bu sekilde gercek kilmis olacaktir.”

    seklinde yorumlamak yine epeyce tutarsiz ve tehlikeli (6/93 ayetinin uyarisina binaen) ve cokca batil ve yanlis (3/55 & 5/117 ayetlerinin acik isaretine binaen) bir yaklasim olmalidir, Allahualem.

    butun dogrularim Allah’tan, butun yanlislarim nefsimdendir.

    selamlarimla.

  8. 93- (ey Muhammed) de ki: ovgu Allah icindir. O size “ayetlerini” ileride gosterecek ve siz de onlari
    kavrayip-taniyacaksiniz. cunki Rabbin sizin yaptiginiz-yapacaginiz seylerden habersiz degildir. (Neml 93)

    ——————–

    hz. Muhammedin (a.s.) buradaki –Kuranin rivayet ettigi– bu hadisinden anliyoruz ki, –gonderdigi butun Resullerinin gecmis ve geleceklerinde olan herseyi ilmiyle onceden bilen yuce Allah (22/75-76)–
    hz. Muhammedin (a.s.) sonrasinda –Kiyamete kadar– kendi ummeti veya diger ummetler icinde zuhur edebilecek olan her turlu davranislari ve amelleri de bize yine “ayetleri” vasitasiyla, zamani gelince, acikca ortaya koyup gozlerimizin onune serebilmeye kadir olacaktir.

    o halde, simdi bu gaybi & mucizevi “ayetlerden” bazilarini kisaca bir miktar gormeye calisalim:

    ********************
    23- Allah en guzel “hadisi” (= dini mesaj) iki yolu gosteren bir Kitab olarak (sana ey Muhammed)
    indirdi… (Zumer 23)

    6- iste bunlar Allahin ayetleridir, bunlari sana (ey Muhammed) bir Hak olarak okuyoruz,
    oyleyse onlar Allah’tan ve Onun bu ayetlerinden baska hangi “hadise” (= dini mesaj) iman ediyorlar?
    7- yaziklar olsun butun bu iftiraci gunahkarlara. (Casiye 6-7)

    221- ey Muhammed de ki: ben size seytanlarin kimlerin uzerine ineceklerini haber vereyim mi?
    222- onlar butun iftiraci gunahkarlarin uzerine ineceklerdir. (Suara 221-222)
    ********************

    bu ayetlere gore, hz. Muhammedin (a.s.) vefatindan cok sonra ortaya cikan ve hz. Muhammedin (a.s.) uzerine
    bu Kuranin bir misli kadar da ekstra “hadis” (= dini mesaj) indirilmis oldugunu iddia eden bazi kimseler
    Allah katinda “iftiraci gunahkarlar” kategorisinde anilan sahislar olmalidirlar.
    ve hz. Muhammed (a.s.) bu iftiraci gunahkarlarin ancak seytanlarin etkisinde hareket eden kimseler olacaklarini bize onceden haber verip uyarmis olmalidir. (45/6-7 & 26/221-222) ve bu tip kimselere inanip tabi olan ve bunun sonrasinda bu tip Kuran ayetleri ile yapilan tum uyarilara karsi tamamen sagir ve kucumseyici tavirlar sergileyerek bu tarz ayetlerden tamamen yuz cevirecekleri isaret edilen bazi kimselerin ise ahirette cok siddetli ve kucuk dusurucu azablara maruz birakilabilecekleri ayrica ve onemle vurgulanmis olmalidir. (45/6-10)

    ********************
    50- (ey Muhammed) de ki: …ve ben “gaybi” bilmiyorum… ben sadece bana vahyolunani (= Kuran; 42/7) takip
    ediyorum… (Enam 50)

    41- yoksa “gayb” onlarin yaninda midir, ve onlar boyle yaziyorlar? (Tur 41)

    ———-

    30- (Allah) bir kismini dogruya erdirdi ve bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu. cunki onlar kendilerine Allahin disinda seytanlari rehberler edindiler, fakat kendilerinin mutlak olarak hidayete erdirilmis-mehdiler
    (= muhtedune) olduklarini saniyorlar. (Araf 30)
    ********************

    bu ayetlere gore, hz. Muhammed (a.s.) bize
    kendisine –ona Kuran’da vahyedilen gayb haberleri disinda 12/102– Allah tarafindan gayba dair baska herhangi bir haber verilmedigini acikca bildirmis olmalidir, ve kendisinin sadece ona vahyedilen bu Kurani takip ettigini onemle vurgulamis olmalidir. (6/50 & 42/7) fakat bununla birlikte, az onceki ayetlerde degindigimiz sahte hadis uydurucularinin (39/23 & 45/6-7) hz. Muhammed (a.s.) adina bircok gaybi duzmece haberler uydurabileceklerine de yine yukaridaki ayetlerde kuvvetle isaret edilmis olmalidir. (52/41) ve yine daha once degindigimiz gibi, seytanlarin etkisiyle ve vahyiyle (6/112) ortaya konulmus olabilecegi bildirilen bu tip uydurma hadisleri (45/6-7 & 26/221-222) takib edenler kendilerini maalesef Allah tarafindan mutlak olarak hidayete erdirilmis ve insanlari hidayete erdiren mehdiler olarak gorebilecek olmalidirlar. (45/6-7 & 26/221-222) & (7/30)

    ********************
    98- ve Kuran okudugun zaman kovulmus seytandan Allaha sigin.
    99- onun hakkiyla iman edenler ve Rablerine guvenenler uzerinde hicbir “saptirici-kudreti” (= sultanun) yoktur.
    100- onun “saptirici-kudreti” (= sultanuhu) ancak kendisini rehber edinenler ve onunla ortak kosanlar
    uzerinedir. (Nahl 98-100)
    ********************

    bu ayetlere gore, ilk sarti yerine getirmeden Kuran okumak seytanin “saptirici-kudretinden” her zaman emin kilmayabilir bizleri. cunki, Allahualem, seytanlar da –cin ve insan seytanlari 6/112– Kurani kendi yanlis emelleri ugruna carpitip kullanabilirler her zaman.
    fakat biz yuce Allahin Kuran ile bizi gercekten dogruya iletmesini ve seytanin “saptirici-kudretinden” emin kilmasini istiyorsak, oncelikle –yukaridaki ayetlerde onemle vurgulandigi gibi– ilk sarti yerine getirerek
    burada kovulmus seytandan, gercek manada, Allaha siginmali ve sonra Kuran okumaliyiz. (16/98)
    bunu yapabilmenin en iyi yolu da: daha yukaridaki ayetlerde onemle isaret edildigi gibi, hz. Muhammed (a.s.) uzerine indirilmis tek ve yegane en guzel “hadisin” (= dini mesaj) sadece Kuran oldugunu idrak ve tasdik edebilmek ve bunun disinda Allah ve Resul adina –onun vefatindan cok sonra– uydurulmus olan sahte hadislere itibar etmemek olmalidir. (39/23 & 45/6-7) fakat bu uyariya kulak asmayanlar ise, ancak kendilerine farkinda olmadan bu seytanlari rehberler edinmis (45/6-7 & 26/221-222) ve belki de boylelikle “Kuran” ile saptirilma bedbahtligina mustehak kilinmis kisilerden olabilirler ancak. (16/98-100)

    ********************
    39- inkar edenlere gelince, onlarin amelleri coldeki seraba benzer; susayan kisiler onu su zannederler,
    fakat onun yanina ulastiklarinda onu hicbir sey olarak bulamazlar;
    fakat onun yaninda Allahi bulurlar, ve O da onlara hakettikleri hesablarini verir; ve Allah en hizli hesab gorendir. (Nur 39)

    53- fakat onlar islerini kendi aralarinda batil kaynaklara uyarak ayirdilar, ve herbir grub kendi yanindaki (batil kaynaklar) ile ferahlamaktadirlar.
    54- o halde, sen onlari bu gafletleri icinde bir sureye kadar terket.
    55- simdi biz onlari mallarla ve adamlarla destekledigimiz icin,
    56- bu sekilde onlarin iyilikleri-hayirlari icin yaristigimizi mi saniyorlar yoksa? hayir (su an bunun gercek sebebinin) suuruna varamiyorlar. (Muminun 53-56)

    11- o halde, tek olarak yarattigim o adami bana birak.
    12- ve ben onun icin genis bir mal-servet verdim.
    13- ve sahid olunan (emri altindaki) adamlar.
    14- ve ben ona (herseyi) bollastirdikca bollastirdim.
    15- sonra o kendisine bunu daha da arttiracagimi saniyor-umuyor!
    16- hayir, o bizim ayetlerimize karsi bir inatci kesildi.
    17- o halde, ben simdi onu cetin bir azaba surecegim. (Muddessir 11-17)
    ********************

    bu ayetlere gore, belki de yuce Allahin hz. Muhammed (a.s.) uzerine Kuran disinda hicbir hadis ve gaybi haber indirmedigini acikca belirten ayetleri (39/23 & 45/6-7) (6/50 & 42/7) dinlemeyerek ve reddederek
    bunlari bu sekilde belki de tamamen inkar etmis konumunda olabilecek bazi kimseler
    ———-
    cunki Kuran’da bu Kitabin bir kisim ayetlerinin talimatini kabul edip, bir kisim ayetlerinin talimatindan yuz cevirenler de direkt olarak –Allahin bu Kitabini ve ayetlerini– kismen “inkar ettiler” (= tekfurune) seklinde tanimlanabilmektedirler, ve daha sonra bunlar da yine en siddetli bir azabla tehdit edilmis olmalidirlar. (2/85-86)
    ———-
    bu tip bazi Kuran disi batil kaynaklar vasitasiyla coldeki seraba dogru, buyuk bir umit icinde,
    (= seytanin farkinda olmadan kendisini rehber edinmis bu tip kimseler uzerinde saptirici-kudreti (= surukleyici alametleri & vaadleri vs.) olabilecegini unutmamaliyiz burada 7/30 & 16/100 & 4/120)
    ve belki de yuce Allahin kendilerini buyuk bir destekle desekledigini, ve hatta ileride bu destegini daha da arttiracagini umarak (74/15) hareket edebilecek olmalidirlar. (24/39 & 23/53-56 & 74/11-15)
    fakat bunlarin sonunun buyuk bir hayal kirikligi ve sok ve ebedi azab ve husran olacagi da yine yukaridaki ayetlerde –ve Kuranin bunun disindaki bircok bolumlerinde– acikca isaret edilmis olmalidir. (24/39 & 23/53-56 & 74/11-17)

    ********************
    31- ve onlar (ebedi mukafat ile)-sevindiricilerini ve (ebedi azab ile)-korkutucularini (= dini liderler) kendilerine “Rabler” edindiler… (Tevbe 31)

    23- simdi sen kendi arzusunu “Ilah” edinen adami gordun mu? ve Allah onu bir ilim uzere saptirdi… (Casiye 23)

    93- Allah adina yalan uydurandan veya kendisine hicbir sey vahyolunmamisken “bana vahyolunuyor” diyenden daha zalim kim olabilir… (Enam 93)
    ********************

    bu ayetlere gore, yuce Allahin ve Resulunun bizlere iletmis oldugu tek ve en guzel “hadis” (= dini mesaj) olan Kuran’dan (39/23 & 4/105) baska hukumler ve kaynaklar arayarak & ureterek & izleyerek (5/50 & 45/6-7)
    boylelikle kendi bos-hevalarini veya dini liderlerini farkinda olmadan Allahin disinda birer
    sahte Rab ve Ilah (= Allah adina batil hukumler ve kaynaklar arayan & ureten & izleyen Otoriteler; 42/10 & 9/31) edinmis olabilecek bazi kimseler, ayni zamanda muhtemelen bu dini liderlerini bir bakima Allahin vayhi ile yonlendirilen mutlak birer “Mehdiler” ve hatta “Mesihler” olarak da, maalesef, gorebilecek olmalidirlar. (7/30)
    fakat butun bu gibi kimseler, Kurana gore, aslinda korkunc bir gaflet ve dalalet ve zalimlik icinde
    olmalidirlar. (42/10 = 4/105 & 5/44, 47 x 9/31) & (6/93 = 6/112-113 = 7/30 x 6/114)

    bu buyuk gafletten ve dalaletten uyanmanin
    ve dogruya ve guzele ve ebedi mutluluga ermenin tek gercek yolu ise, su sekilde bildirilmis olmalidir, Allahualem:

    1) yuce Allahin hz. Muhammed (a.s.) uzerine sadece Kurani en guzel bir “hadis” (= dini mesaj) olarak indirdigi
    ve bunun disinda ona kesinlikle hicbir “hadis” (= dini mesaj) ve “gayb” (= dini gaybi-haber) indirmedigi gercegini
    (39/23 & 45/6-7) (6/50 & 42/7) oncelikle ve acikca idrak edip
    bunun ardindan derhal sadece bu Kurana donebilmek ve bu Kuranin bize rivayet ettigi bu en saglam

    = “kudsi hadisleri” (= Allah dedi ki: seklinde Kuran’da rivayet edilen)
    = “hadisi serifleri” (= ey Muhammed de ki: seklinde Kuran’da rivayet edilen)

    takip ederek en guvenli ve dosdogru bir sekilde ahirette yuce Allahin ve Resulunun yanina ulasabilmek.

