Kuran'da Biz İfadesi

Bazı Kuran ayetlerinde neden biz ifadesinin kullanıldığı tam olarak anlaşılamadığından bu konu bir takım soruları beraberinde getirmektedir. Bu konu şu şekilde ele alınabilir. Kuran’da Allah kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini de, birinci tekil şahıs olarak “Ben” ifadesini de kullanır. Bu Arapçanın dil özelliğinden kaynaklanır. Arapçada ve başka bazı dillerde de azamet, yücelik ifadesi olarak bazen bir kişi kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini kullanır. Nitekim gerek Türkçemizde, gerek başka dillerde karşımızda tekil şahıs varken yücelik, saygı ifadesi olarak ikinci tekil şahıs olan “Sen” yerine “Siz” demekteyiz. Türkçede tekil olarak yaptıklarımız için de bazen birinci çoğul olarak “Biz” ifadesini kullanırız, fakat bu karşımızdaki tekil şahıs için çoğul olan “Siz” ifadesini kullanmamız kadar yaygın değildir.

Kısacası, Allah tevazu yapmaz, tevazu insanlara yaraşır, Allah için değildir. Allah azametini, yüceliğini, saygınlığını belirtmek için bu ifadeyi kullanır. Kuran Arapça inmiş bir kitaptır, bu yüzden Kuran’da Arapça dil özellikleri, Arapça deyimler bulunur. Allah’ın tekliği tüm Kuran’ın en temel mesajıdır ve Kuran’ın yüzlerce ayetiyle apaçıktır.

Bir noktayı daha belirtmekte fayda vardır. Kuran’da Allah kendisinden birinci şahıs olarak bahsederken hem tekil “Ben” ifadesini, hem azamet, yücelik, saygınlık belirtisi olarak çoğul olan “Biz” ifadesini kullanır. Fakat Allah’tan ikinci şahıs olarak bahsedildiğinde hep ikinci tekil “Sen” ifadesi geçer, hiçbir zaman ikinci çoğul olarak “Siz” ifadesi geçmez veya Allah’tan üçüncü şahıs olarak bahsedildiğinde hep üçüncü tekil “O” ifadesi geçer, hiçbir zaman üçüncü çoğul “Onlar” ifadesi kullanılmaz. Oysa Kuran’da binlerce defa Allah’tan ikinci veya üçüncü şahıs olarak bahsedilmiştir, bunların biri bile ikinci çoğul veya üçüncü çoğul şahıs değildir. Bu da başta dediğimiz gibi; bu ifadenin Arapçanın dil özelliğinden olduğunu gösterir.
Kaynak: http://www.allah.gen.tr/?p=260#more-260

 
  1. peki kurandaDEKİ lafıyla neyi kasdediyo saYIN ADMİN
    XXXX
    Peygambere yönelik bir hitap olabilir.
    Admin
    XXX

  2. s.a.

    “Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak’ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir.”
    (MÜMİNUN SURESİ, 14)

    “Siz Ba’le tapıp da yaratıcıların en güzeli (olan Allah’ı) mı bırakıyorsunuz?”
    (Saffat, 125)

    Yukarıdaki ayetlerde neden yaratıcıların gibi bir çoğul ifade kullanılmış, açıklar mısınız?

    XXX
    Allah bir çok sıfatını böyle kıyaslama yaparak bize tanıtıyor Kuran’da. Mesela merhamet sıfatı. Ayette Allah’ın merhamet edenlerin en merhametlisi olduğu vurgulanıyor.
    Merhamet sıfatı gibi yaratıcılık sıfatı da insanda ve diğer canlılarda tecelli ettiğini düşünüyorum. Örneğin insan başka bir insanın doğumuna vesile olarak bu sıfatı tecelli ettiriyor. Bu örnekler çoğaltılabilir.
    Merhamet sıfatı örneğinde olduğu gibi yaratıcılık sıfatı da tümüyle Allah’ın sahip olduğu özelliklerde olmuyor. Ama o sıfatın bir tecellisi hükmünde oluyor diye düşünüyorum.
    Admin
    XXX

  3. “Mesela, Batılı Kur’an eleştirilerinde sık sık Kur’an’da Allah’a yapılan atıflardaki tutarsızlığa değinilir: Genellikle tek ve aynı ifadede, “Allah” isminden “O”, “Biz” veya “Ben” zamirine; “O’nun” zamirinden “Bizim” veya “Benim” zamirine; “O’na” zamirinden “Bize” veya “Bana” zamirine geçişler gibi… Onlar bu değişikliklerin tesadüfî olmadığının ve hatta “şiirsel bir serbestlik” olarak bile tanımlanamayacağının farkında değiller. Gerçekte, bunların maksatlı değişmeler olduğu açıktır:

    Allah’ın bir “şahıs” olmadığını ve bu sebeple fanî varlıklar için kullanılan zamirlerle tanımlanamayacağını vurgulamak için kullanılan dilbilime ilişkin araçlardır.”

