Kuran'da 5 Bilinmeyen Konusu Var mı?

 

Lokman Suresinde geçen bir ayet ve bu konuda rivayet edilen bir hadise dayanarak 5 konunun kesinlikle bilinemeyeceği söylenmektedir. Fakat günümüzdeki teknolojik gelişmelerin ışığında bilinemeyeceği iddia edilen konulardan bazılarının bilindiği ortaya çıkmaktadır. Hatalı yorumlarla yola çıkıldığında bilim ve Kuran ayetleri arasında bir çelişki varmış gibi zannedilebilir.

İlk başta bu iddianın kaynağı olan hadisi ve ayeti görelim sonra da iddiayı değerlendirelim.

 

Bu iddiaya temel olan bir rivayet bulunmaktadır. Buna göre bir bedevi peygambere gelerek 5 konuyu sorar. Bu sorular şunlardır:  “ Kıyamet ne zaman kopacak?, Ne zaman yağmur yağacak?, Karım ne zaman doğuracak?, Nerede öleceğim? Ve Yarın ne kazanacağım?

 

Hadislere göre Lokman suresinin 31 ayeti bu sorular üzerine indirilmiştir. Ve bazı geleneksel müfessirler ayette bu 5 sorunun cevabının kimse tarafından bilinemeyeceği söylenmektedir.

 

Fakat günümüzde Anne rahminde olan cenin teknolojik imkanlarla bilinmektedir yada yağmurun ne zaman yağacağı bilim adamları tarafından tespit edilebilmektedir.

Peygamberimize ithaf edilen hadise dayanarak yorum yapılan müfessirlerin yorumuna göre Kuran bunların bilinemeyeceğini söylemektedir.

Lokman suresindeki ayet dikkatli okunduğunda durumun çok farklı olduğu görülecektir. Lokman Suresindeki ayet şöyledir:

 

‘’  Kıyametin ne zaman geleceği hakkında bilgi Allah’ın yanındadır. Yağmuru O yağdırır, Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez, hiç kimse hangi yerde öleceğini de bilmez.. Şüphesiz Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.” ( Lokman Suresi, 31)

 

Ayete göre Kıyametin bilgisi Allah katındadır. Yağmuru yağdıran Allah’tır, ama ayette ne zaman yağacağı bilinmez gibi bir anlatım yoktur. Kuran’da bildirilmeyen bir konu uydurma yada yanlış anlaşılan hadislerin etkisinde, ayetlerde bildiriliyormuş gibi yorumlanmaktadır. Yine aynı şekilde ayette rahimlerde olanı Allah’ın bileceği açıklanmaktadır. Fakat başka kimse bilemez diye bir anlatım ayette yoktur. Anne karnındaki çocuğun durumu, cinsiyeti, DNA tahlilleriyle genetik yapısı, taşıdığı genetik hastalıklar vs. her şey bilinebilmektedir. Ayette bunların bilinemeyeceği gibi bir ifade yoktur.

Ayettin devamında bilinemeyecek iki şey belirtilmektedir. Bunlar yarın ne kazanacağımız ve nerede öleceğimiz konusudur.

Dolayısıyla Kuran’a yönelik bir eleştiri yapılırken, geleneksel yorumlara bağlı kalarak değil, Kuran metnine bakarak eleştiri yapılması doğru olacaktır. Böyle yapıldığında iddia edilen çelişkinin, bir çelişki olmadığı sadece yanlış bir yorumun ürünü olduğu anlaşılacaktır.

Şimdiye kadar 16 yorum var. »

  1. Lokman Suresi demişsin, ama o surenin 31. ayeti aşağıda olduğu gibi;
    “Görmüyor musun ki, size ayetlerinden (bazılarını) göstermesi için, gemiler Allah’ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir! Hiç şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden için gerçekten ayetler vardır.”
    Ayet numarasını 34 olarak değiştirmen yerinde olacaktır.

  2. adminim güzel anlatmışsınız ama bilinmesi gereken bi konu var siz bilim adamlarının anne karnında yani ceninde bilim adamları bebeğin cinsiyetini fark ede bilirler ama ayette bahsedilen farklı bir olaydır ayetin geçtiği yere dikkat ederseniz bakın tam anlamıyla yazıyorum.