    2) hz. Muhammedin (a.s.) sunnetine (= davranis & ahlak) tam bir sekilde uyarak (3/31), aynen onun gibi,
    kendimize sadece bu Kitabi indiren ve bununla Resulunu ve ona tabi olan butun muminleri mutlak-dogruya iletmeye kadir olan yuce Allahi tek Veli (= Rehber) edinebilmek (7/196 & 5/15-16), ve tek Hakem (= Hukum veren Otorite) edinebilmek. (6/114 & 4/105)

    3) yine aynen hz. Muhammed (a.s.) gibi, Kuran ayetlerinin aciklamasini (= beyanehu) ogrenebilmek icin, oncelikle bu Kurani okumaya ve takib etmeye devam etmek, ve bunun akabinde bunlarin en guzel “aciklamasini” (= beyanehu) yine yuce Allah’tan –ayni konu ile ilgili diger ayetlerde– acikca ogrenip idrak edebilmek (75/17-19)
    ve daha sonra, yine aynen hz. Muhammedin (a.s.) yaptigi gibi, ogrendigimiz butun bu ilahi gercekleri ve ayetleri asla “gizlemeden & saklamadan” oldugu gibi, diger butun insanlara da korkusuzca ve durustce “ilan etmek & aciga cikarmak.” (= litubeyyine linnasi… & letubeyyinunnehu linnasi…) (16/44 & 3/187) (5/67)

    4) hz. Muhammedin (a.s.) uzerine indirilen bu yuce Kuranin icinde aciklanan butun ilahi gerceklerin “butun daglari parcalayip-ufalayacak” kadar agir ve onemli bir ilahi mesaj oldugunu (58/21) ve bunlarin onemini vurgulamak icin butun okyanuslar murekkep olsa dahi, bunu yeterince vurgulamaktan
    ———-
    belki de buradaki butun kelimeleri “bold” hale getirip boylelikle bunlarin diger kaynaklara nazaran ustunlugunu, onemini ve agirligini gosterebilmek icin ozellikle taleb edilmesi gereken bir murekkep miktari anlaminda da verilmis olabilir bu misal.
    ———-
    aciz kalacaklari gercegini (18/109) cok iyi idrak edebilmek,
    ve boylelikle burada aciklanan buyuk ilahi gercekleri 400-500 veya 4000-5000 vs… uyduruk hadise feda etmemek.

    5) hz. Muhammedin (a.s.) bize acik bir tarzda ilettigi (= elbelagu elmubiynu) butun Kuran hukumlerine, elimizden geldigince, harfiyyen riayet ederek boylelikle yuce Allaha ve Resulune tam olarak itaat etmek. (5/91-92) (4/105 & 6/114)

    6) kendimize hz. Muhammed (a.s.) disinda bir “Mehdi” veya Meryemoglu hz. Isa (a.s.) disinda bir “Isa” kesinlikle aramamak (13/7) & (3/45) ve bu tip sahte Mehdi ve Isa beklentilerinin tamamen seytani vaadler ve aldatislar olabilecegini asla unutmamak. (39/23 & 45/6-7 = 26/221-222 = 4/120 & 7/30…) & (3/55 & 5/117…)

    selam ve hurmetlerimle.

    neyi dogru soylediysem, Allah’tan,
    neyi yanlis soylediysem, nefsimdendir.

  9. Ayetleri hiç böyle düşünmemiştim.
    Hz. İsa gelecek diyenler insanları kandırıyorlar. Kuran’ı bu yalan yanlış yorumlardan ayrı olarak okumak gerekli. Bu yazıyı yazanlardan Allah razı olsun.

  10. burada bahsi geçen her şey stigmata ( isanın çektiği acılar) ile ilgilidir. bu noktada kişinin ölümü gördüğüne inanılır. kuran bunun bilincinde olarak isa’nın hal ve ruh halini yansıtmıştır. ayrıca bilinmesi gereken ve kuran’da aranması gereken gerçek şudur :acı bir noktadan sonra,kişinin mevcut cinsiyetini tam aksi yönde ilerlemesine neden olur.

  11. Selam ile;
    -Hristiyanların neredeyse tamamı ve Müslümanların da ağırlıklı bir kesimi İsanın yeryüzüne yeniden döneceğini düşünüyor.
    -Müslümanların özellikle Kurana dönüş taraftarı olan daha az bir kısmı ise İsa!nın vefat ettiğini ve yeryüzüne bir daha dönmeyeceğini düşünüyor.
    -Aslolan her iki düşüncenin de eksik ve yanlış olduğudur.

    Çünkü; İsa zaten yeryüzüne döndü.Bu gelecekte gerçekleşecek bir olay değil geçmişte gerçekleşmiş bir durum.
    İsa Allahın KELİMESİ’dir.Vefat etmiş ve aramızdan ayrılmıştır.
    Ancak Allahın KELİMESİ başka bir biçimde yeniden gelmiş ve aramızdadır.
    Kuran ….
    Onun gelecekte bir gün gelmesini beklemek yanılgısından kurtulmak isteyenler Kurana yönelsin.
    Kuran Allahın Kelimesinin aramızdaki son biçimidir.Kıyamete kadar aramızda kalacaktır.

    XXX
    Küçük bir düzeltme yapmak istiyorum. Kuran’a dönüş taraftarı olan ve dinin kaynağı olarak sadece Kuran’ı kabul eden ekollerden hiç birisi İsa’nın tekrar geleceğini söylemez. Çünkü Kuran’da böyle bir iddia yoktur. Bu tümüyle hadis kaynaklı bir iddiadır.
    Admin
    XXX

  12. Admine

    Sevgili dostum
    Yazımı bir kez daha okursan Kurana dönüş taraftarlarının İsanın yeryüzüne tekrar gelmesi fikrini kabul etmediklerini yazmıştım.

  13. sayın admin aşağıdaki yazıya bir baksanıza hrıstyanlar tek tanrıya inandıklarını idda ediyorlar…
    Bazı Müslümanların düşüncesine göre, Hıristiyanlar üç Tanrı’ya inanmakla veya Tanrıya şirk koşmak suretiyle veyahut Tanrı yerine bir şahıs ya da başka şey koymakla putperest ve çoktanrıcı olmaktalar. Kur’an’a göre, bir şeyi ya da kişiyi Tanrı’ya eş koşmak en büyük ve bağışlanmaz bir günahtır.

    Hakikaten, çoğu Müslüman’ın görüşü Hıristiyanların üçlüğe değil de üç tanrıya inandıkları ve üç ayrı tanrıya tapındıkları yönündedir.

    Tanrı, Meryem ve İsa ya da: Tanrı, İsa ve Kutsal Ruh. 1+1+1=3 yapmaz mı? Hıristiyanlar nasıl hesap yapıyorlar da 1+1+1=1 ediyor? Böylelikle Müslümanların gözünde Hıristiyanlar İslam’ın en temel inanışı olan, “Tanrı tektir ve ondan başka Tanrı yoktur” ilkesine ters düşmektedirler.

    Dinsel bir tartışma ortamında, daha başından itibaren bir Hıristiyan, Müslüman arkadaşını Kutsal Kitap’ın da Tanrı’nın birliğine ve tapınılmaya layık tek Tanrı’nın yalnızca O olduğuna tanıklığı konusunda ikna edecektir. İşte Tevrat ve İncil’den bazı örnekler:

    Senin Tanrın olan RAB benim….Önümde başka ilahların olmayacaktır (Çıkış 20:23).

    Tanrı’mız Rab birdir… (Markos 12:29).

    İncil’in hiçbir yerinde Tanrı’nın “üçün üçüncüsü” ya da İsa ile Meryem’in Tanrı’nın yanı sıra diğer iki tanrı oldukları ileri sürülmez. İncil’de Hıristiyanlarca bir insan olan İsa Mesih’in Tanrılaştığı da savunulmaz.

    Yine de bütün Müslümanların üzerinde hemfikir oldukları husus, yaşayan Tanrı’nın 1 sayısından daha büyük olduğudur; ne Müslümanlar ne de Hıristiyanlar Tanrı’yı 1 sayısı ile eşitlemekten de, 1 raka.ını Tanrı ile bağlantılı düşünmekten de hoşlanmazlar. Müslümanlar şayet Tanrısallığın yanlış bir matematik formülle, yani (1+1+1=3) ifade edildiğinde ısrar ederlerse, (1x1x1)= kaç yapacaktır? Aynen herhangi bir bireyin 1 sayısından fazla olması gibi, Tanrı da 1 sayısından da herhangi bir sayıdan da fazladır. İncil’in sözleriyle:

    Sen Tanrı’nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun! Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar (Yakup 2:19).

    Cinler, Tanrı’nın bir olduğuna inanırlar. Bu, Tanrıya itaat etmede onlara yardımcı olur mu? Gerçekten, Tanrı’nın hakiki hizmetkârları olmak için Tanrı’nın birliğini ve yalnızca O’nun Tanrı’lığını itiraf etmemiz gerekir. Ama daha da ötesi, Tanrı’nın kim olduğunu anlamalıyız. Büyük bir merhametle bizler için ne yaptığını, bizden beklentisinin ne olduğunu ve O’na hizmet için yapmamız gerekenleri de anlamalıyız. Müslümanlar da Hıristiyanlar da bu tek Tanrı’nın kendini tanıtışı ve Onunla kuracakları ilişkinin nasıl olması gerektiği üzerine bilgi edinmelidirler.

    Kaynak: kutsalkitap.org sitesi.

    XXX
    Hıristiyanlar umarım bu şekilde kelime oyunlarıyla değil, gerçek anlamda tevhit inancına dönerler. Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Daha önce de dediğim gibi Hıristiyanları tek bir inanç ve düşüncede olduğunu sanma. Özellikle katolik olanların görüşleri bu konuda daha açık ve kelime oyunu olmadan ifade ediliyor. İslam dinin etkisiyle bu kişiler kendilerine yapılan eleştirileri savabilmek için bu şekilde tevillere sığınıyorlar.
    Admin
    XXXX

  14. Yukarıdaki güruhun büyük çoğunluğu Hz İsa as’ın yeniden yeryüzüne ineceğini inkar için büyük çaba sarfetmişler.
    Bende diyorum ki bu tip hareketlere gerek yok. Hz İsa as’ın yeryüzüne yeniden inip inmeyeceği meselesi imanın esaslarından değildir. Evet söylendiği gibi kur’an’da sarih bir ayet yok o’nun geleceği ile alakalı. Bazı zımmi ayetler var. Vefat ettirmenin dışında da. Mesela o’nun kıyametin bilgisi olduğu ayeti var. ve yine ölümünden önce bütün ehli kitabın o’na iman edeceğini bildiren ayet var. Ama diyelim ki bunlar çok açık değil. Tam anlaşılamıyor. Hadislere gelince hadisler de mütevatir derecesinde değil ama sahih hadisler var. Fakat bunlarda mütevir olmadıklarından inkarları inkarcılarını küfre sokmuyor diyelim misalen. Size ne be xxxxsen öyle inanıyorsan öyle inan. Eğer küfrünüze delalet eden birşey görürsek sizi kafir sayarız, yok görmezsek size sapık deriz. ve her sapıklığın da ateşe müstehak olduğu hususunda sizi uyarırız. Unutmayın ki bir peygamber yada başka bir elçi Allah cc tarafından geldiğinde hep inkar edilmişlerdir. Eğer o günlere varırsak (şayet tevbe etmezseniz) siz de geçmiş sapkın atalarınız gibi Allah cc tarafından gönderilen elçiyi görülen o ki gözlerinizle görseniz bile inkar edeceksiniz. Eğer ispat yönünden olaylara yaklaşacak olursak inan ki bende hz isa as’ın geleceğini sana ispat ederim. Boşuna uğraşmayın xxxxx…

    XXX
    Kendi içinde çelişmişsin. İsa konusunun bir iman konusu olmadığını söyleyip, sonra küfür ve sapıklıkla suçlamışsın. Sen fatihayı okurken bir daha düşün. Her namazda “din gününün sahibi” olarak ona dua ediyorsun. şimdi de kalkıp din gününün sahibi gibi insanlar hakkında hüküm verip, kafirlikle suçluyorsun.
    Sana tavsiyem bol bol Kuran okuman. Kuran’ı kendine ölçü al. uydurma hadislere göre kendine din oluşturma.
    Admin
    XXXX

  15. [...] n bazi kritik dini yazilari okumak icin ayrica su linke de girebilir dileyen arkadaslar: http://kurandaceliskiyoktur.com/?p=61#comments ********* dogrularim Allah’ta [...]

  16. merhaba arkadaslar.sitenizdeki hz.isa peygamberimizin donusu hakkinda yazmis olduklariniz okudum.Kuran daki hz isa hakkida gecen ayeterin arapca kelimelerin turkce anlamlarini irdeleyerek hz.isa nin tekrar gelmeyeceini soyluyorusunuz.net te bi siteyle karsilastim .o sitede de sizin izlediiniz yontemle arapca kelimelerin gercek turkce anlamlarini anlatarak hz. isanin tekrar gelecegini iddia etmektedir.lnki vermek istiyorum.gercekten isinin ehli biri bu sitedeki yazanlari inceleyip yorumunu yaparsa sevinirim.bu arada hz.isa icin`gelecek` yada `gelmiyecek` demek onemli diilmis muslumanliktan cikarmazmis diye okumustum dusunulmesi cok gerekmeyen bir konuymus deniyordu.eger vereceim linkteki yaziyi okuyup yorumunuzu yazarsaniz sevinirim.kendinize iyi bakin .hoscakalin.herkese selamlar saygilar

    xxxx
    Verdiğiniz linkleri biliyorum. Maalesef oradaki yorumlarda oldukça yanlış yönlendirmeler var. Eğer Kuran ayetleri referans alınırsa kesinlikle Kuran’dan böyle bir anlam çıkmıyor.
    Aynı mantıkla birisi kalkıp Hz. Muhammed’de gelecek diyebilir. Bunun aksine bir ayet yok diyebilir.
    Hz. İsa nın durumu da tıpkı bunun gibidir. Kuran’da geleceğine dair hiç bir ifade yoktur. Aksine ayetlerde peygamberimizin son nebi olduğu ve bundan sonra gelecek bir nebinin bulunmadığı ifade edilmektedir. Eğer bu ayetlere göre düşünülürse, İsa ‘nın tekrar geleceğini iddia etmek bu ayetlerle çelişmek anlamına gelir.
    Admin
    XXX

  17. Hz. İsa (as)’ın nüzulü hususunda sahabeden 120 kişinin rivayet ettiği mütevatir hadis vardır. Bir insan cahil ya da inkârcı değilse bu hadisin sıhhatinden şüphe etmez.