    Muhammed Esed; Kur’an Mesajı Meal-Tefsir syf: XXII;

    “Kur’anî Dünya Görüşü’nün tutarlılığı ve insalık durumu açısından anlamı, müslüman olmayan okuyucunun gözünden kaçar ve Avrupalı ve Amerikalı oryantalist literatüründe genelllikle “tutarsız bir dağınıklık” diye adlandırılan şeyin arkasında gizlenip kalır”

    cümlesine düştüğü dipnottan alıntıladık.
    Selamlar…

  4. bakın bazı ayetlerde rabbimiz derki
    51:56 – Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım
    gördüğünüz gibi rabbimiz yaradılışta herşeyin kendi taktiri olduğunu benimsetmiştir biz kelimesine gelince bakın mesela

    31:10 – O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.

    dünyada tabiyat olaylarıyla ilgili melek vardır ve bu meleğe yardım eden melekler vardır mesela yağmuru yağdıran rad adlı bir melektir bazan rüyalar görürüz bu rüyaları bir hazırlayan birde gösteren melekler vardır rabbimiz çok mütevazidir bu kulları yok saymaz yukardada anlattığım gibi yaradılış ve hesap sorucu yaratıcı rızk verici sadece kendisidir meleklere ihtiyacı yoktur zamandan ve mekandan münezzehtir kuran ı kerim indiği zaman şiirlere çok değer verilirdi nitekim kuran ı kerim indiği zaman şiirler mahvoldu o zaman tarihten silindi rabbimiz en güzel şekilde anlatmış biz yer yüzünü koruyan bir tabaka yaptık o meleklere emretti melekler yaptı ol dedi oldu rabbimizin emrinde sayısız melek vardır ALLAH EN DOĞRUSUNU BİLENDİR

  5. Adnan bey yukarıda adminin de söylediği gibi Allaha mütevazilik sıfatı verilemez.Allah her şeyin rabbi olduğu için mütevazi davranacağı bir kimse yoktur.Biz insanlar birbirimize ululuk taslamamak için mütevazi olabiliriz,çünkü hepimiz birbirimize denk’iz ve bizden yüce Allah var. ama Allah zaten uludur, ondan üstün de yoktur, ve Onun ululuğunu göstermesi bizde kıskançlık, kibir oluşturamaz.Bu yüzden mütevazi sıfatı Allah a yakışmaz.
    Selam..

  6. s.a.

    Açıklamanız için teşekkürler.