    34. Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah’ın Katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdardır.

    rahimlerde olanı bilir yani erkekmi kızmı olduğunu bilir. zaten çocuk anne karnına düştükten sonra cinsişyeti bellidir anne karnında kaderi bellidir külli iradedir bu bazıları keşke oğlum olsa yada kızım olsa söylerken bunu ayarlayamıyor erkekmi kızmı olacağını bilen ALLAH tır takdir onundur o yüzden bahsettiğiniz ayetin tefsiriyle daha geniş açıklıyorum selametle dua edin bize

    «Beş şey var ki onları Allah’tan başkası bilmez: Kıyamet saati (kopuş tarihi)nin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru o yağdırır, (nereye, ne zaman sevk edeceğini o belirleyip bilir ve ona göre birtakım belirtiler gösterir). Ana rahmindekini (oluşan ceninin saîd mi, yoksa şakiy mi olacağını) O bi­lir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz ki Allah bilendir ve her şeyden haberdardır.» [61]

    «Gaybın anahtarı beştir ve onları Allah’tan başka kimse bilmez:…» [62] Abdullah b. Seleme (R.A.) diyor ki:

    «Peygamberimize (A.S.) her şeyin anahtarı verildi, ancak (âyetle be­lirtilen) şu beş şeyin değil:…………»[63]

    Benî Âmir kabilesinden bir adam Peygamber (A.S.) Efendimiz’in ya­nına girmek istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (A.S.) kendisine hizmet eden adama şu talimatı verdi: «Çık da ona, içeri girme adabını öğret: es-S ela mü aleyküm, içeri girebilir miyim? desin.» Gelen adam bu adabı öğrenince aynen söyleyerek izin istedi. Kendisine izin verilince de içeri girdi.

    Şimdi onunla Resûlüllah (A.S.) Efendimiz arasında geçen konuşmayı hep birlikte okuyalım .

    — Ey Allah’ın Peygamberi! bize neler getirdin?

    — Size hayır ve iyilik getirdim. Bir olan, ortağı bulunmayan Allah’a ibâdet etmenizi; Lât ve Uzza’yı terketmenizi; gece gündüz beş vakit na­maz kılmanızı; zekâtı zenginlerinizden alıp fakirlerinize dağıtmanızı (hü­küm olarak) getirdim.

    — İlimden bilmediğiniz bir şey kaldı mı?

    — Allah şüphesiz bana hayırlı şeyler öğretti. Ama ilimden öyle şeyler de vardır ki, onları Allah’tan başkası bilmez:…………… buyurarak yukarı­daki âyeti okudu. [64]

    «Allah bir kulunun ne yerde öleceğini takdir etmişse, o kulun eceli ge­lince bir ihtiyacı çıkar da o yere gider.» [65]

    İnsan Zekâsının Ve İlminin Kapsayıp Bilmediği Şeylerden Beşi

    «Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi Allah’ın yanındadır..»

    Âyetin açık anlatımına göre, insan zekâsı ve ilmi şu beş şeyi bilemez:

    1— Kıyametin ne zaman kopacağını, yani kopuş saatinin hangi ta­rihte meydana geleceğini,

    2— Yağmurun -alâmetleri ortaya çıkmadan- takdîr edilen vaktini ve ne yere yağacağını,

    3— Ana rahmindeki ceninin ne olduğunu,

    4— Kimin yarın ne kazanacağını,

    5— Kimin nerede öleceğini..