    Âlimler mütevatiri belirleyen kriterler koydular. Mesela İmam Süyûtî’ye göre sahabeden on tane ravisi olan hadis mütevatirdir. Mütevatir için 60 sahabi raviyi şart koşanlar da vardır. Hz. İsa efendimizin nüzûlünü anlatan hadis 120 sahabîden rivayet edilmiştir. 120 tane sahâbî ravisi olan bir hadisi ancak kuru inkârcılar kabul etmez. Yani hadisin sıhhati kesin. Ama nüzul nereye olacak? Rivayetler bunu da açıklıyor; Nüzulünün başlangıcı doğu Şam’daki Beyaz Minare’de, nihayeti ise Filistin’de olacak. Yani bu hususlar hadis şerhlerinde açıklanmış, âlimler bu hususları netleştirmişler. Bu konuda ileri geri konuşanlar ulemanın bu çalışmalarından bîhaber kimselerdir. Farklı bölgelerden ve muhtelif kabilelerden 100 kişinin yalan üzere birleşmesi mümkün müdür?

    Neticede bunları ilmî davranan insanlara anlatırsınız. Ama adam kuru inkârcı ve inatçı ise, önkabulleri varsa, körü körüne inkâr yolunu tutmuşsa yapılacak bir şey yok. Yani Allah Teâlâ’nın da buyurduğu üzere öyle insanlar var ki “Canyakıcı azabı görmedikçe iman etmezler” (Şuarâ 201). İnat sorununu ne ben, ne siz, ne de bir başkası çözebilir. “Sana düşen sadece duyurmaktır” (Şûrâ 48). Kargaşa ve teşviş yapanların nesli tükenmez… Onlar hep varolacaktır. Unutmayın ki, “Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir” (Bakara 7). Yani bunların anlama ve akletme gibi bilgilenme araçlarının hepsi kapanmıştır. İşitmek ve görmek gibi bilgiyi kalbe ulaştıran yollar vardır… Mesela bazıları Allah’ın delillerini görüp durduğu halde akletmez ve kabul etmez. Bu sapkın makaleyi yazan şahıs bu gerçekler ışığında nerede durduğunu iyi analiz etsin ve kendine çeki düzen versin. Vesselam…

    XXXX
    Siz bu yorumunuzda bir ön kabul yapıyorsunuz. O sözde hadisleri rivayet ettiğini iddia ettiğiniz 100 kişinin olduğunu ve bu rivayetlerin doğru olduğunu kabul ediyorsunuz. Ya bu ravi zinciri uydurulduysa? ya hadisler sahih kabul edilsin diye, günilir insanlar üstüne bu inanç yalanlarla bina edilsiyse?
    Bunu atlayıp uydurma sözlere inanmamayı bir inanç sorunu haline getirmişsiniz. Ve ayetleri kullanarak bu yalanlara inanmayanların cehennemle tehdit edildiğini iddia ediyorsunuz. Bir kere bu ayetlerde anlatılan konuların siyak ve sibakına bakın. HAngi konular için Allah kalplerinin mühürlendirildiğini söylüyor, bunu öğrenin. Sonra Kuran ayetlerini böyle saçma inançları insanlara dikte etmek için kullanmayın.
    Siz bu uydurma konuya inanabilirsiniz. Ama şunu bilin bu inanç Kuran’da yoktur. Sizin de dediğiniz gibi bazı hadis olduğu kabul edilen kaynaklarda vardır ki, bunların güvenilirliği şüphelidir. Bu konuda Sayın Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nun “Hz. İsa’yı Gökten İndiren Hadislerin Tenkidi” isimli makalesini bulup okuyun. Sitenin önceki halinde bu makale vardı fakat şu anda bulamıyorum. Ulaşınca onu tekrar yayınlayacağım.
    Admin
    XXXX

  18. w as.. yazıların hemen hemen hepsini okudum ?BURDA KALKMIŞ İLGİNÇ VE GEREKSİZ BİR ÇOK YAZI YAZMIŞ KARDEŞLERİMİZ BİŞE DEĞİL BİZİMDE KAFAMIZI KARIŞTIRIYORLAR.gerçi bildiğimzden geçmeyiz ama bu konuya benmde yazack bir kaç kelimem var çelişki asla yok zaten çelişki gibi görünen yazıları okumuyorum bile haşa çünkü islam dininin temeli teslim olmaktır bizim ne hadiimize çelişkileri söyleyelim

    geliş sebebi
    BÜTÜN PEYGAMBERLER PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÜMMETİNDEN OLABİLMEK İÇİN MEVLA TEALAYA NİYAZ VE DUADA BULUNMUŞLARDIR
    FAKAT MEVLA TEALA SEDECE BÜTÜN PEYGAMBERLERDEN HZ İSA NIN DUASINI KABUL ETMİŞTİR?
    fakat niçin h.z İSANN duası kabul oldu da zuhur edecek kadar bir makam yaptı bilmiyorum ve rica ediyorum eğer ap açık bir ayet varsa yazınn
    ess selaam

  19. Kardeşim siz kafayı peynir ekmekle mi yediniz? Hiç hadisler inkar edilir mi yavvv! Siz kimsiniz? Dini içinden yıkmak isteyen bir avuç misyoner mi? Daha önce de birçok bozuk inançlı kişiler tanımıştık ama hadisleri toptan inkar eden 1400 küsur yıldır islamın en güçlü ikinci kaynağı olan hadisleri kaldırıp bir kenara koyan ve kuran bize yeter diyen böylesi sapıklara rastlamamıştık.

    Adama bakın yahu! Delil olarak hadisleri öne sürsen onları kabul etmez, ayet getirsen seni o ayeti anlayamamakla veya yanlış anlamakla itham eder sonra ayeti istediği gibi çarpıtıp sapık itikadına ve kıt anlayışına göre yorumlar ve üstelik müslümanım diye geçinir. xxxxx

  20. Rahman ve Rahim olan Allahın ismiyle

    öncelikli meselemizin genelde islamın özelde kuranın nasıl anlaşılması gerektiği meselesi olduğu ve bütün diğer tartışmaların sonunda bu noktada kilitleneceği bir vesile ile daha açığa çıkmış oldu.
    1_ Hadisler eğer bilginin kaynağı ise o halde kuran eksiktir.Oysa Allah öyle olmadığını söylüyor.
    2_ Resulullah kendi sözlerinin yazılmasını şiddetle yasaklıyor.Oysa siz yazıyor ve yazmakla kalmıyor ona ait olduğu şüpheli olanları da içine karıştırıp harman ediyorsunuz. Zaten bu yazma işini ilk başlatan emevi sultanlarıdır.
    3_ Hadis metedolojisi dediğiniz metedoloji tümden tartışmaya açık.
    4_ En çok hadis rivayet edenler nedense peygamberi en çok gören ve onunla en çok yardımlaşanlar değilde, etrafta dolaşanlar olmuştur.

    Bu şekilde yaklaşık 50 başlık oluşturabilirsiniz.
    Ancak hiç gerek yok.
    Sadece kendinize şunu sorun.
    Allahın kitabı eksik mi? değil mi?

  21. peki “Mesih Deccal” inanci nedir, ve Incil’de ya da Kuran’da boyle bir
    kavram var midir?

    oncelikle, Kuran’da “deccal” diye bir ifade hic kullanilmamistir.
    fakat bu ifade Kuran’da kullanilan ve Allah adina “yalan” (= keziben) ureten “YALANCI” (= KAZIBUN) ifadesinin (6/93 & 11/93) baska
    bir dile veya turkceye tercume edilmis hali olarak kabul edilebilir
    belki ancak. bu konuda Kitab disi supheli hadislerin ve bunlarin
    verdigi haberlerin “guvenilmezligi & aldaticiligi” konusu Kuran’da
    (39/23 & 45/6-7) (6/50, 42/7 & 68/47) ayetlerinde acikca ve
    onemle isaret edilmis olmalidir. bu sebeble, bu konuyu burada
    ben sadece Kuran ve Incil esasli olarak bir miktar incelemek
    istiyorum:

    bu konuda ilk olarak hz. Isa’nin (a.s.) Incil’de haber verdigi:

    ———-
    sahte habercilerden sakinin; onlar size kuzu kiliginda geleceklerdir,
    fakat gercekte vahsi kurtlardir.
    siz onlari meyvalarindan taniyacaksiniz… (Incil, Matta, 7/15)

    dikkatli olun ki, sizi kimse kandirmasin. cunki bircoklari benim
    ismimle gelip “ben Mesihim” diyerek bircoklarini kandiracaklardir.
    (Incil, Matta, 24/4-5)
    ———-

    ayetlerine binaen, Mesih Deccalin cok belirli bir “ozel sahis”
    olmaktan ziyade temelde belirli cok yanlis bir dini ideolojiyi benimsemis
    ve savunmakta olan “bircok kisiler” ve bunlari suursuzca
    izleyecekleri isaret olunan bircok “dini kurumlar ve faaliyetler”
    seklinde anlasilmasi daha dogru bir yaklasim olmalidir.
    yani Mesih Deccal ifadesini temelde “cok tehlikeli ozel sapkin bir
    sahis” yerine “cok tehlikeli ozel sapkin bir ideoloji” seklinde
    algilamak belki de en dogru bir yaklasim olmalidir burada.
    dolayisiyla, yukaridaki ayetlerde hz. Isa’nin (a.s.) bu konuda bizlere
    ozel olarak vermis olabilecegi onemli ipucuna
    (= onlari meyvalarindan: urettikleri fikirlerinden, taniyacaksiniz)
    binaen belki de su sonuca varabilmeliyiz burada:

    a) bugun hz. Isa’yi –onun Incil’de bu konuda yaptigi acik reddine
    ve uyarisina ragmen– (hasa) Allahin tam bir tecellisi olan
    mukemmel insan
    xxxxxxxxxx
    onlara gore, aynen Allahin kendisi gibi, ezelden ebede kadar, “her
    turlu evrimden & degisimden kesinlikle munezzeh kilinmis” olan
    –Tanrisal Gorunumlu– mukemmel & sabit insan turunun (Tekvin 1/27)
    en biricik modeli! (Yuhanna, 1/14)
    xxxxxxxxxx
    olarak goren, (Incil, Markos, 10/18) x (Vahiy, 22/13)

    b) bugun hz. Isa’nin –onun Incil’de bu konuda yaptigi acik uyarisina
    ve reddine ragmen– (hasa) cok yakinda “tanrisal bir kimlik ile”
    yeryuzune tekrar geri gelecegini iddia eden,
    (Incil, Yuhanna, 16/10) x (Vahiy, 22/12)

    basta evanjelik ve gnostik hristiyan ideolojisi –belki de kuskusuz bir
    sekilde– temelde, bu cagin en buyuk “Mesih Deccal” hareketi olarak anilabilmelidir.

    *****

    ve Kuran’da hz. Muhammed (a.s.) soyle haber vererek:

    ———-
    suphesiz ki, “meryemoglu Mesih (Isa) mutlaka Allahin
    ta kendisidir!” diyenler suphesiz kufre dusmuslerdir.
    (Kuran, 5/17)

    ve (hz. Isa) –Kiyamet Gununde– dedi: ben onlara Senin
    bana emrettiginden baska birsey soylemedim: sadece benim
    Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allaha kulluk edeceksiniz.
    ve ben onlarin icinde bulundugum surece onlarin uzerine
    bir “SAHID” oldum; fakat Sen beni (dunyada) VEFAT ETTIRDIKTEN
    sonra (3/55),
    artik onlarin uzerine –bu Kiyamet Gunune kadar– sadece
    Sen bir “GOZLEYICI” olarak kaldin,
    ve Sen herseyin uzerine bir “SAHID” olansin. (Kuran, 5/117)
    ———-

    bu ayetler ile bize belki de yukarida daha onceden yapmis
    oldugumuz tesbitlerin dogrulugunu kuvvetle teyid etmis olmalidir.