  7. “VE ALLAH DER GERÇEĞİ VE O İLETİR YOLA” (33 AHZAB , AYET 4)
    ALLAH BİR ,ALLAH GERÇEĞİ SÖYLER,BİR OLDUĞU HALDE KENDİSİNE BİZ DEMEZ.
    KURANDAKİ BİZ KELİMELERİ ALLAHIN KENDİNE MAHSUS İFADELER DEĞİLDİRLER.
    ÖYLE OLSA ALLAHIN ÇOK OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK GEREKİR.ÇÜNKÜ ALLAH GERÇEĞİ SÖYLER. İNSANLARIN SÖZÜ KULLANIŞLARINDA YAPTIKLARI YANLIŞLARI BİR DEĞER
    OLARAK GÖREMEYİZ.BU SEBEPLE KENDİSİNE BİZ DİYEN YANLIŞ KELİME KULLANANLAR BU KONUDA ÖRNEK GÖSTERİLEMEZ.ÖYLEYSE “ALLAH YARATANLARIN EN GÜZELİDİR” MEALİNDEKİ AYETİ NASIL ANLAYACAĞIZ. KURANDA KULLANILAN YARATMA FİİLERİNDE ALLAHDAN BAŞKA KİMLİĞİ BELİRSİZ ÇOĞULLAR VARDIR.ALLAHDAN BAŞKASI HAKKINDA KULLANILAN VE KİMLİĞİ BELİRLİ BİR YARATMA ÖRNEĞİ (SELAM ONA) “ÎS” HAKKINDA KULLANILIR. BU DURUM ALLAHIN, İZNİYLE, DİLEDİĞİNE YARATMA KABİLİYETİ VERDİĞİNİ İSBAT EDER.
    ÖYLEYSE YÜCE ALLAHI “YARATANLARIN EN GÜZELİ” OLARAK TARİF EDEN CÜMLEDE BELİRTİLDİĞİ GİBİ ALLAHIN İZNİYLE, İKRAMIYLA YARATANLAR VARDIR.
    ALLAHI “MERHAMET EDENLERİN EN MERHAMETLİSİ” OLARAK TARİF EDEN CÜMLEDE DE ,BENZER BİR DURUM VE VEYA KULLARA VERİLMİŞ OLAN BİLDİĞİMİZ MERHAMET EDİCİLİKLE İLGİLİ BİR İFADE OLMASI AKLA UYGUNDUR.
    SONUÇTA BİZ İFADESİNİN KULLANILDIĞI YERLERDEKİ SIRADAN KİŞİLERİN YAPMASI UMULMAYAN FİİLLERİ YAPANLAR ÇOĞUL KİŞİLERDİR. BU FİİLLERİN DĞRUDAN FAİLİ TEK OLAN ALLAH DEĞİLDİR . YÜCE ALLAHIN BU FİİLLERİ İŞLEYENLERLE BİRLİKTE ANILIP ANILMADIĞINA DAİR BİLGİM OLMASA DA BU DAHİ MÜMKÜN OLABİLİR.ANCAK BUNUN GİBİ FİİLLER BİZ İFADELERİ ANLADIĞIM KADARIYLA MELEKLERE AİTTİR.ALLAH EN İYİ BİLENDİR .BUNA ÖRNEK OLARAK (19 MERYEM,AYET 63 VE 64 )Ü OKUYABİLİRSİNİZ .”VE SAĞ OLSUN KİM UYDU (GERÇEĞE) İLETENE” (20 TAHA,47)

  8. tabiki öyle ama ama sandığın gibi anlatmak istemedim yada sen sandığım gibi anlamadın yüce ALLAH zamandan ve mekandan münezzehtir bütün eksiklikerden uzaktır büyük arşın gerçek sahibidir rabbimiz ebedi ve ezelidir rabbimizin isimlerine ve anlamlarına bakarsan ne kadar merhametli olduğunu görürsün… sıatları na gelirsek ben öyle birşey idda etmedim rabbimizin bizi ne kadar sevdiğini anlatmak istedim bunu anlatırken kelimelerin yerini değiştirmiş yada karıştırmış ola bilirim ama böyle tepkili olmaman gerek ben hata yapıyorsam sende o hatayı düzelt hataya hata yakışmaz zaten benim rabbim mütevazi dediğimiz terimide yaratandır görüneni ve görünmeyenide yaratandır bilineni ve bilinmeyenide yaratandır o sinelerin özünü bilir o yüzden sen rahat ol

  9. Sayın Allahınkılıcı Allah elbette doğruyu söyler fakat biz demesi kendisine adminin de dediği gibi bir ululuğa işaret eder. İnsanların kendisine biz derken hata yaptığını söylüyorsunuz.Ama bu, dilin oluşumunda azamet göstergesi olarak kulllanılabilen bir ifadedir.Elbette kelimeye anlamına bakmadan bakarsak yanlış kullanım olur ama burada biz kelimesi dilde tanımlanmış yani insanlar arasında azamet göstergesi anlamında tekil şahısa kullanılması için anlaşma yapılmıştır.Siz bir kelimenin anlamına bakmadan algılamaya çalışırsanız o zaman birçok kelime hatta cümle hiçbir anlam ifade etmez.Deyimler gibi mesela.Başıma çorap örecek derken biz başımıza gerçekten bir çorap örüleceğini düşünmeyiz,başımıza bela getirecek vs. anlamındadır..Yani demek istediğim, dil zaten insanların kendisine anlam yüklediği bir sistemdir, yoksa dil diye mutlak ve insandan önce var olan bir “kendinde şey” yoktur ki yanlış kullanılsın sizin dediğiniz gibi.O yüzden Allahın bunu kendisi için kullandığını düşünüyoruz.Ki kuranı bu şekilde okuduğumda ben çok daha yakınlaştığımı hissediyorum Rabbime.