    Açıklama :

    1— Kıyâmet’in kopacağı saatin bilgisinin gizli tutulması, hio kimseye bildirilmemesi birtakım hikmetlere yönelik bir anlam taşımaktadır. Şöyle ki:

    a) Büyük rakamlarla, meselâ şu kadar milyon veya milyar yıl sonrc denilseydi, insanların çoğu bunun rastgele söylenmiş bir rakam olduğunu sanır ve o yüzden kıyamet olayına inanmak istemezdi.

    b) Aynı zamanda büyük rakamlarla ifade edilecek bir güne hazırlan­maya gerek duyulmazdı,

    c) Yakın olduğu bilinip tarihi kesin belli olsaydı, insanların hayata ba­kış açısı değişir ve bir yandan da hayat canlılığını kaybeder, ilmî araştır­malar dururdu.

    d) Dünyanın hareketlerindeki şaşmazlığa, güneşteki enerjinin tüken­mek bilmeyen büyük bir kaynak olduğuna bakanlar, kıyametin öyle yakın gelecekte kopmasının mümkün olmayacağını sanıp Allah ve Peygamberini1 yalanlamaya cesaret edebilirlerdi.

    Bu ve benzeri sebep ve hikmetlerden ve bizim bilmediğimiz nice sır ve maksattan dolayı kıyametin kopma vakti gizli tutulmuş, bu husus insan­lara açıklanmamıştır.

    2— Yağmuru Allah’ın yağdırma konusuna gelince: Bu ifade ilk bakış­ta yağmuru oluşturan sebep ve kanunlara işaret edildiği sonucunu veriyor. Şüphesiz bu bir bakıma itiraz kabul etmez bir gerçektir. Zira sistemi ku­rup sebep ve kanunları koyan Cenâb-ı Hak’tır, biz değiliz. O halde «Yağ­muru O yağdırır» sözünden, bu olayı ancak O meydana getirmektedir, baş­kası değil neticesi doğuyor. Diğer bir yorumla, yağmuru ne vakit, nereye yağdıracağını ancak O bilir denilmektedir. Bu da ilk nazarda yadırganabi­lir ve günümüzdeki barometre ve uydular aracılığıyla hava tahmin ve tes-bit raporlarına ters düştüğü sanılabilir. Oysa gerçek onların sandığı gibi değildir; yağmurun yağacağına dair birtakım belirtiler ortaya konmadan durumu ne barometre, ne de başka teknik bir imkânla tesbit mümkündür. Ne var ki, Cenâb-ı Hak, yağmur olayını meydana getirmeden önce birtakım alâmetler ve sebepleri yine belli kanunlara göre sevkeder. Bu O’nun devam edegelen sünnetlerinden biridir. Sünnetullah henüz belirtileri sevketme-den, insanın bir tahminde bulunması mümkün değildir. İşte bu manayla, yağmurun yağma vaktini ve nereye yağacağını, belirtilerden önce ancak Allah bilir neticesi ortaya çıkıyor.

    3— «Ana rahmindekini Allah bilir.» Bu cümle oldukça kapalıdır. O bakımdan yoruma ihtiyaç söz konusudur. Allah’tan başkası, ana rahmin­de oluşan ceninin nesini bilmez? Kız veya erkek olduğunu mu; iyi yararlı veya sapık azgın olacağını mı? Bize göre, ana rahminde oluşan ceninin mü’min veya kâfir olacağını; iyi-yararh veya kötü-zararlı bir kimse olarak hayata gözlerini açacağını; cennetlik veya cehennemlikler arasında yer alacağını ancak Allah bilir. Yoksa bazılarının sandığı gibi, kız veya erkek olacağını Allah bilir demek değildir. Nitekim günümüzde gelişen bilimsel araştırmalarla ceninin kız veya erkek olduğu doğmadan önce tesbit edile­biliyor. Ama iyi-yararlı bir mü’min veya zararlı bir inkarcı olacağını ilim tesbit edemiyor.

    4— Hiç kimse yarin ne kazanacağını bilemez; meğer ki, Cenâb-ı Hak ona ilham edip bildirmiş ola..

    5— Hiç kimse ne yerde öleceğini de bilmez; meğer ki Cenâb-ı Hak ona bildirmiş ola..