    ********************
    not: Islam Deccali konusuna da, Allahualem, yine yukaridaki bu
    Mesih Deccal konusu ile cok benzer bir mantikta yaklasabiliriz belki.
    bu konuda hz. Muhammedin (a.s.) Kuran’da bize vermis olabilecegi
    en buyuk ipuclarindan biri=

    ———-
    …ve onlarin bir kismi uzerine de sapkinlik-dalalet hak oldu.
    cunki onlar kendilerine seytanlari (= yukarida anilan sapkin
    hristiyan ideolojisini –cogunlukla bilimsel kilifa sokulmus yaldizli
    batil argumanlarla– savunan hristiyan cin ve insan seytanlari,
    6/112 & 5/17 & 72/3-4) rehberler edindiler, fakat
    kendilerini “hidayete erdirilmis-Mehdiler” (= Muhteduun) olarak
    goruyorlar. (Kuran, 7/30)
    ———-

    ayeti olabilir. yani buna gore kisaca “Islam Deccali” gercekte
    asla suurunda olmayarak temelde bu “Mesih Deccal” ideolojisinin
    ayak izinde yuruyecek, fakat kendisini mutlak bir “Islam Mehdisi”
    zannedecek bir sahis/sahislar ve bu tip kisilerin sapkin ideolojileri
    olmalidir belki de. fakat ben burada temelde sadece bu “Mesih
    Deccal” konusunu incelemek istedigim icin, bunu derhal burada
    kesmek istiyorum.
    ********************

    elbette burada tekrar onemle vurgulamak isterim ki: yukarida anilan
    bu “Mesih Deccal” hareketi oncelikle kendilerinin tamamen Allah
    tarafindan hidayete erdirilmis ve tam anlamiyla Mesih Isa (a.s.)
    izinden gittiklerini sanan birtakim insanlar olmalidirlar, temelde.
    dolayisiyla, bunlarin kendilerini kesinlikle “Deccaller” olarak hissetmeyecekleri, fakat bilakis Allahin ve bu cok degerli Mesih
    Resulunun velileri ve hizmetkarlari olan mutevazi & ihlasli insanlar
    olarak gorecekleri meselesi cok acik olmalidir.
    (Kuran, 9/30 & 5/18 & 2/111…)

    ********************
    not: zaten bu sebeble, belki de butun bu tip bazi sapkin basta evanjelik
    ve gnostik bazi hristiyanlar su an kendilerine ozellikle salih bazi
    peygamberlerin ve bir kisim havarilerin isimlerini kullanarak, dunya capinda, faaliyet gosteriyor olmalidirlar. ornegin:

    baptist John (= vaftizci Yahya) –cunki onlara gore, kendileri bu
    Yahya gibi Isa’ya yol hazirlamaktadirlar!

    apostle Peter (= havari Petrus) –cunki onlara gore, kendileri bu
    Petrus gibi Isa’ya hizmet etmektedirler!

    king Solomon (= kral Suleyman) –cunki onlara gore, kendileri bu Suleyman gibi Isa’ya yonelmektedirler. vs.
    ********************

    ve bu tip bazi hristiyanlar su an en basta abd ve dunyanin diger
    bircok bolgelerinde actiklari cok gosterisli ve sasali
    –muharref Incil yorumu kaynakli fanatik ve cok kati anti-evrimci–

    “6 gunluk hokus-pokuscu sahte yaratilis muzeleri”
    “6 gunluk hokus-pokuscu yaratilis dergileri & posterleri” vs.

    ile kendi akillarinca hem bir yandan boylelikle ateizmi buyuk bir
    hezimete ugratip, diger yandan da (hasa) boylelikle hz. Isa’nin
    “tanrisal bir kimlik ile” geri donusune zemin hazilamaktadirlar!

    http://www.answersingenesis.org/about/good-news

    http://www.answersingenesis.org/about

    bu konuda hz. Muhammedin (a.s.) ve hz. Isanin (a.s.) bizlere
    bildirdikleri su hikmetli sozleri hatirlamaliyiz belki de:

    ———-
    ey Muhammed deki: ben size faaliyet acisindan en buyuk husrana ugrayanlardan olacak kimseleri haber vereyim mi?
    onlarin dunya hayatindaki bu faaliyetleri (Allahin indinde) sapkinlik olmustur, halbuki onlar kendilerinin (Allahin gozunde) cok guzel isler yaptiklarini saniyorlar! (Kuran, 18/103-104)

    ve Isa onlara dedi: fakat sizin gozunuz kotu ise, butun bedeniniz karanlikta kalacaktir. ve sizin icinizde isik sandiginiz sey (gercekte) karanlik ise, o karanlik ne buyuk olacaktir! (Incil-Matta, 6/23)
    ———-

    bu sebeble, bu “Mesih Deccal” ideolojisinin fitnesinden korunmanin
    en iyi ve tek yolu: Allahin ve oncelikle Onun cok serefli Mehdi Resulu
    hz. Muhammedin (a.s.) ve sonra Onun cok serefli Mesih Resulu
    hz. Isanin (a.s.) biraktigi gercek Mesajlarini ve hak sozlerini
    (= oncelikle Kuran ve daha sonra Kuranin gozetimindeki hak kismi ile Incil, Maide 47-48 & 68) cok iyi idrak edebilip, buna gore bu sapkin
    dini ideolojilerden gerektigi gibi sakinabilmek olmalidir.
    selam bunu hakkiyla basarabilecek olan butun bu
    gercek Muhammedilerin ve salih Isevilerin uzerine olsun.
    (Kuran, 7/196 & 3/84…)–(3/55 & 5/117 & 3/199…)

    asagidaki linklerde ayrica bu “Mesih Deccal” hareketinin
    cagimizdaki muhtemel en buyuk savunuculari olan bu Evanjelik
    ve Gnostik Hristiyan ideolojilerini biraz daha yakindan ve
    derinden irdeleyen bazi kritik dini yazilarin mutlaka okunmasini
    tavsiye ederim.

    http://www.kuranmuslumani.com/2008/01/03/evanjelik-hiristiyan-ideolojisine-bir-bakis/

    http://www.kuranmuslumani.com/2008/01/03/kuran-isiginda-gnostik-hiristiyan-ideolojisi/

    dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    selam ve saygilarimla.

  22. kıymetli kardeşim
    iyi niyetle çok güzel bir araştıma yapmışsınız. ne yazık ki isabetşi olmamış. “ya İsa seni vefat ettireceğim ve seni kendime kadıracağım” hitabı isa a.s. efendimize ilk yaratıdığımız zaman galubela dediğimiz yerde yapıldı. dikkatinizi çekmemiş hitap “Ya İsa” dır, “ya İsa ibnü meryem” değildir. yani isa a.s. efendimiz henüz merye oğlu olmamıştır. bu konuda tafsilat sitemizde 17 yıllık bir araştırma sonucu sesli ve görüntülü video anlatımla insanların bilgisine 1 ocak 2007 tarihi itibariyle sunuldu. dinleyip eleştirirseniz memnun kalırız.saygılarımla. fikri semiz

    XXXX
    Böyle küçük bir imadan yola çıkarak, böyle farklı sonuçlara ulaşmak ne kadar doğru olabilir? Siz sadece İsa dendiği için bunun KAlubela da söylediği yorumunu yapıyorsunuz. Bu Kuran’daki bir ifadeye dayanmadan sadece zandan oluşan bir yorum.
    Eğer İsa ile ilgili diğer ayetlere bakarsanız tahmin ediyorum kurduğunuz bu mantığın da yanlış olduğunu anlayabilirsiniz. Ben bir tane örnek vereyim:

    2/136- Deyin ki: “Biz Allah’a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O’na teslim olmuşlarız.”

    Burada peygamberlere indirilen kitaplardan söz ediliyor. İsa’nın da adı geçiyor. Ona verilen kitaba iman edildiği söyleniyor. Yani bu İsa Kalubeladaki İsa değil. Dolayısıyla kurduğunuz mantık hatalı diye düşünüyorum.
    Eğer İsa geçen diğer ayetleri de okursanız tahmin ediyorum, bu konuda bir çok ayet daha bulabilirsiniz. Vaktim olmadığı için teker teker hepsini kontrol edemedim.
    Kuran ayetlerini ondan ibret ve doğruyu öğrenmek için yaklaşmak gerekir. Aksine aklınızda olan bir zannı kabul ettirmek için olmadık yorumlar çıkartmaya çalışmak yanlış bir yaklaşım diye düşünüyorum.
    Admin
    XXXX

  23. youtube de filistin yazın.
    kurşunlanan veya tanklar altında ezilerek öldürülen bebeklerin videolarını bir seyredin.
    lanet olası dünyada neler oluyor.
    biz hala tartışıp duruyoruz.
    biz dedikodu yaparken insanlar öldürülüyor.
    toptan Allahın ipine sarılalım.Kuranın ışığında zulme karşı birlik olalım.

  24. fikri semiz arkadasim, yukarida demissiniz:
    —————————————–
    kıymetli kardeşim
    iyi niyetle çok güzel bir araştıma yapmışsınız. ne yazık ki
    isabetli olmamış. “ya İsa seni vefat ettireceğim ve seni
    kendime kadıracağım” hitabı isa a.s. efendimize ilk yaratıdığımız
    zaman galubela dediğimiz yerde yapıldı. dikkatinizi çekmemiş
    hitap “Ya İsa” dır, “ya İsa ibnü meryem” değildir.
    ——————————————

    sn. kardesim, simdi su Kuran ayetlerini birlikte dusunursek,
    sanirim hic zorluk cekmeden, olayi hic egip bukmeden,
    buradaki ilahi gercegi en net olarak gorebilmeliyiz:

    **********
    55- O zaman, Allah soyle demisti: ey Isa, o halde Ben simdi
    seni VEFAT ETTIRIYORUM ve seni Kendime YUKSELTIYORUM…
    (Kuran, 3/55)

    157- ve onlarin “biz MERYEM OGLU mesih Isayi katlettik”
    demelerinden oturu……
    ……(o bir kisim inkarci) yahudiler asla onu yakinen
    katledemediler.
    158- hayir, gercekte Allah onu (MERYEM OGLU mesih Isayi)
    kendisine YUKSELTTI… (Kuran, 4/157-158)

    117- …ve (hz. Isa Kiyamet Gununde) dedi: …ve ben onlarin
    arasinda kaldigim muddetce onlarin uzerine bir sahid (= tanik)
    oldum.
    fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (simdi konusmakta
    oldugu bu Kiyamet Gunune kadar) onlarin uzerinde artik
    sadece Sen bir Gozleyici olarak kaldin,
    ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine sahid (= tanik)
    olansin. (Kuran, 5/117)
    **********

    bu ayetlerde herseyi ne kadar guzel, dosdogru ve acik olarak
    en net bir sekilde haber vermis bize hz. Muhammed (a.s.) Kuran vasitasiyla degil mi?
    o halde, bu ayetlerde bildirilen bu acik ilahi gercegi
    tekrar soylece ozetlemeye calisayim:

    1) onun zamanindaki bir kisim inkarci yahudiler
    MERYEM OGLU mesih Isayi kesinlikle katlettiklerini
    iddia etmislerdir,
    halbuki gercekte yuce Allah onu bu inkarcilarin ellerinden
    kurtarmak icin once bu MERYEM OGLU Isayi derhal orada
    VEFAT ETTIRMIS ve hemen bunun akabinde kendisine
    YUKSELTMISTIR. (Nisa 157-158 & Ali Imran 55)

    2) bundan sonra ise MERYEM OGLU Isa ancak Kiyamet
    Gununde tekrar kalkacak ve butun bu gercege

    ———-
    kendisinin daha yukaridaki ayetlerde aciklandigi uzere
    bu dunyada Allah tarafindan bu sekilde VEFAT ETTIRILIP
    Onun katina YUKSELTILDIKTEN sonra
    Kiyamet Gunune kadar bir daha
    insanlarla asla hicbir fiziksel irtibata gecmedigi
    ve fakat sadece Allahi butun bu insanlarin uzerine
    bu Kiyamet Gunune kadar tek GOZLEYICI ve SAHID
    olarak biraktigi gercegi
    ———-

    bizzat kendisi acikca sahitlik edecek olmalidir. (Maide 116-117)

    lutfen butun bu net, acik ve en hakiki
    –hz. Muhammedin (a.s.) bize biraktigi en buyuk miras olan–
    Kuran ayetlerinden sonra hala kendimize arap-emevi kaynakli
    uydurma hadislerle
    –Kurani bu uydurmalara alet edip carpitarak–
    sahte mehdiler ve isalar arayip basimizi
    buyuk ve ebedi belaya sokmayalim,
    son pismanlik fayda vermez cunki.
    (Enam 93 & Araf 30….)
    (Araf 196) & (Necm 3-4 & Enam 19)
    (Casiye 6-7 & Suara 221-222)
    (Furkan 30)

    selam ve saygilarimla.

  25. HÜSEYİN FURKAN KARDEŞİMİZİN YAPTIĞI DAVETE TEŞEKKÜR EDİYORUM. ÇOK HAKLI VE CİDDİ BİR DAVET ONUN YAPTIĞI. HERKESİN BU DAVETE DUYARLI OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM.

  26. asagida hz. isa (a.s.) adina ortaya konulmus ve su anki
    muharref incilin arkasina eklenmis bazi sahte “isevi
    hadisleri” aktarmak istiyorum. buna gore hz. isa (a.s.)
    Allah tarafindan onun katina yukseltildikten cok sonra
    ruhen geri donup bu “isevi hadisleri” bizzat kendisi
    bildirmis. yani kisacasi cok saglam “hadisler”
    olmali bunlar!