    Selam.

  10. ALLAH A MÜTEVAZİ SIFATI VERİLEMEZ AMA DİKKAT EDERSEN ZAMANI VE MEKANI YARATANDA ODUR HERŞEY ONUN OLDUĞU İÇİN SÖYLEMEKTE SAKINCA GÖRMEDİM ÜSTELİK RABBİMİZ ÇOK MERHAMETLİDİR VE DİKKAT EDERSEN MERHAMETİ YARATANDA ODUR

  11. Allah razı olsun benım guzel kardeşlerım allah hızmetnız artırsın

  12. Merhabalar, sitenizi googleda dolasirken tesadufen buldum ve burada bir soruyla karsilastim ve adminin cevabini da okudum. Allah neden kendinden bahsederken Biz diye bahseder? Allah sadece Kuran’i Kerim’de bu sekilde kendinden bahsetmez, Incil’de de bu sekilde bahseder yani vurgulamis oldugunuz gibi arapcadan kaynakli bir durum degil bu. Semitik dillerin hepsi icin gecerli olmasi gerekirdi bu durumun. Allah Birdir yardimciya ihtiyaci yoktur, kendisi icin yardimci olacak yardimcilari da kendisi yaratmistir ve onlarin her birini gorevlendirmistir. Bunlara melekler denir. Bir is yapilacagi zaman Allah katinda Allah meleklere buyurur ve melekler o verilen gorevi yapar, bazen bu durumda Allah sadece emir veren olarak kalir. Biz derken bahsetmis oldugu sey meleklerle yaptiklari is olur o zaman. Burada meleklerin gercekten eylemci olduklari rahatlikla anlasilir. Bunun yanlis anlasilacak ya da Allah’i eksik gosterecek herhangi bir sifat aranmasin. Allah o meleklerin de yaraticisidir. Cebrail (as) en onemli gorevlilerden biriydi ve o araciydi cunku Allah bizzat yeryuzune gelip, insanoglunun icinde ayetlerini aciklamak gibi bir seyi yapmaz.

    Bir baska yorumda da yaraticilarin en guzeli derken birden cok yaraticidan bahsedildigi anlami cikarilmis. Kuran-i Kerim bunu tamamen reddettigi icin boyle bir anlam cikarilmasi da soz konusu olamaz. Bu bir benzetmedir yani ; o sizin tapindiklarinizdan ( yaratici sandiklarinizdan) daha guzeldir ki o donemde Mekke halki Kabe’de bulunan ve kendilerine Allah’in kizlari dedikleri putlara taparlardi.

    Selam ile kalin

  13. Adnan kardeşim merhaba. Ben tepkili olduğum için yazmadım o cevabı. Sadece bildiğimi yazdım. Sadece kendi düşüncemi yani. Neden tepkili olayım ki?Sert bir yazıysa gerçekten kusura bakma ama iyi niyetle yazdığıma inanıyorum.Sevgiler.

  14. Selam adnan kardeşim. Ben tepki göstermedim orada yanlış anladın. Sadece bildiğimi söyledim. Sert bir yazı gibi göründüğü için özürdilerim.Selamlar..

  15. Nilay hanım,

    Allah işte zaten melekleri yarattığı için biz demez.Ve Allah herşeyi ilmiyle kuşatmışken emir veren olarak kalması söz konusu olabilir mi?
    Sonra Cibril olsun diğer melekler olsun hepsi Allahın birer ilim ürünüdür.Eğer diyorsanız melekler Allahtan gayrı değil,o zaman Allah şöyle mi diyor biz derken:Ben ve ilmimin bir parçasının ürünleri(yani biz)!Oysa herşey ben kelimesiyle açıklanmış olmuyor mu?
    Ya da diyorsanız melekler Allahtan gayrıdır, öyleyse Allah melekleri yaratınca, meleği yaratan ilmi kendisinden koptu mu?Melek olarak dışarıda görev mi yapıyor o ilmi?Hayır haşa.O ilim hala Allahın nezdinde duruyor.Yine biz demesi söz konusu değil dediğiniz anlamda.
    Bu yüzden iki durumda da Allah ın kendisine biz demesi söz konusu.