    Lukmân Sûresi’ne, Kur’ân’ın hikmet dolu bir kitap, doğru yolu göste­ren rehber olduğu belirtilerek başlandı ve Allah’ın her şeyi bildiği, her şey­den haberdar olduğu, insanların ise az şey bildiği açıklanarak sûre nokta­landı

  3. selam aleyküm ARKADAŞLAR rahimlerde olanı allah bilirden kasıt erkekmi olduğu kız mı olduğu iyimi kötümü olduğu allah rahimlerde olanı bilir kaderini nereye gideceğini rızkını nerde alacağı evlenecekse3 kiminle evleneceği çocuk cenin halindeken cinsiyeti elbette bellidir ama anne karnında olmadan önce yani daha hamile kalmadan önce erkekmi kızmı olduğu bilinmez bir gerçektir kimi erkek ister kimi kız ama gerçek YÜCE ALLAH ın taktiridir ayrıca aYETTE dikkat ederseniz (Kıyametin ne zaman geleceği hakkında bilgi Allah’ın yanındadır) yani sadece kıyametin ilmi onun yanındadır ifadesi kesindir diğerleri ise yine onun taktiridir ama biz bilemeyiz size geniş tefsir yazdım bilgilerinize

    Beş şey var ki onları Allah’tan başkası bilmez: Kıyamet saati (kopuş tarihi)nin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru o yağdırır, (nereye, ne zaman sevk edeceğini o belirleyip bilir ve ona göre birtakım belirtiler gösterir). Ana rahmindekini (oluşan ceninin saîd mi, yoksa şakiy mi olacağını) O bi­lir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz ki Allah bilendir ve her şeyden haberdardır.» [61]

    «Gaybın anahtarı beştir ve onları Allah’tan başka kimse bilmez:…» [62] Abdullah b. Seleme (R.A.) diyor ki:

    «Peygamberimize (A.S.) her şeyin anahtarı verildi, ancak (âyetle be­lirtilen) şu beş şeyin değil:…………»[63]

    Benî Âmir kabilesinden bir adam Peygamber (A.S.) Efendimiz’in ya­nına girmek istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (A.S.) kendisine hizmet eden adama şu talimatı verdi: «Çık da ona, içeri girme adabını öğret: es-S ela mü aleyküm, içeri girebilir miyim? desin.» Gelen adam bu adabı öğrenince aynen söyleyerek izin istedi. Kendisine izin verilince de içeri girdi.

    Şimdi onunla Resûlüllah (A.S.) Efendimiz arasında geçen konuşmayı hep birlikte okuyalım .

    — Ey Allah’ın Peygamberi! bize neler getirdin?

    — Size hayır ve iyilik getirdim. Bir olan, ortağı bulunmayan Allah’a ibâdet etmenizi; Lât ve Uzza’yı terketmenizi; gece gündüz beş vakit na­maz kılmanızı; zekâtı zenginlerinizden alıp fakirlerinize dağıtmanızı (hü­küm olarak) getirdim.

    — İlimden bilmediğiniz bir şey kaldı mı?

    — Allah şüphesiz bana hayırlı şeyler öğretti. Ama ilimden öyle şeyler de vardır ki, onları Allah’tan başkası bilmez:…………… buyurarak yukarı­daki âyeti okudu. [64]

    «Allah bir kulunun ne yerde öleceğini takdir etmişse, o kulun eceli ge­lince bir ihtiyacı çıkar da o yere gider.» [65]

    İnsan Zekâsının Ve İlminin Kapsayıp Bilmediği Şeylerden Beşi

    «Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi Allah’ın yanındadır..»

    Âyetin açık anlatımına göre, insan zekâsı ve ilmi şu beş şeyi bilemez:

    1— Kıyametin ne zaman kopacağını, yani kopuş saatinin hangi ta­rihte meydana geleceğini,

    2— Yağmurun -alâmetleri ortaya çıkmadan- takdîr edilen vaktini ve ne yere yağacağını,

    3— Ana rahmindeki ceninin ne olduğunu,

    4— Kimin yarın ne kazanacağını,

    5— Kimin nerede öleceğini..