    ——————–
    kudusten ayrilmayin, fakat benim size bildirdigim
    babanin vadini bekleyin. cunki yahya sizi suyla
    vaftiz etti, fakat birkac gun icinde siz kutsal
    ruh ile vaftiz edileceksiniz.
    (incil, resullerin isleri)

    babanin kendi otoritesiyle sabit kildigi zamanlari
    ve mevsimleri bilmek sizin isiniz degildir.
    fakat siz kudret alacaksiniz
    kutsal ruh sizin uzerinize geldigi zaman,
    ve siz kuduste benim sahitlerim olacaksiniz,
    judea ve samariaya kadar, ve dunyanin sonlarina kadar.
    (incil, resullerin isleri)

    pavlos, sakin korkma. konusmaya devam et ve susma.
    cunki ben seninleyim. hickimse sana saldiramaz
    ve sana zarar veremez, cunki benim bu sehirde
    cok adamlarim var!
    (incil, resullerin isleri)

    pavlos, kalk ve sama git, ve orada sana yapman
    gereken hersey bildirilecektir.
    (incil, resullerin isleri)

    pavlos, kudusu hemen terket, cunki onlar senin
    benim hakkimdaki sehadetini (= isa tanrinin tecellisi
    ve biricik ogludur!) asla kabul etmeyecekler.
    (incil, resullerin isleri)

    pavlos, ben seni bu insanlardan koruyacagim ve
    seni gonderecegim butun digerlerinden,
    ta ki onlarin gozlerini acasin, ta ki onlar
    karanliktan isiga ciksinlar, ve seytanin kudretinden
    Allaha donsunler,
    ta ki onlar gunahlarinin bagislanmasina kavussunlar
    ve bana iman ederek kutsanmis olan mubareklerin
    arasinda miras sahibi olsunlar!
    (incil, resullerin isleri)

    dikkat edin, ben yakinda tekrar geliyorum.
    ben yanimda cezalandirma yetkisiyle geliyorum,
    ta ki ben her adama islerine gore cezasini verecegim.
    ben alfa ve omegayim, evvel ve ahirim, baslangic ve son!
    (incil, vahiy)
    ——————–

    ve daha bunun gibi nice sahte “isevi hadisler.”
    fakat simdilik bu kadar. vakit dar. affedin.

    = peki acaba hz. isa (a.s.) gercekten Allah
    tarafindan vefat ettirilip onun katina yukseltildikten
    cok sonra tekrar geri donup bu gibi bazi insanlara
    gorunmus ve onlara bu tip “isevi hadisler”
    aktarmis olabilir mi?

    = yoksa seytan peygamberlerin adina bu tip
    “sahte hadisler” uretilmesine vesile olabilir mi?

    = seytan Allahin ve peygamberlerin adini kullanarak
    insanlari boyle kandirabilir mi?

    = seytanin tum bu tip tehlikeli kandirmalarindan nasil korunabiliriz?

    iste asagida bu sorulara cevap olabilecek bazi kritik
    Kuran ayetleri vererek simdilik ayrilmak istiyorum:

    ********************
    ve (hz. isa kiyamet gununde) dedi:
    …ve ben onlarin arasinda kaldigim muddetce onlarin
    uzerine bir “sahid” (= tanik) oldum.
    fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE,
    (bugune dek) onlarin uzerinde artik sadece Sen
    bir “raqib” (= gozleyici) olarak kaldin,
    ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine
    “sahid” (= tanik) olansin. (Kuran, 5/117)

    = bu ayete gore, yukarida pavlos ve benzerlerinin
    irtibat kurduklari “isa” bizim inandigimiz
    bu gercek hz. isa (a.s.) olamaz kesinlikle, o halde.

    ********************
    iste biz boylece butun peygamberler (hz. isa dahil)
    icin cin ve insan seytanlarindan bazi dusmanlar
    kildik.
    bunlardan bazisi (cinler) diger bazisina (insanlar)
    guzel gorunumlu yalan sozler (bu peygamberlerin adina)
    VAHYETMEKTE idiler, onlari aldatmak icin.
    eger Rabbin dilemis olsaydi, bunu asla yapamazlardi.
    o halde, sen onlari ve uydurduklari bu
    yalanlarini terket. (Kuran, 6/112)

    = bu ayete gore, yukarida pavlos ve benzerlerinin
    irtibat kurduklari bu “isanin” arkasinda gercekte
    usta kandirici “iblisin oyunu” gizli olabilir
    kesinlikle, o halde.

    ********************
    seytan Allaha dedi: senin izzetine and olsun ki,
    ben onlarin hepsini saptiracagim.
    sadece onlardan senin
    “halis kilinmis kullarin” (= elmuhlesin)
    haric. (Kuran, 38/82-83)

    suphesiz, biz sana KITABI hak olarak indirdik,
    oyleyse sen Allaha kulluk et
    dini ona “halis kilarak.” (= muhlisen)
    dikkat edin, halis din Allah icindir, fakat
    kendilerine Onun disinda “rehberler” edinenler
    ise… (Kuran, 39/2-3)

    suphesiz, benim “rehberim” KITABI indiren Allahtir
    ve o butun salihlerin de “rehberligini” yapar.
    (Kuran, 7/196)

    selam ve saygilarimla.

  27. hz. Isa (a.s.) adina -–kendisinin
    Allah tarafindan vefat ettirilip
    Onun katina yukseltilmesinden cok sonra–
    uydurulmus ve bugunku muharref Incilin
    arkasina eklenmis sahte “isevi hadislerden”
    birkac ornek daha vermek istiyorum
    asagida kisaca:

    ——————–
    “isa” dedi: Korkma. Ben evvelim ve ahirim,
    su an yasayan; bir zamanlar ben vefat etmistim,
    fakat ben simdi surekli ve ebediyen canliyim artik.
    Olumun ve cehennemin anahtarlari bendedir.
    Bu sebeble yaz gorduklerini, ve ne oldugunu,
    ve bundan sonra ne olacagini.
    Bu senin benim sag elimde gordugun
    yedi yildizin sirridir, ve yedi altin samdanin.
    Yedi yildiz yedi kilisenin melekleridir,
    ve yedi samdan yedi kilisedir.
    (Incil, vahiy, 1.bolum)

    (kemalin notu: sakin bunlar bush’a ortadoguyu
    isgal etmesi icin yesil isik yakmis olan
    yedi buyuk amerikan kiliselerine ve baskanlarina
    isaret ediyor olmasinlar!
    bunlarin hepsi de sonucta bu saglam “isevi hadislerle”
    amel eden altin ve yildiz gibi adamlar & kiliseler
    degiller miydi sahi??!!)
    ——————–

    Evvel ve ahir olan, bir zamanlar vefat etmis
    fakat sonra tekrar canlanmis “isa” sunu diyor:
    Ben sizin cektiklerinizi ve dertlerinizi biliyorum,
    fakat siz zenginsiniz.
    Elem cekeceginiz hicbir seyden korkmayin.
    Gercekten, seytan sizin bazilarinizi hapse atacaktir,
    ta ki siz imtihan olasiniz,
    ve siz on gun icin sinanacaksiniz.
    Olene kadar imanli kalin, ve ben size ebedi hayatin
    tacini verecegim. (Incil, vahiy, 2.bolum)

    (kemalin notu: yuce Allahin ve elcisi hz. Isanin (a.s.)
    bu sahte “isevi hadislere” iman edip yoldan sapmis
    kimselere dunya ve ahirette gercekte ne verecegini
    Kuran 19/36-39 ve Incil-Matta 7/22-23 ayetlerinde
    ogrenebiliriz.)
    (ve yine gercekte kendileri busbutun seytanin
    tuzagina dusmus olan bu tip bazi kimselerin nasil kendilerini “hidayette” gorebileceklerini
    ve bu sekilde azimle mucadele edip ve
    “seytana karsi direnip zafere ereceklerine”
    inanabileceklerini Kuran 7/30 & 37/27-29 ve
    Incil–Yuhanna 15/21-22 & Matta 7/22-23
    Yuhanna 9/4-5 & Matta 6/23
    ayetlerinde ogrenebiliriz.)
    ——————–

    Tanrinin oglu “isa,” gozleri alevli bir mesale
    gibi olan ve ayaklari parlatilmis bronz gibi olan,
    sunu diyor: ben sizin islerinizi biliyorum,
    sizin sevginizi, imaninizi, hizmetinizi,
    ve sabrinizi,
    ve sizin son isleriniz ilk islerinizden
    daha buyuk olacaktir.

    Zafere erecek olana, benim yolumu sonuna
    kadar tutacak olana, ben butun milletler
    uzerinde kudret verecegim.
    O onlara demir coplarla hukmedecektir.
    Camur kaplar gibi o onlari parcalayacaktir…
    (Incil, vahiy, 2.bolum)

    (kemalin notu: bush’un iman ve amel ettigi bu
    “isevi hadisler” dogru mu ne yoksa??
    cunki cikiyor aynen dedikleri galiba baksaniza!!)

    (kemalin notu: bu tip sahte “isevi hadislere”
    iman edip bunlara binaen hem bunlara itibar etmeyen
    salih hristiyanlara (temelde Allahin birligine ve
    Isanin –kesinlikle Onun tecellisi veya oglu degil–
    fakat sadece Onun degerli bir kulu ve elcisi
    olduguna iman eden & edecek olan) ve hem de diger
    dinlerden butun samimi muvahhid insanlara zulmedecek
    kisileri ve bunlarin sonucta karsilasacaklari
    kotu akibetlerini Kuran 5/17 & 24/39 & 40/83-85
    ve Incil-Yuhanna 15/20-23 & Matta 7/22-23 ayetlerinde ogrenebiliriz.)
    ——————–

    ben Alfa ve Omegayim, dedi Tanri (“isa”) Efendi;
    simdi var olan,
    ve ezelde var olmus olan,
    ve yakinda tekrar GELECEK olan.

    simdi dinleyin, ben (Isa) cok YAKINDA geliyorum.
    ben yanimda cezalandirma yetkisi ile geliyorum;
    ben herkese yaptiklari islere gore karsiliklarini
    verecegim.

    ben Alfa ve Omegayim;
    ezeli ve ebedi olan,
    basta var olmus olan ve sonda var olacak olan.

    (kemalin notu: halbuki hz. Isanin (a.s.) bir daha
    dunyaya asla geri gelmeyecegini ve ancak Kiyamet
    Gununde kalkarak yuce Allahin ve
    butun insanligin onundeki buyuk sahitligini
    yapacagini Kuran 3/55 & 5/117 ve
    Incil-Yuhanna 16/8-10 ayetlerinde ogrenebiliriz.
    ——————–

    Ve daha bunlar gibi nice sahte “isevi hadisler.”
    Fakat vakit dar yine. daha sonra yine bir miktar
    daha devam edebilirim belki insallah…

    Fakat burada en son yine bu konuyla ilgili
    su kritik Kuran ayetlerini aktararak
    bitirmek istiyorum:

    **********
    158- hayir, Allah onu (hz. Isa’yi)
    -–once vefat ettirdi 3/55 ve sonra–-
    Kendisine yukseltti.
    ve Allah yuce ve hikmetlidir.
    159- o halde, Kitab ehlinden (= yahudi
    & hristiyanlar) hicbir kimse yoktur ki,
    (kendi) olumunden once
    ona (hz. Isa’ya) kesinlikle iman etmekle
    yukumlu tutulacak olmasin.
    ve KIYAMET GUNUNDE o (hz. Isa)
    onlarin uzerine bir sahid olacaktir.
    (Kuran 4/158-159)

    ve (hz. Isa KIYAMET GUNUNDE) dedi:
    …ve ben onlarin arasinda kaldigim muddetce
    onlarin uzerine bir “sahid” (= tanik) oldum.
    fakat Sen beni VEFAT ETTIRDIGINDE (3/55),
    (bugune dek) onlarin uzerinde artik sadece Sen
    bir “raqib” (= gozleyici) olarak kaldin,
    ve suphesiz ki, ancak Sen herseyin uzerine
    “sahid” (= tanik) olansin. (Kuran, 5/117)
    **********

    o halde, ebedi kurtulusa erebilmemiz icin,
    bu Kuran ayetlerine gore
    basta hepimiz ve kitab ehli (yahudi ve hristiyanlar),
    herbirimize olum gelmeden once,
    kesinlikle iman etmeliyiz ki:

    1) hz. Isa (a.s.) sadece yuce Allahin onurlu bir
    kulu ve elcisi olarak dunyaya gonderilmistir.
    (3/45-49)

    2) hz. Isa (a.s.) bu dunyadaki teblig gorevini
    tamamladiktan sonra bizzat yuce Allah tarafindan
    vefat ettirilmis ve bunun akabinde hemen Onun katina yukseltilmistir. (3/55 & 4/158)

    3) ve bundan sonra, hz. Isa (a.s.) ancak
    Kiyamet Gununde kalkarak
    yukarida aciklanan gerceklere
    hepimizin gozu onunde bizzat kendisi
    sahitlik edecektir. (4/159 & 5/117)

    4) buna binaen, hz. Isanin (a.s.) adina –kendisinin
    Allah tarafindan vefat ettirilmesi ve Onun katina
    yukseltilmesinden cok sonra– uydurulmus olan tum
    bu tip sahte “isevi hadislere” iman edenler
    ve bunlara binaen hz. Isanin (a.s.) –hasa–

    a) Tanrinin tecellisi ve biricik oglu olduguna,
    b) vefat ettirildikten sonra dunyaya tekrar ruhen donup
    pavlosa ve digerlerine bizzat kendisinin bircok
    “isevi hadisler” vahyedip bildirdigine,
    c) yakin bir zaman sonra –hasa– tanrisal bir
    kimlik ile dunyaya tekrar donecegine,

    iman edenler buyuk bir kayba
    ve ebedi husrana ugrayacaklardir, Allahualem.

    selam ve saygilarimla.