  16. Bu kadar delil varken (bilimsel ve insanın kendi vicdanın su evrene bi bak neler var nasıl var nie var die bas bas bagırdıgı dusunsel acıdan) daha ne die kelimelere takıyor ki insan?..bilmezmiki su anda onunda duran PC ya da laptop hicbirsekilde tesaduf yada sebeplerin bir araya gelmesiyle olusamaz ama buna ragmen herseyin evrimle aşama aşama olusmasını nasıl kabul edebilir..bırakılm bole zihin karıstıran kelimele de Kuran-ı Kerim’în bize gosterdigi delillere bakalım ve iman edelim..gormedigim seye inanmam demek aklın gorevini goze yuklemektir..bu da zaten aklın kendi kendini zehirlemesi demektir herhalde..Kuran’ın Hak olduguna belkide sayamayacagımız kadar delil var..bunları gorur insan ama iste egosunun negatif telkini ile bunu bile bile gore gore reddeder..simdi bunu yapan evrimci akıl mı bilimcidir????…

  17. yoo gayette mütevazi olabiLir aLLah.hatta bazı ayetlerde ve hadislerde utanmasından dahi söz edildiği olmuştur.’mümin bir kulun elinin boş dönmesinden haya eder’hadisi örneğin.ki kutubi sitte yada hadis deryalarında görebilirsiniz bu hadisi.o sebeble allah mütevazilik niye yapsın yada mütevazi olmaz diye birşey söz konusu değil.ayrıca biz ve ben tartışmasının esas ana kaynağıda 1arapça dil kültüründen vede 2yaradanın kula onun anlayacağı şekilde hitap etmesinden geliyor.kuran bir kuşun anlayışıyla samanın altındaki yemi gören allah betimlemesi kullanır.dikkat edin evreni kainatı gören allah demiyor.örnek kuş ise kuşa ait betimlemeler kullanıyor.bu dile hakim olmakta mealden çok tefsirden geçiyor.yoksa düşünün allah ol der oluverir neden melekler var?yardımcısı mıdır?hayır.emirlerini yerine getirme söz konusunda akıllarda bir allah şekillenmesi olur,yani bir sistem kurgusu.allah kullarına birçok şeyi anlatırken anlaşılabilecek şekillerde anlatmıştır.buda ben ve biz durumunun ikinci sebebidir.ve hepinizin dediklerine ayrıca katılıyorum sadece eklemek istedim.teşekkürler.

  18. arkdaşlar öncelikle sizlere saygılar ve selamlar olsun benim fikrime göre Allah ayetkerinde biz kelimesini benimle birlikte yardımcı olanlar yardım edenler manasında söylüyor olablirmi? Haşaa Allah’ın elbette kimseye ihtiyacı yoktur O Tektir.tabikide yalnız ayetlerde biz ben beraber yapılmış izlenimi taşıyor biliyorum sorular kalbi köreltir yalnız öğrenmedende şeytan gelir yanlış fikiler sunar öğrenmedende olmaz yani bu site yapımında emeği geçen herkese iyi çalışmalar Allah emeklerinizi boşa çıkarmicaktır

  19. Daha önce buraya yorum yazmıştım cuma namazında okunana ayet aslınada gerçeği bilin ama susun diyor alttan alta malesef her cuma okunur diye Bu Allahın ve HZ muhammedin inkarı anlamınada geliyordu…lakin çok pişmanım şu an sizde hakkınızı helal ediniz nedenine gelince bi şey farktetim şöyleki

    Kuranda lokman suresi 34. ayetinde bu bilgiler verilmektedir:
    “Kıyamet saatini bilmek ancak Allah’a mahsustur. Yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir, kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah şüphesiz bilendir, her şeyden haberdardır.” (Lokman 34)

    kimileri artık anne karnındaki çoçğun, yağmurun ne zaman yağacağının bilindiğini bunun çelişki olduğuınu süsleye püsleye anlatmışlar amaç bizi kendi dinimiz ve kültürümüzden soğutmak sonra buharide şu hadisi aynı forumda gördüm