    Açıklama :

    1— Kıyâmet’in kopacağı saatin bilgisinin gizli tutulması, hio kimseye bildirilmemesi birtakım hikmetlere yönelik bir anlam taşımaktadır. Şöyle ki:

    a) Büyük rakamlarla, meselâ şu kadar milyon veya milyar yıl sonrc denilseydi, insanların çoğu bunun rastgele söylenmiş bir rakam olduğunu sanır ve o yüzden kıyamet olayına inanmak istemezdi.

    b) Aynı zamanda büyük rakamlarla ifade edilecek bir güne hazırlan­maya gerek duyulmazdı,

    c) Yakın olduğu bilinip tarihi kesin belli olsaydı, insanların hayata ba­kış açısı değişir ve bir yandan da hayat canlılığını kaybeder, ilmî araştır­malar dururdu.

    d) Dünyanın hareketlerindeki şaşmazlığa, güneşteki enerjinin tüken­mek bilmeyen büyük bir kaynak olduğuna bakanlar, kıyametin öyle yakın gelecekte kopmasının mümkün olmayacağını sanıp Allah ve Peygamberini1 yalanlamaya cesaret edebilirlerdi.

    Bu ve benzeri sebep ve hikmetlerden ve bizim bilmediğimiz nice sır ve maksattan dolayı kıyametin kopma vakti gizli tutulmuş, bu husus insan­lara açıklanmamıştır.

    2— Yağmuru Allah’ın yağdırma konusuna gelince: Bu ifade ilk bakış­ta yağmuru oluşturan sebep ve kanunlara işaret edildiği sonucunu veriyor. Şüphesiz bu bir bakıma itiraz kabul etmez bir gerçektir. Zira sistemi ku­rup sebep ve kanunları koyan Cenâb-ı Hak’tır, biz değiliz. O halde «Yağ­muru O yağdırır» sözünden, bu olayı ancak O meydana getirmektedir, baş­kası değil neticesi doğuyor. Diğer bir yorumla, yağmuru ne vakit, nereye yağdıracağını ancak O bilir denilmektedir. Bu da ilk nazarda yadırganabi­lir ve günümüzdeki barometre ve uydular aracılığıyla hava tahmin ve tes-bit raporlarına ters düştüğü sanılabilir. Oysa gerçek onların sandığı gibi değildir; yağmurun yağacağına dair birtakım belirtiler ortaya konmadan durumu ne barometre, ne de başka teknik bir imkânla tesbit mümkündür. Ne var ki, Cenâb-ı Hak, yağmur olayını meydana getirmeden önce birtakım alâmetler ve sebepleri yine belli kanunlara göre sevkeder. Bu O’nun devam edegelen sünnetlerinden biridir. Sünnetullah henüz belirtileri sevketme-den, insanın bir tahminde bulunması mümkün değildir. İşte bu manayla, yağmurun yağma vaktini ve nereye yağacağını, belirtilerden önce ancak Allah bilir neticesi ortaya çıkıyor.

    3— «Ana rahmindekini Allah bilir.» Bu cümle oldukça kapalıdır. O bakımdan yoruma ihtiyaç söz konusudur. Allah’tan başkası, ana rahmin­de oluşan ceninin nesini bilmez? Kız veya erkek olduğunu mu; iyi yararlı veya sapık azgın olacağını mı? Bize göre, ana rahminde oluşan ceninin mü’min veya kâfir olacağını; iyi-yararh veya kötü-zararlı bir kimse olarak hayata gözlerini açacağını; cennetlik veya cehennemlikler arasında yer alacağını ancak Allah bilir. Yoksa bazılarının sandığı gibi, kız veya erkek olacağını Allah bilir demek değildir. Nitekim günümüzde gelişen bilimsel araştırmalarla ceninin kız veya erkek olduğu doğmadan önce tesbit edile­biliyor. Ama iyi-yararlı bir mü’min veya zararlı bir inkarcı olacağını ilim tesbit edemiyor.

    4— Hiç kimse yarin ne kazanacağını bilemez; meğer ki, Cenâb-ı Hak ona ilham edip bildirmiş ola..

    5— Hiç kimse ne yerde öleceğini de bilmez; meğer ki Cenâb-ı Hak ona bildirmiş ola..