  28. yuce Allah Kuran’da bizi soyle uyariyor olmali:

    ********************
    o seytan sizden once bircok nesilleri-ummetleri saptirmisti,
    siz bunu akletmiyor muydunuz? (Yasin 62)
    ********************

    o halde, belki de seytanin bizden onceki ummetleri nasil ve hangi yollarla saptirmis oldugunu cok iyi arastirmamiz ve bu konuda
    onlarla benzer hatalara asla dusmememiz gerekiyor olmalidir.

    saygilarimla.

    o halde, bu konuda ebedi kurtulusumuz icin, Kuranin bize ilettigi
    hz. Muhammede (a.s.) ait su kritik hadisleri aktarmak istiyorum:

    *******************
    ey Muhammed de ki: suphesiz, benim rehberim
    Kitabi indiren Allahtir, ve o (beni izleyen)
    butun salihlerin de rehberligini yapacaktir. (Araf 196)

    ey Muhammed nebi, Allah sana ve seni izleyen
    butun muminlere yeterli olacaktir. (Enfal 64)

    ey Muhammed de ki: ben size Allahin hazineleri
    benim yanimdadir demiyorum,
    ve ben gaybi (=gelecekte olacaklari) bilmiyorum,
    ve ben size benim bir melek oldugumu soylemiyorum,
    ben sadece bana vahyolunani (=Kuran 6/19) izliyorum.
    o halde, ey Muhammed de ki: (bu soylediklerime karsi) kor olanlarla, (bu soylediklerimi) gorenler bir olabilirler mi?
    o halde, hala dusunmeyecek misiniz? (Enam 50)
    ********************

    ********************
    Muhammed Resul (Kiyamet Gununde) dedi: ey Rabbim, suphesiz ki benim kavmim bu Kurani ilgiden uzak tutulmus (=mehcura) biraktilar. (Furkan 30)
    ********************

    saygilarimla.

  29. 3 – Âli-İmran – 55. O vakit ki. Allah Teâlâ buyurdu: Ya İsa!. Muhakkak seni vefat ettirecek olan benim ve seni bana yükselteceğim, VE SENİ KÂFİRLERDEN TEMİZLEYECEĞİM SANA TABİ OLANLARI KIYAMETE KADAR KÂFİRLERİN ÜZERİNDE (FEVKİNDE) TUTACAĞIM. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. İşte o zaman, kendisinde ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler hakkında ben hükmedeceğim.
    kıymetli kardeşlerim
    yukarıdaki ayetin büyük harflerle yazılan cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum.İsa (A.S.)efendimize tabi olanlar kıyamete kadar kâfirolanların üzerinde olacak. yani iki taraf var İsa (A.S.)efendimize tabii olanlar ve kâfirler. içinde bu zaman bulunduğumuz bu zaman ise Muhammed (A.S.) efendimize tabi olma zamanıdır.yukarıdaki ayette İsa (a.S.) efendimize tabi olmayanların kâfirler olacağı bildiriliyor. ayetin bu kısmını nasıl izah edeceksiniz. kurandaki “YA İsa”hitaplarının hepsi ilk yaratıldığımız veya geldiğimiz mekanda yani GALU BELA dediğimiz yerde vaki olmuştur.7 – A’raf 190 ayette Allah Adem babamız ile Havva annemizin şirk koştuğunu bildiriyor. bu dünyada böyle bir şirk mümkün mü? asla. bu şiek dahi ilk yaratıldığımız mekanda vaki olmuştur. bu meselelerin izahı çok uzundur. efendimizden hadis diye rivayet edilen ancak kuran anlatımına ters düşmeyen sözleri hadis olarak kabul ederiz. kuran en orjinal kaynaktır.
    saygılarımla fikri semiz

  30. Kıyamet alametleri hakkında uydurmalardab biri de Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne geliş iddiasıdır.Fakat bu iddia Kuran’da yoktur. Eğer Hz. İsa gelecek olsaydı, bunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde Kuran’da bildirilmesi gerekirdi.Ama Kuran’da tek bir ayette Hz. İsa’nın geleceğinden bahsedilmez.Fakat tahrif edildiği bilinen incil’de vardır bu iddia.Peki neden Kuran’da yok? Halbuki Allah şöyle diyor:

    Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89)

    Kitap’ ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
    (Enam Suresi 38)

    Hz. İsa bir peygamberdir.Fakat peygamber olarak son kez Hz. Muhammed(SAV) gelmiştir.Bu konuyla ilgili ayet şöyledir:

    Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. O Allah’ın elçisi ve Peygamberlerin sonuncusudur. (33-Ahzab Suresi 40)

    Hz. İsa’nın bir nebi olarak Dünya’ya tekrar gelmesi bu ayetle açıkça çelişki oluşturur.

    Selam üzerimedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün.
    (019-Meryem Suresi 33)

    Meryem suresinde, Hz. İsa’nın ağzından nakledilen yukarıdaki sözlerde, Hz. İsa’nın üç önemli gününden bahsedilir. Görüldüğü gibi bu günler sayılırken Hz. İsanın kıyamette dünyaya yeniden geleceği bir günden bahsedilmez.
    (Diri olarak kaldırılacağı gün ise hesap günüdür ve herkes diriltilecektir.)

    Şunu da eklemek isterim: Neden Hz. İsa? Neden Hz. Adem ya da diğer prygemberler değil? Elbette hristiyanların iddiası olduğu için. Hz. İsa’nın geleceği konusundaki hadislerin hepsi uydurmadır. Kuran’la çelişirler. Ebu Hureyre’nin, Buhari ve Müslim’in en güvendikleri bir hadisi şöyledir:

    “Allah’a yemin ederim ki İsa’nın adil bir hakem olarak aranıza inmesi yakınlaşmıştır. O indiğinde haçları kırıp domuzları öldürür, cizyeyi kaldırıp maymunu öldürür ve İslam’dan başkasını kabul etmez. ”

    Bu hadis Kuran’la çeliştiği için uydurmadır:

    …Dinde zorlama yoktur. (Bakara, 256)

    Fakat uydurma hadise göre Hz. İsa haçları kırıyor, ve hiçbir günahı olmayan hayvanları (maymunu ve domuzu) öldürüyor.

    Sonuç olarak Hz. İsa’nın tekrar gelişi iddiası, dinimize Hristiyanlıktan geçmiştir.Büyük ihtimalle önceden Hristiyan olup Müslümanlığa geçenler tarafından dinimize sokulmuştur.

  31. ya şimdiye kadar okudugumuz ve pgrendıgımız her sey bu makale ıle yalan oldu demektır. yıllardır hadıslerde ve kuranda gectıgı solenen ısa olmedı yahuıda onun yerın gecırıldı ısa goge cekıldı ve deccalı oldurmek ıcın gerı gelecek masalmıydı ısa oldumu sımdı yanı…

  32. Hz İsa’nın yeryüzüne bir müslüman olarak geri döneceği, birçok sahih hadisle ve meselâ özellikle sahih-i buharîdeki birçok hadis-i şerifle vurgulanmış, sağlam bir inançtır. Burada şüphe edilebilecek tek nokta, belki anlatılan bu geri dönüşün hakikî mi mecâzî mi olduğu noktasıdır. Söz konusu hadisleri bu tür bir mecaza yormak bence aşırı bir zorlamadır aslında, ama çağdaş bazı saygıdeğer İslam alimleri buna meyil göstermişler, belki onlar haklıdırlar…

    Ve dikkat ederseniz sahih hadislerden bahsediyorum, zayıf ve uydurma hadislerin Hz İsa ile ilgili söyledikleri elbette önemli değil.

    Kur’an-ı Kerîm Hz İsa’nın ölü kuşa Allah’ın izniyle can üflediğini ve diğer bazı doğaüstü mucizeleri gerçekleştirdiğini söylüyor. Bunu akla ve bilimi aykırı bulmayanlar, buna “Hristiyanlıktan geçme mitoloji” demeye cesaret edemeyenler, neden onun gökten geri döneceğini akla ve mantığa aykırı bulurlar ve Hristiyanlıktan geçme yanlış inanç addederler hiç anlamıyorum.

    Ayrıca hadislerdeki “haçın kırılması” ve “domuzun öldürülmesi” ifadelerinin, teker teker yeryüzündeki bütün haçların bulunup bulunup kırı-kırıverileceği ve bütün domuzların teker teker yakalanıp kesilecekleri şeklinde anlaşılması ne garip bir anlayıştır akıl sır erdiremiyorum. Burada hurafelere ve haç ve domuzu helal sayma gibi sapkın inançlara son verme anlamı o kadar bariz iken!

    Hz İsa’nın dönüşü ve Mehdi’nin zuhur gibi inançların istismarına gelirsek, kendilerini peygamber ilân eden yalancılar ve yolunu şaşırmışlar var diye insanlar bütün peygamberleri inkâr mı etselerdi geçmişte? Onun yerine sırf vicdanlarının ve akıllarının şekillendireceği kişisel birer Allah ve din inancı mı geliştirselerdi? O hâlde kendini Mehdî ve İsa ilan eden zavallılar veya kötü niyetliler yüzünden Mehdî ve Hz İsa’nın dönüşü inançlarını kökten silmek ve zararlı saymak neden?

    Saygılarımla
    Mehmed Mustafa

    XXX
    Bazı hadislerde söylediğiniz gibi İsa’nın gelişiyle ilgili ifadeler vardır. Fakat bu inanç Kuran’da yoktur. Siz de zaten Kuran’a hiç bir atıf da bulunmamışsınız. Hadislerin aksine Kuran’da çaıkça İsa peygamberin vefat ettiği ifade edilmektedir. Kuran vefat etti derken, doğru olup olmadığı bilinmeyen hadislerde gelecek diyorsa, siz hangisini tercih edersiniz? İsa’nın tekrar gelişi iddiasına karşı çıkmamın sebebi budur. Yoksa İsa’nın tekrar gelişi akla aykırıdır diye bu konuda bir itirazda bulunmuyorum. Allah dilerse gönderir. Dilerse Hz Muhammed’i de tekrar gönderir. Ama Kuran’da böyle bir ifade yoktur.
    Mehdi konusu ise ne Kuran’da ne de sahih kabul edilen söylediğiniz hadis kitaplarında geçer.
    Benim size tavsiyem bu konuyu kendinize Kuran’ı ölçü alarak değerlendirmeniz.
    Admin
    XXXX

  33. [...] http://kurandaceliskiyoktur.com/2007/12/10/hz-isa%e2%80%99nin-olumu/ [...]

  34. Allah sizden binlerce kere razı olsun şimdiye kadar aklını başka birilerine vermeden kendi yerinde ve konumunda bulundurabilen bir kişi olarak sizi tebrik ediyorum. bende 30yıla yakın bir zamandır kurandaki ayetlerin kastettikleri manaları hem Kur’an’ın bütünlüğü içerisinde birbirlerine çelişmeden hem de Allah’ın yarattığı kainatla uyum halinde olan bir dinin adı fıtrat dinidir ibrahim dinidir. 30/30- “Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.”işte bu ölçüler içerisinde düşünüldüğü zaman söylenen şeylerin hem Kur’an’a hem kainata, hem akla, hem de pratik hayata ters düşmeden anlaşılması gerekmektedir. yanlız nisa suresinin 157. ayetinde; “Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.” kur’an bu ayette ölü kelimesinden bahsederken gerçekten hayati fonksiyonlarını yitirmemiş anlamında deil burada hz isa’nın canılılar doğarlar büyürler ölürler yasasına uygun olarak öldüğünü ve öldürdüklerini izah ederken “Allah yolunda öldürülenleri ya da ölenlere ölüler demeyin onlar allah katında diridirler ifadesiyle onları tebrik ve taltıf ettikleri anlaşılmaktadır. ölüm yokolup gitme değil ölüm zaman kavramı kalkınca ahret aleminde cennette rızıklanır ve orada hayatın devam ettiğini gösterir. işte hz isa da öldürülen peygamberler gibi yahudi veya hıristiyanlar tarafından öldürüldü.benzeri gösterildi ifadesiyle de yerde yatan hz isa’nın cesedini kastetmektedir. benim yorumum bu. sizi tebrik ediyorum.