    ‘’Şöyle demiştir: Muhammed buyurdu ki: Gayb`ın anahtarları beş (tane) dir ki, onları Allah’tan başkası bilemez. Yarın ne olacağını (Allah’tan başka) hiçbir kimse bilemez. (Ana) rahimleri(n)de ne(ler) bulunduğunu (Allah’tan başka) hiçbir kimse bilemez. Hiçbir nefs yarın (hayr ü şer) ne kazanacağnı bilemez. (Keza ) hiçbir nefs hangi tarzda öleceğini bilemez. (Allah’tan başka) hiç bir kimse de yağmurun ne zaman geleceğini bilemez.’’ ( Buhari, hadis no:546 )

    ”Şüphesiz saatin ilmi Allah katındadır.
    Ve yağmuru indirir.
    Ve rahimlerde olanı bilir.
    Kişi yarın ne kazanacağını idrak edemez,
    Ve kişi hangi yerde öleceğini idrak edemez.”

    Şimdi bunların hepsini okyunca Allah yağmuru bilir demiyor indirir diyor keza bilir dese bile o meteorolojide olduğu gibi tahmin değil bizzat sevk irade sınırları çizme şeklinde örneğin bir yerde yağmur yağarken 1kaç kilometre ötesine hiç damla düşmüyor sınırları çizilmiş yani

    rahimdeki çocuk meselesine gelince orda tek söz konusu olan cinsiyet değil ‘(Ana) rahimleri(n)de ne(ler) bulunduğunu’ burda hadisten de anlaşılacağı üzere çocuğun hayırlı mı şer mi olacağı nerede nasıl yaşayacağı ne yapacağı giibi durumlardan söz ediliyor

    yani siznde de değiniz gibi kuranda çelişki yoktur çelişki bizim zihnimizde ve kelimelerinin anlamlarını bugünkü karşılığyla düşünmemezdedir çünkü kelimeler yüzyıllar geçtikçe anlam genişlemesine daralmasına olumluluğuna olumsuzluğuna uğruyor mesala canavar bundan iki yüzyıl önce canıvar canlı olan anlamıyla kullanılmaktadır bugün ise canavar öcü anlamaıyla yani sonuç olarak kuranda çelişki yoktur çelişki bizde,bilgisizliğimizde ve düşünme şeklimizdedir biz bugünün kavramlarıyla ,buggünün bağlamında düşünüyoruz halbuki ilahiyatçılar eski metinlerden kuranda geçen o kelimenin o zaman da hangi anlamda kullanıldığını biliyorlar ilm vebilimle bu işi yapıyorlar

    http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9599&page=3

    şu linkde bilgili bir müslüman kardeşimiz olan olan abdülkadir arkadaşımızın cevpları karşısında ateistlerin acziyetini daha iyi anladım tavsiyemn konuyu baştan sona okuyunuz ben tüm msjları baştan sona tarafsız bir gözle okuudğumda kuranda çelişki olduığunu idda eden zihniyetlerin acziyetini ne yapmaya çalıştıklarını sığ mantık oyunlarını daha iyi anladım

    Sizden arzum daha önce ”cuma namazında okunan ayetin aslında GİZLİDEN GİZLİYE gerçeği bilin ve susun Allah ta muhammette aslında yok gerçeği bilipte susarsanız ariflik edersiniz” anlamında olduğunu idda eden sahte isim ve maille bir yorum yazmıştım bu yorum sebebiyle hakkınız helal edin Allahım ne körmüşüm bilerek veya bilmeyerek seni ve elçin ve kulun olan peygamberim hz muhammedi inkar eden tüm yorumlarım sözlerimden sana sığınırım affet yarabbi…BURDAKİ MAİL KULLANDIĞIM MAİLDİR HAKKINIZI HELAL ETTİĞİNİZE DAİR BİR MAİL ATARSANIZ BENİ MESUT ETMİŞ OLUSUNUZ YOKSA BENİ ALLAH AFFETSİN ALLAHIM SEN BİZİ SIRAT-I MUSTAKİMDEN AYIRMA AMİN

  20. Allah razı olsun sayın site yöneticisi sizden çok güzel açıkladınız elinize yüreğinize sağlık …

  21. Yüce Allah sizden razı olsun çok güzel paylaşımlar. Faydalı ve bilgilendirici.

  22. birde meleklerin istihdamı var…allah meleklerini yaptığı bir şeyde istihdam etmişse onlarada pay aırıyor ve ”biz”diyor..ama dediğiniz gibi asıl vurgu yücelik vurgusudur…ama bunuda belirtmiş olayım..