    Lukmân Sûresi’ne, Kur’ân’ın hikmet dolu bir kitap, doğru yolu göste­ren rehber olduğu belirtilerek başlandı ve Allah’ın her şeyi bildiği, her şey­den haberdar olduğu, insanların ise az şey bildiği açıklanarak sûre nokta­landı

  4. Teşekkürler yazı için gerçekten çok güzel bir blog

  5. Kıyamet ne zaman kopacak? : kimse bilmiyor
    Ne zaman yağmur yağacak? : hava ” tahmin ” raporu! ki tutmadığı da oluyor.Hatta bir ilçeye yağıyor diğerine yağmıyor. il “tahmin” raporu ” bilmek ” demek değildir, hele hele bir de “alametleri” okumak hiç bilmek değildir.5 gün sonraki “tahminler” bakıyoruz fos çıkıyor!
    Karım ne zaman doğuracak? : 9-10.Bu sünnetullah zaten . Ama ya saati, tam tarihi, önce veya sonra olan doğumlar…!
    Nerede öleceğim : Kim bilebilir ki?
    Ve Yarın ne kazanacağım? : Borsaların hali ortada :))
    ” İlmi değil ” ama bence hadis hala mevzu olmaktan uzak!
    SELAM VE DUA ILE

  6. BU ARADA
    SITENIZ HARIKA
    ALLAH RAZI OLSUN
    SELAM VE DUA ILE

  7. Teşekkür ederiz . Ayetler tam da söylediğiniz gibi . Bir de bahsettiğiniz bu konudaki hadisin tüm çağlara değil o çağın insanına(soru soran bedeviye) yönelik olduğunu da düşünmek zor olmasa gerek

  8. Gavur diye tabir edilen insanlar bu gün kuran-ı kerim’in yanındalar. Avrupada ve vatikanda büyük bir islam kaygısı mevcut. Peki neden? Avrupa Kur’an sayesinde bir çok icadda bulundu ve onun sayesinde bir çok bilimsel yanlışı düzeltti. Siz ise iki kelime bulup ordaki hataları tartışıyorsunuz.

  9. Adnan Bey’e hitafen, bebeğin cinsiyeti son âna kadar değişiklik gösterebilir, yarın ne kazanacığımı da bilebilirim, ve ne zaman öleceği bilinen bir çok insan var…

  10. Bir gün hatta bir hafta sonra yağacak yağmuru bilmek nedir ki?ALLAH katında zaman mekan kavramı yoktur.Levh-i Mahfuz da 10 milyar yıl sonra yağacak(sa)yağmurun tam zamanı ver her damlanın yeri,sırası bellidir.Ne zaman ölüneceği konusu daha o kişi doğmadan bellidir.Kaza ve kadere iman,imanın şartlarından biridir.

  11. Fatih’e hitaben
    bebeğin cinsiyeti son âna kadar değişiklik gösterebilir–
    sperm yumurtaya ilk düştüğünde nedir? bilinemez!

    yarın ne kazanacığımı da bilebilirim–bilemessin sadece tahmin edebilirsin kesin bir senet hiç bir zaman var olamaz…

    ve ne zaman öleceği bilinen bir çok insan var…– Evet var geneli 2 ay ömrün kaldı, 2 hafta daha yaşar vb gibi tahminden öteye gitmeyen düşüncelerdir ve tam olarak ne zaman öleceği asla bilinemez ki öldü sanılan bir beden saatler sonra bile tekrar dirilebilir…

  12. Tanju bey bakış açınız çok güzel.işte ateistler bu bakış açısını yakalayamadıkları için inanmamakta inat ediyorlar.herşeyi düz görüyorlar.tabi kibirde var.

  13. ”Öncelikle daha önceki yazımızda anne karnında bebeğin cinsiyetinin kaçıncı haftalar arasında belli olduğuna değinmiştik. İlk döllendiği anda, kromozoma bağlı olarak bebeğin cinsiyetinin belli olduğunu, ancak bizim bunu öğrenmemiz için 14-16. haftaya kadar beklememiz gerektiğini anlatmıştık.