  35. Selam Aleykum

    Hz İsa(a.s.) dünyaya tekrar gelişi ile ilgili olarak,
    ve çok basit olarak son peygamberin üstüne başka bir peygamber gelmesi
    mümkün değildir. Hz İsa(a.s.)ın peygamber sıfatı olmadan gelmesi de
    mümkün olmayacağına göre biz neyi tartışıyoruz.
    Selam O’nun doğduğu gün öleceği gün ve tekrar diriltileceği gün üzerine ise, O doğduğunda peygamberken selam üzerineyken, bu çarpık inanışa göre ölmemiş ve tekrar yeryüzüne gelecekse(öyle ya eğer ölmüş
    olduğu kabul edilirse dönüş mümkün değil.) hangi ara peygamberliğini kaybetti. Kaybetti de yeryüzüne peygamber vasfından noksan olarak mı geliyor.
    Hz İsa’nın Allah tarafından yükseltildiği Kuranda açık bir biçimde
    ifade edilmiş. Hatta buna en büyük delil Peygamber(s.a.v.) efendimizin
    miraca yükselirken Hz İsa peygamberle karşılaşmasıdır. Hz İsa(a.s.)
    yükseltilmiştir. Ancak vefat ettikten sonra… Bu da Kuran ile sabittir
    Hal böyle iken bu konunun zıttı her hadis geçerlilik hükmünü kaybeder.
    Yukarda verdiğim örnekteki mirac olayı Kuran da geçmez. Fakat Kuranla çelişkili olmak şöyle dursun O’nunla bir paralellik içindedir ve açıklayıcı niteliktedir. Aşikar olarak Kuran la çelişmeyen her hadis Kuran’ın açıklayıcı bir örneğidir ve aslında daha iyi anlayabilmemiz
    için bir vesiledir.
    SELAM ve DUA ile

  36. Murat kardeşin yorumuna cevap.Hazreti isanın yeniden yeryüzüne gelmeyeceğini güzel kavramışssın. allah razı olsun. peki kuranda geçen şehitler için söylenen ayetlerle onun ne farkı vardır. Hazreti isa eğer ölmüş ise. onun miraçta son peygamber nasıl görsün. Allah ameli hadisle mi yapın diyor kuranlamı. diyor. bakara ikide bu kuran muttakiler için yol gösterici bir kitaptır ifadesini kullanırken. neden hadisler için bunu kullanmamış. Hazreti isa Öldü. Hazreti isa babasız değil.
    hazreti isa gerçek anlamdaki ölüleri diriltemez. Hazreti ibrahimi ateş yaktı. hazreti nuh tufanı gerçek anlamda değil vs. Doğru olandin Kuranla kuranın, kainatla kainatın ve kuranla kainatın çatışmadığıu dindir rum 30. işte allahın sunduğu din budur.selam ve sevgiler sunarım.

  37. Selamlar. bu güzel makale için teşekkür ederiz. Harun Yahya’nın bu konuyla ilgili bir kitap reklamını gördüm ve biraz araştırdım. Sizin gibi düşünen çok site gördüm ancak sizinkisi en açıklayıcısı olmuş. Ellerinize sağlık. Çalışmalarınızda başarılar.

  38. Kuranda geçen şehitler, bedenen ölmüşlerdir. Rableri katında diridir manasındadır. Madem öyle onlar da mı geri dönecekler, mantıksız.

  39. 8 Haziran 2009 Pazar
    -İNSANIN KEDİSİ İSTEMEDİKÇE ALLAH HİDAYET VERMEZ SAPTIRMAZ VE BAĞIŞLAMAZ
    284- Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onunla sorguya çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Allah, her şeye güç yetirendir.
    İslam toplumlarında yanlış anlaşılan konulardan birisi de Allah insanın yapmış olduğu yanlış ve büyük günahları dilerse bağışlar dilerse Gazaplandırır anlayışıdır. Dünya hayatında insanlar arasında Allah’ın birilerine aşırı sevgi beslemesi veya birilerine aşırı nefret etmesi diye bir şey yoktur. Allah katında insan olarak herkes eşittir. Kişilerin Allah yanındaki değeri onun takva derecesine göre ölçülür.
    Öyleyse insanlar arasından birisine gel kulum seni saptırıyorum birine de gel Kulum seni hidayete getiriyorum ve ya bağışlıyorum demesi düşünülemez. Öyleyse ayetin kastetmek istediği mana nedir.? Onu araştıralım.
    Bilindiği gibi Allah aklı olan ve akıl baliğ çağına ermiş olanları bunaklık veya ölüm anına kadar denemeye tabi tutmaktadır.
    67/2- O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.
    Bütün psikolok ve pisikiyatristlerin söyledikleri gibi İnsanın ana çatısını oluşturan ve denenmesinin asıl sebebi olan insana iki değişik seslerin gelmesidir. Birisi takvadan gelen ses diğeri de fısk ve fücurdan gelen sestir. Şems suresinde bakınız kuran nasıl anlatmaktadır
    91/7- Nefse ve ona ‘bir düzen içinde biçim verene’,
    91/8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).
    91/9- Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur.
    91/10- Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.
    İşte kuranda geçen Fücur ve ondan sakınma olayı sadece ve sadece insan oğluna ait bir olgudur. Bunu her aklı olan insan kendisini dinlediği zaman bu farklı seslerin olaylar karşısında kendisine geldiğini hisseder. O zaman Allah insana aklını takvasını ve fıskını veriyor. Ve yol gösterici olarak peygamberler. Kitaplar da gönderiyor.Ve önüne bu yollardan hangisini seçerse. Ona yönelmek ve o yolda ilerlemek için melekleri de veriyor. Üstelik hangi yola giderse sonucunda başına gelebilecekleri de öğretiyor. Sonucuna katlanmak koşulu ile kişiyi özgür iradesiyle baş başa bırakıyor.
    76/3- Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.
    41/40- Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.
    İşte bu kadar ayrıntılarla insanlara her şeyi açıkladıktan sonra kişilerin seçmiş oldukları Yola Dünya hayatında kesinlikle Allah özel bir müdahalede bulunmuyor. Hatta inanan ve Salih amel işleyenlerin güç ve iktidar sahibi olduklarında Ayrı ayrı dinden olanları kendi dinlerini yaşamaları için imkan ve zemin hazırlamalarını istenmiştir.
    4/75-Hem size ne oluyor da Allah yolunda ve: “Ey bizim Rabbimiz, bizleri halkı zalim olan bu memleketten çıkar, tarafından bize bir sahip gönder ve yine tarafından bize bir yardımcı gönder.” diye yalvarıp duran o ezilmiş erkekler, kadınlar ve yavrular uğrunda çarpışmıyorsunuz?
    Kuranda geçen saptırma, hidayete getirme ve bağışlama ifadeleri kişinin kendi seçmiş olduğu ve kendi elinden olan kaderi ile ilgilidir. Bu olayı Başımdan geçen bir anı ile açıklamaya çalışayım. Lise yıllarında matematik dersinden yazılı imtihan olmuş idik. Öğretmen yazılı kâğıtlarını okumaya başladığında arkadaşın bir tanesi kalktı. Öğretmenim bana notu az vermişsin dediğinde ,öğretmen de Hayır evladım ben sana notu az vermedim sen az aldın dedi. Hakikaten bakıldığı zaman öğretmenin dediği çok doğru ve adilane bir söz idi. Öğrenci eğer verilmiş olan soruları tam olarak yapmış olsaydı Adilane görev yapan bir öğretmen için tam not vermekti. Öğretmen ancak öğrencin verdiği cevap kadar not vermiş. Bu anlayışı Kuranda bununla ilgili bir ayetle mukayese ettiğimizde tıpatıp uyuşuyordu
    17/13-Her insanın da kuşunu (nasibini) boynunda kendine takmışızdır. Onun önüne kıyamet günü kendisini şöyle karşılayacak açık bir kitap çıkarırız:
    Her insan dünya hayatında neler yapmışsa onların yapmış oldukları iyi veya kötü olan davranışları kalplerinden geçenler de dahil olmak üzere Kayıt altına alınacaktır. Dünya hayatı Allahın Adalet dağıttığı yer değil dünya hayatı. Allahın insanlara adaletli davranmayı emrettiği yerdir.
    4/135-Ey iman edenler, hak ölçülerle hareket edip adaleti yerine getirmeye uğraşan hakimler,Allah için şahitlik yapan kişiler olunuz. Gerek kendileriniz veya ana-babanız yahut en yakınlarınız aleyhine olsun; gerek zengin, gerek fakir olsun. Çünkü Allah, ikisinden de önceliklidir. Bundan dolayı adaletten uzaklaşıp da nefsinize uymayın. Şahitlik yaparken dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
    Eğer dünya hayatında her varlık eşit olarak yaratılmış olsaydı insanlar arasında ve doğada bir iletişim meydana gelmezdi İletişimi ve etkileşimi meydana getiren farklı yaratılışlarıdır. Rüzgarı meydana getiren sıcak ve soğuk farklılığıdır. Eğer her yerde soğuk veya her yerde sıcak hava olmuş olsaydı. Rüzgar meydana gelmezdi Sıcak ve soğuk havanın yer değiştirme sonucunda rüzgar meydana gelmektedir. Erkek organ veya dişi organ olmamış olsaydı üreme meydana gelmezdi. Akıllı insan veya daha az akıllı insan olmamış olsaydı veya zengin ve fakir diye insanlarda farklılıklar olmamış olsaydı insanlar arasında iletişim olayı olmazdı Bunlar hep Allahın ayetlerindendir. Zengin olmak güçlü olmak akıllı olmak bir avantaj gibi görülse de bunlar Dünya hayatının çekici süslerinden başkası değildir. Eğer güçlü olanlar zayıf olanların haklarını koruyup onlara zulüm yapmazlarsa. Allahın onlara teslim ettiği emanetlere gereği gibi sahip çıkıp korurlarsa Allah katında değerleri vardır. Bilindiği gibi. Dünya hayatında herkes tiyatrodaki aktör ve aktiristlerin yüklendiği rol gibi rol üstlenmektedirler İşte bu rolleri kim Allahın tarif ettiği gibi oynayabilirse odur kazançlı olan. Kuranı Anlayıp da gerçek yaratılış gayesini kavrayabilen akıl sahipleri Dünya hayatında bolluk ve güllük gülistanlık içinde bir hayat yaşamaktansa o bolluk ona hantallık getirip ahiret hayatında ebedi bir cehenneme yuvarlanacağına. Fakir veya sıkıntı çekerek her zaman Allahın sofrasından uzaklaşmadan kısacık dünyadaki hayatının sıkıntılı ve azap içinde geçmesini yeğler ve sefayı ebedi bir ahiret hayatında cennete saklardı. İşte dünya hayatı değişik türde farklı yaratılışlarda olan insanların imtihana tabi tutulduğu yerdir. Allah insanların biri birlerine müdahalesi hariç özel bir müdahalede bulunmamaktadır.
    22/40-Onlar: “Rabbimiz Allah’tır.” demelerinden başka hiçbir haklı gerekçe olmaksızın yurtlarından çıkarıldılar. Allah, insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi, şüphesiz manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan mescitler yıkılıp giderdi. Elbette Allah kendi (dini) ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlü, çok izzetlidir.
    Ayetten de anlaşıldığı gibi İnsanlar biri birini yanlışlık yapmaktan engelliyorlar veya yanlışlığı insanlar biri birlerine yapıyorlar. Yoksa Allah insanlar yanlış yaptıkları zaman evrene koyduğu kurallara uymamanın sonucunda başına gelen belalar hariç İnsanları dünya hayatında cezalandırılmıyor.Evrenin yasalarında. Denize gireceksen yüzmek bileceksin diyor eğer yüzmek bilmezse deniz onu boğar. Ateşin içerisine kendini atmayacaksın diyor. Eğer insan kendisini ateşe atarsa ateş onu yakar. Veya içkinin insana zarar verdiğini söylüyor eğer içerse başına sarhoşluklardan dolayı bir çok belalar gelmesi gibi Dünya hayatında evrenin kurallarına uymamanın cezasını dünya hayatında çekmektedir. Ama Allaha ve onun göndermiş olduğu peygamber ve kitaplara inanıp Salih amel işleyenler yasalara uydukları sürece hem dünya hayatında hem de ahiret aleminde mutsuz olmayacaklardır.
    İşte İnsanlardan Allahın bağışladığı ve hidayete getirip saptırdığı dünya hayatında oluşmaktadır. Kişilerin denenmesi, bunaklık ve ölüm geldi mi Artık Onun Hakkında Karar verilip bitmiştir. Karnesi elindedir.Ahiret hayatında o karne değişikliğe uğratılmayacaktır. Cennette dereceler ve mükafatlar o karneye göredir Cehannem de de cezalar ve dereceler de o karneye göredir.
    Dünya hayatında insanların özgür iradelerinin seçmesi sonucunda Yönünü nereye çevirirse kişilerin o yolda göstermiş oldukları performans onların gidiş yönündeki hidayete getirme bağışlama ve saptırmanın asıl nüvesini oluşturmaktadır.Her insanın kendi yaşamında da bunları hissettiği gibi iyiliğe doğu attığı her adım , Onu daha çok iyilik yapmaya, Kötülüğe doğru attığı her adım da onu daha çok kötülük yapmaya sürüklemesi gibi. İşte insandaki nefsi arındırma veya fıskın boyunduruğuna girerek, onu felakete götürmek insansın kendi elindedir.
    4/115- Kim kendisine ‘dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü’minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.
    4/137- Gerçek şu, iman edip sonra inkara sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkara sapanlar sonra da inkarları artanlar… Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
    Ayetlerden anlaşıldığı gibi, yukarda ki birinci yazılan ayette kişi yolu biliyor doğru ve yanlış ortada, seçme hakkı kendisinin. Alttaki ayette kişi yolların hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu bildikten sonra yine de yanlışı seçip başına bu seçmiş olduğu yanlıştan dolayı başına gelecek olan felaketlerden kendisi sorumludur. İmanda tatmin bulmuş ve onun hazzını tatmış olan bir kişi bunu bırakıp da küfre sapar ve nefsinin vesveselerine kanarak, yanlışı seçerse Allah onu doğruya gelip bir sefer daha fırsat tanıyor İmanda tatmin bularak ikinci bir sefer yine bağışlanıyor. Ve bundan sonra tekrar küfre girip ve küfür artarsa artık o yalama yapmış bir civatanın işlev görmediği gibi işe yaramaz bir hal alıyor. Allah artık onun la bir daha ilgilenmiyor Bunun Adıda. Kuranda Helak olmayı tanımlamış oluyor.
    Allah İnsanlara iki Yol Göstermiştir. Onu Öyle donanımlı bir hale getirmiş ki Her şeyden haberdar. Elbette gösterilmiş olan bu iki yolda kişilik ve kimliğini koymuş olan insanlar için meşakkatler vardır. Bir defa inanan bir kişi için daha çok meşakkat vardır. Kuran buna sarp yokuş diyor. Kazandığı malları zorda kalan ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşma, kendi bulunmuş olduğu dini elinden almak isteyenlerle savaşma, hastalık be başına gerek insanlar tarafından gerekse kendi elinde olmadan başına gelen belalara sabır göstererek. Katlanma bunlardan birkaçıdır. İşte dünya hayatında ebedi bir cennetin, sahibi olabilmek için bazı güçlüklere karşı direnmek,ve elini taşın altına koymak gerekir. Terlemeden ekmek sahibi olunmaz, yorulmadan servet ve rahatlığa kavuşulmaz. Gözümüzü etrafa çevirip baktığımız zaman, o ilerlemiş ilimde teknolojide ileri gitmiş insanlar öyle kolay o mevkilere gelmemişlerdir. Uzun uğraş çaba ve kendilerini o konuya konsan tire ederek ulaşmışlardır. Yoksa Allah onlara imtiyazda bulunmamıştır. İşte Kuranda Geçen isteyene istediğinden verilmesi, Onu Anlatmaktadır.
    17/18- Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
    17/19- Kim de ahireti ister ve bir mü’min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
    17/20- Hepsine, onlara da, bunlara da Rabbinin ihsanından ‘arttırarak-veririz.’ Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir
    Yani Allah bazılarına saptırma eğilimi verip bazılarına hidayete eğilimi vermemiştir.kişilerin kendi istekleri doğrultusunda bunları vermektedir.
    Öyleyse Sonuç Olarak bu kadar bilgi ve incelemelerden sonra Açık Yüreklilikle diyebiliriz ki, Kişi kendi istemedikçe Allah Kimseyi hidayete getirmez, Kendi istemedikçe Kimseyi saptırmaz. Kendisi bağışlanma istemedikçe kimseyi bağışlamaz. Bunlar dünya hayatında ölmeden önce yapılması gerekenlerdir Ölünce zaten artık hüküm ferman verilmiş. söz değişikliğe uğratılmayacaktır. Kimse Allah’a Belki Bağışlar diye Ümit etmesin Allah birini bağışlar birini Bağışlamazsa. O Allahın adalet sıfatıyla uyum sağlamaz.