  23. Biz kelimesini kullanması çok anlamlıdır. Tevratta yaradılışta da aynen kullanılmış olup, yahudiler de müslümanlar gibi mütevazilik ve meleklerden dolayı demişlerdir..
    ALLAHIN mütevazi değildir, yarratıklarını da meleklere bırakmaz.
    Bir çok surede yaratma özelliğinin kendisinde olduğunu söyler, ancak Al-i İmran 3:48-49 okunduğunda bu özelliğin varlığın içinde olan ruhunun(nisa 4:71)veya sözünün yaratıcılığı vurgılanır.
    İnsnlarla iletişimi de böyledir.
    Bu durum karışıktır.Tek ALLAH ama insanlarla ve evrenle ilişki kuran 3 farklı yönüdür. Ben acaip şaşırmıştım ilk karşılaştığımda. Hz. Muhammed de kavrayamamış anlaşılan. Allahı 3ün biri yaptıkları deyince…HAŞA…
    ALLAH çok engindir onu sadece okumakla anlayamayız. Ancak Ruhunun yardımıyla yaşayarak kendisini anlaşılabilir kılar. Sözüyle de bizi özgür kılar.
    Şöyle bir örnek vereyim. Aslında hayat da 3 parçadan oluşmakta..
    mesela…
    zaman: geçmiş + şimdi(an) + gelecek =3
    madde: katı + sıvı + gaz = 3
    hacim : en + boy + genişlik = 3
    doğum yaşam ölüm =3
    Ne kadar ilginç değil mi?Hiçbirini birbirinden ayıramazsanız..
    Allah ın yarattığı herşey onu yansıtır, buna fizik de, insanlar da dahildir.
    ALLAH birdir, gerçeği arayan onu bulacaktır, gerçek te onu özgür bırakacak ve sonsuza dek Rable olacaktır.
    saygılar,
    ahmet

  24. Kur’an-ı Kerim’in en güzel yönlerinden biriside belagat ile söylenmesidir. Bediüzzaman İşaratül İcaz kitabımda detaylı olarak değinmiştir buna.

    Belagat tefsirlerinde de hiçbir zaman Krandaki bir ifadenin tek bir manası olamaz. İfade ettiği tüm manalar manasını ters manaya yorumlamadıkça geçerlidir. Kuranın yedi kelamda indiği üzerine bir hadisi şerif var. Ve rahman ayetlerini azab azab ayetlerini rahman olarak yorumlamadıkça tüm manalar doğrudur diyede bir hadisi var efendimizin (sav). O yüzden biz ifadesi azamet ve ululukta ifade eder, bahsedilen konuda görevlendirdiği melek/enbiya/evliya gibi kullarınıda ifade eder.

    Öteki türlü bu bir sıfat eksikliği olurdu. Çünkü Allah kendi istediğini ifade etmekten aciz değildir. Tek bir manaya gelseydi eğer, diğer ifade ettiği manalar boşta kalacak ve o bışta kalan manalar anlamsızlık taşıyacaktı. Ama öyle bir şey söz konusu değildir. Kuranda ifadenin taşıdığı her mana ayro ayrı hakikatlere işaret eder. MaaşAllah elhamdülillah önemli bir yönüdür Kuranı Kerimin.

  25. değerli kardeşim kafama takılan bir soru var . bir insan bir insanı öldürdüğünde tüm nsanlığı öldürmüş gibi günaha girer ya . Bu öldüren insan sonradan pişman olsa fakat işlediklerinden dolayı haşa Allah ın kendini affetmeyeceği düşüncesine kapılsa , fakat bilirsin ki Allah (c.c) insan hakkını o insana ödetir . Bu kişinin ne yapması gerekir . Allah (c.c) rızası için cevaplayı verseniz…

  26. Çok detay bir soru olmuş. Nasıl cevaplayabilirim bilmiyorum açıkçası. Söyleyebileceğim sadece şu: “Ayetin ifadesi ile” ” Rabbinin rahmetinden inkarcılardan başkası ümidini kesmez.” İnsan ne günah işlerse işlesin mutlaka tövbe ettiğinde, Allah tövbesini kabul eder. O Tövbeleri kabul edendir. O yüzden yapılan hatadan dolayı insan Allah’a sığınmalı ve onun rahmetinden ümit kesmemelidir. Bir insan öldürmüş olsa bile.