    Anne karnında 11. hafta civarında erkek bebeklerde penisin gelişmesi, cinsiyet tahmini için en önemli etkendir. Bu yüzden 11. haftadan önce bebeğin cinsiyetini ultrasonda görmek mümkün değildir. 11. haftadan sonra teorikte uygun ultrason cihazı ile gebeliğin görülmesi mümkün görülmekle birlikte, uygulamada her zaman mümkün olmadığını belirtmekte fayda vardır.”

    bilmekteki maharet sadece bumu? 11. veya 14-16. haftada bilmek.7,8,9 ncu haftada bilinemediğine göre:
    yüce Allah (c.c) ”Rahimlerde olanı bilir”

  14. 1) Kıyamet ne zaman kopacak: Eğer kıyametten anladığınız güneşin büyümesi ve dünyayı kavurarak yutması ise, bu yaklaşık 2.5 milyar sonra gerçekleşecek. Ama yine de bundan önce kaynaklar tükenecek, dünya üzerindeki su azalacak, türler yok olacak. Güneşimizin ve benzer yıldız sistemlerinin evrimini biliyoruz artık.

    2) Ne zaman yağmur yağacak: Bu da yine belirli ölçülerde belirleyebildiğimiz bir olgu, daha hassas ölçümlere daha kesin olarak tahmin edebiliriz. Hava tahminlerinde çok fazla değişken olduğu kesin, ama bunların hiç biri mucizeler üzere gerçekleşiyor değil.

    3) Karım ne zaman doğuracak: Buna muhtemelen doktor randevularına bakarak karar verecek, artık modern sağlık sisteminin olduğu ülkelerde doğumların %20′ten fazlası sezeryanla gerçekleşiyor, çocuğun cinsiyeti, döllenmenin ne zaman gerçekleşeceği de yine kontrolumüz dahilinde.

    4) Nerede öleceğim: Çok büyük olasılıkla bu gezegen yüzeyinde. Tam koordinatlarını belirlemek de size kalmış olabilir.

    5) Yarın ne kazanacağım: Bir devlet memuru iseniz yarın ne kazacağınız tam olarak bellidir, serbest piyasa erbabı iseniz yine belli bir hata payı içinde bunu tahmin edebilirsiniz.

    Bütün bunlar kaderci, ben bir şey yapamam, sorunlara, sıkıntılara karşı önlem alamam, her şey önceden yazılmıştır, ben değiştiremem, ben bilemem, tanrım bilir dogmalarının yan ürünleridir.

    Ama biz artık gerçeklerden korkmuyoruz, olguların bazılarını değiştirebiliriz, bazılarını da değiştiremeyiz. Göksel varlıklarla, hayallerle, kabullenmişliklerle işimiz olmaz. Kazaya karşı önlem alabiliriz, olayları gerçekleşmeden önce tahmin edebiliriz. Bilim, bulgu, gözlem ve teknoloji her zamankinden daha yardımcıdır. Her şeyi değiştirmeye gücümüz yetmese bile, etkileyebilecek olduklarımızı değiştirmeye çalışırız.

    Kader ve mucize artık her zamankinden daha sahte bir aldatmacadır, ne kazaya iman ederiz, ne de kadere. Kutsal mitleri, ortaçağ kitaplarını unutun artık. Gerçeği bilmek ve tanımak en güçlü, en gerçek ve en doğru aracımızdır.

  15. insan inanmayınca hâşâ allah ile cc. yarışa giriyor… ve insanın da bu 5 şeyi bile-bileceğini iddia etme çabasına giriyor.. bunu inanmayan biri yapar .. ya da en hafif ifadeyle üst yorumda ki (ahmet akpınar) ; saçmalama özgürlüğünü kullananlar…

  16. 4) Nerede öleceğim: Çok büyük olasılıkla bu gezegen yüzeyinde. Tam koordinatlarını belirlemek de size kalmış olabilir :) Bak Ahmet kardeşim vizyonunu genişletip uzay da yada evren de de diyebilirdin.Dünya yüzeyinde diyerek kendi kendine kısıtlama getirmişsin! Bazı konularda biraz daha düşünmeye ihtiyacın var.

Yorum yapın