    .

  40. Hz. İsa’nın tekrar geleceğine dair ilişkilendirilmeye çalışılan bazı ayetler war. Şimdi eğer uydurma hadisler ve hristiyanların inançları olmasaydı o ayetleri acaba o şekilde yorumlayabilir miydik? hiç sanmıyorum. okur geçerdik. Çünkü o ayetler bu hadisleri ve inanışları teyit etmek için bizzat aranarak bulunmuş ve yorumlanmış. Hz. İsa’nın tekrar gelmesi gibi büyük, hatta güneşin batıdan doğmasına yakın büyüklükte bir kıyamet alameti sizce de Kur’anda böyle üstü kapalı bir şekilde değil de daha açıkça belirtilmez miydi? ( tabiki de en doğrusunu Allah bilir )

  41. Hz Isa nin gelecegini iddaa edenlerin hic birinin dayanagi kuran olmamistir. Körü körüne inanip iddaa etmekten baska bir sey degildir bunlarin yaptigi. Bu arada su anki müslümanlarin yanildigi sey sadece isanin gelecegi degilki, bir cok sey de yaniliyorlar. Peygamberi haddinden fazla yüceltmislerde yüceltmisler. Allah islah etsin ne diyim

  42. Ben muslumanim. ama Muhammede tapmiyorum. o bir insandi senin gibi benim gibi. Sirf Muhammede biraz daha tapinmak onu biraz daha tanrilastirmak isa ya paye vermemek icin isanin olmedigini ona verilmis bu payeyi inkar ediyorsunuz.evet muhammed varken nasil olurda isa icin boyle bir ozellik verilir.
    vicdaninizi sorgulayin. muhammede inanmiyorsunuz ve onu takmiyorsunuz bile onu yucelterek kendinizi yuceltmenin pesindesiniz.onu ne kadar yukari yerlestirirseniz siz d eo kadar yukarida olacaksiniz.
    sizi kibrinizden kurtulmaya ve ozgurluge davet ediyorum.
    ozgur olmayan, insan olmayan muslumanda olamaz.
    once insan olsun musluman olmanin on sarti bu. sadece insanlar (gercek insanlar) musluman olabilir. sizin gibi diger varliklara Allah katinda musluman olmaktan sorumlu tutulmamislardir zaten.

  43. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

    İSA a.s mı BEKLEYENLERİN YALANLARI

    1-HEM MUHAMMEDSAV. İN SON PEYGAMBER OLDUĞUNU SÖYLERLER , HEM DE İSA a.s GELECEK DİYEREK : İSA A.S MIN MUHAMMED SAV. DEN SONRA GELECEĞİ DOLAYSIYLA SON PEYGAMBERİN İSA a.s OLACAĞINI İDDİA EDEREK YALAN KONUŞURLAR.ALLAH C.C NİN SON PEYGAMBER MUHAMMED SAV. OLDUĞU HÜKMÜNÜ AYETİNİ YALANLAYARAK YALAN KONUŞURLAR. AHZAB SÜRESİ 40. AYET: “Muhammed içinizden hiç kimsenin babası değil. O, Allah’ın elçisi
    ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.”
    2-HEM İSA peygamber gelecek DERLER ,HEM DE İSA a.s HAKEM OLARAK GELEÇEK DERLER.PEYGAMBER OLAN İSA a.s mı HAKEME indirirler.İSA a.smın PEYGAMBER rütbesini sökerek peygamberlere imanı bozarak YALAN KONUŞURLAR.
    3-İSA a.s MIN ÖLDÜĞÜNÜ ALLAH C.C MAİDE 116 VE 117.AYETLERDE İSA A.S MA AÇIKLATMIŞTIR.
    116- Hani Allah “Ey Meryemoğlu İsa sen mi, Allah dışında beni ve Anneni ilah edindin ” dedi. İsa şöyle dedi; “Haşa seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim, gerçek olmadığı bildiğim bir sözü söylemek bana yakışmaz, eğer böyle birşey söyleseydim sen bunu bilirdin, Sen benim içimdekini bilirsin, fakat ben Senin özündekini bilemem, hiç kuşkusuz Sen gaybleri bilensin.
    117- Ben onlara sadece bana emrettiğini yani “Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz dedim. Aralarında bulunduğum sürece onların üzerinde gözetleyici oldum. Fakat sen canımı alınca onların tek gözetleyicisi Sen oldun. Her şeyin şahidi Sensin.
    İSA a.s ölmedi DİYEREK YALAN KONUŞURLAR.
    4-TEVRATTA İSA a.s mın VE MUHAMMED SAV. İN GELEÇEĞİ , İNCİLDE MUHAMMED SAV.GELEÇEĞİ AÇIKLANMIŞTIR.
    KUR’AN DA İSA a.s MIN 2.DEFA GELEÇEĞİ YOKTUR.
    AL-İ İMRAN 144 .AYET : Muhammed sadece bir peygamberdir. Ondan önce daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi eğer o ölür ya da öldürülürse topuklarınız üzerinde geri mi döneceksiniz? Kim iki topuğu üzerinde geri dönerse bilsin ki, Allah’a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenleri ödüllendirecektir.
    İSA a.s da DİĞER PEYGAMBERLER GİBİ GELDİ-GEÇTİ……İŞTE ALLAH C.C 2. DEFA HİÇBİR PEYGAMBERİN GELMİYECEĞİNİ BİLDİRİYOR. BUNA İNANMAYAN İSA A.S MI BEKLEYENLER YALAN KOHUŞUYOR….
    5- KIYAMET GÜNÜNÜN HABERCİSİ KUR’AN OLDUĞUNU ZUHRUF SÜRESİ 61. AYET AÇIKLAMIŞTIR. BU AYETTE İSA KELİMESİ OLMADIĞI HALDE KIYAMET HABERCİSİ DİYE İSA a.s mı KIYAMET HABERCİSİ DİR DİYE SÖYLEYEREK YALAN KONUŞURLAR.
    ZUHRUF 61.AYET :Kur’an kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir. O saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin, buna uyun. Doğru yol budur.
    6-İSA a.s mın 2. DEFA GELECEĞİNİN UYDURUK SENARYOSUNU YAZDIKLARI ARAPCA ORTABOY KİTAPCIĞIN SON SAYFASINDA :
    ‘’isa a.s ölecek.müslümanlar cenaze namazını kılacaklar.muhammed sav. İn yanına defnedilecek’’
    Diye yazılmıştır.
    YANİ İSA a.s 2. Defa ÖLMÜŞTÜR.AMA KIYAMET KOPMAMIŞTIR.İNSANLAR NORMAL HAYATI YAŞAMAKTADIR. KIYAMET HABERCİSİ YALANINI ALLAH C.C BİZZAT KENDİ ELLERİYLE KENDİLERİNE YAZDIRMIŞTIR.
    7-İSA as. Mın MUHAMMED SAV. İN ŞERİATI ÜZERİNE OLACAĞINI SÖYLERLER.
    HEM DE CİZYEYİ KALDIRACAĞINI İFTİRA HADİSLE AÇIKLARLAR.MUHAMMED SAV. İN ŞERİATINDA OLAN CİZYE ALMAYI YALANLARLAR.TEVBE SÜRESİ 29. AYET : Allah’a ve Ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Peygamber’in haram kıldığı şeyleri haram saymayan ve gerçek dinî benimsemeyen yahudi ve hıristiyanlar ile, bunlar size boyun eğip kendi elleri ile cizye verene dek savaşınız.
    BU AYETİ DE KABUL ETMİYEREK YALAN KONUŞURLAR…
    8-İSA a.s HAKEM GELDİĞİNDE HERKESİN TÜM DÜNYANIN MÜSLÜMAN OLACAĞINI SÖYLEYEREK ALLAH C.C NİN RAHMAN VERAHİM SIFATLARINI KABUL ETMEYEREK YALAN KONUŞURLAR.
    İSA a.s PEYGAMBER GELDİĞİNDE 12 KİŞİ İMAN ETTİ.İSA a.smın hakem geldiğinde HERKESİN İMAN EDECEĞİ YALANDIR.
    9- İSA a.s mı bekleyenler MUHAMMED SAV. MİN HAKKIYLA GÖREVİNİ YAPMADIĞINI EKSİK BIRAKTIĞINI İSA HAKEM GELİNCE TAMAMLAYACAĞINI İDDİA EDEREK YALAN KONUŞURLAR.HİRİSTİYANLARI UYARMAK İÇİN MUHAMMED SAV. İN GELDİĞİNİ KABUL ETMEZLER…
    MAİDE SÜRESİ 19. AYET: Ey verilen kitaplara iman etmiyen (hiristiyanlar .. yahudiler….)”Bize bir müjdeci, bir uyarıcı gelmedi ” demeyesiniz diye peygambersiz geçen bir ara dönemin arkasından size gerçekleri açıklayan peygamberimiz geldi. İşte size müjdeleyici, uyarıcı geldi. Allah’ın gücü her şeye yeter.
    10- İSA a.s mı BEKLEYENLER 2000 YILDIR BEKLİYOR.500. BEKLEME YILLARINDA MUHAMMED SAV. GELDİ .571.MUHAMMED SAV.E İNANMAYIP BEKLEMEYE DEVAM EDENLER KAFİR OLARAK HİRİSTİYAN OLARAK ÖLDÜLER.BEKLEMEKTEN VAZGEÇENLER MUHAMMED SAV.E İMAN ETTİLER VE SAHABE OLDULAR
    ŞİMDİ TÜM BU GERÇEKLERE AYETLERE RAĞMEN İSA a.s mın 2. Defa geleceğini söyleyenlerin MÜSLÜMANIM DEMELERİ ÇOK BÜYÜK BİR YALANDİR.İNŞALLAH HİRİSTİYANLAR GİBİ KAFİRLERDİR.
    ALLAH C.C VEKİLİMİZ OLSUN.

  44. Babam Bana Hep Şunu Söyler Hz. Peygamber Efendimize Ait Olduğu Söylenen Hadislerde Bile Kuran’ı Kerim’le Uyuşmuyorsa Bu Hadisin Gerçekliği Olamaz Çünkü Şüpesiz Kuranda Yanlış Yoktur. Demek istediğim Cevap Bulamadığında Soruna Kuran Senin Kurtarıcın Ve Cevabındır. Ruh Hiçbir Zaman Ölmez Beden Ölür Ve Allahın Huzurunu Çekilir. Hadda Beden ölmedende Allah Tarafından Vadesi Dolan Ruh Çekilir Çok Sağlam Bedende Ölmüş Olur Demek istediğim Allah Bir insanı Dilerse Kalpsizde Yaşatır Çok Sağlıklıykende O Bedeni Öldürür. Allah Herkeze Hayırlı Ölüm Nasip Etsin.

  45. Hz. isanın Geleceğine inananlar Kuranı Kerimi Hiçmi Okumuyorlar ALLAH’dan Başka ilah Yoktur Hz. Muhammed Onun Peygamberi Alemlere Rahmet Olarak Gönderilmiştir Kitabı Kuran Ondan Başka Peygamber Kitap Gönderilmeyecek Diyor. Ne Demişdim Dediğiniz Bir Söz Yada Hadis Kuranla Alakası Yoksa Aslı Yoktur Şüphesiz Kuranda Yanlış Yoktur.