Müslümanın “South Park” ile imtihanı
Amerika’da hazırlanan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede yayınlanan bir çizgi dizi South Park. Büyüklere çizgi film mantığında hazırlanan bu dizi de, popüler konular dizinin kahramanlarınca işleniyor. Esprili anlatımlar bazen sınırı geçerek alay boyutuna ulaşıyor.
Bu dizi son dönemlerde peygamberimiz ile ilgili bir konuda gündeme geldi. Peygamberimiz ile alay edilen bölümünde İslam hakkında küçük düşürücü ifadelerde bulunuluyor. Bu nedenle de birçok İslami grup tarafından dizi tepki ile karşılandı. Hatta yapımcıları ölüm ile tehdit edildikleri için, geri adım atarak ilgili bölümler sansürlendi.
“South Park” dizinin yapımcılarını yaklaşımı ve alaycı tavırları zaten kabul edilebilir bir yaklaşım değil. Bu konuda çok daha fazla bir şey söylemeye gerek yok.
Benim üzerinde durmak istediğim konu İslami çevrelerin verdikleri tepki hakkında. Böyle bir durumda verilmesi gereken tepki ne olmalı? Bu konu da Kuran bize ne vaaz ediyor?
Kuran’a baktığımızda bize bu konuda rehberlik edecek bir ayet dikkatimi çekti. Allah bize alaycı bir ortamla karşılaştığımızda nasıl davranmamız gerektiğini şöyle emrediyor:
“Ayetlerimiz konusunda ‘alaylı tartışmalara dalanlar:’ -onlar bir başka söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.” ( Enam 68)”
Ayette Allah alay eden insanlarla tartışmayı yada onlara karşı tepki göstermeyi değil, onlardan yüz çevirmeyi emrediyor. Aslında verilmesi gereken tepki de aynen öyle olması gerekiyor. Bu tip dinimize yönelik saldırılar olduğunda, bu insanlardan yüz çevirmek en doğru olan tepki.
Danimarka’da yayınlanan karikatürlerden dolayı yaşanan olayları ve sonuçlarını hepimiz biliyoruz. Toplumsal eylemler kanlı olaylara dönüştü ve sonuçta masum insanlar hayatını kaybetti. Afrikalı bir Müslüman karikatürü yapan kişiye suikast düzenleme girişimi öncesi yakalandı. Ayrıca verilen tepkiler Batı Basınında İslam aleyhtarı propaganda malzemesi olarak kullanıldı. İslam dinin şiddet içerdiği yönünde yanlış algıyı destekleyen sonuçlar oluştu. Neresinden bakarsanız bakın tüm yönüyle Müslümanlar bu olaydan zarar gördü. Oysa Kuran’ın öngördüğü tavır takınılsa, bu tip yayınlardan dolayı ayetin ifadesiyle “yüz çevirerek” tepki verilse olaylar bu noktaya varmaz, masum insanlar ölmez ve İslam dini Müslümanların yanlış tepkilerinden dolayı karalanmazdı.
“South Park” olayı olsun, Danimarka’daki karikatür krizi olsun, bu tip olaylar ilk değildir ve bundan sonra da olacaktır. Hayatın her anı gibi bu da Müslümanlar için bir imtihan vesilesidir. Buna verilecek tepkinin yada tavrında dini sınırlar içinde kalması gereklidir. Kuran bu konuda ne vaaz ediyorsa Müslümanlar da öyle davranmalıdır. Yoksa dini bir konuyu savunuyorum derken, dinin emrettiği sınırlar dışında bir durumda kalınabilir.





Comment izleme ozaman 7 Mayıs 2010:
izleme kardeşim ozaman bu kadar basit ben izlemiyorum haberim yok , sırf cehennem bölümünü arıyorum izlicem gayet komik bir kısımna baktım , hoşuna gitmiyorsa kafandaki fikirlerle uyuşmuyorsa izlerken senin kafanı değiştirebilceğini düşünüp izlemeyebilirsin . sen zaten sabitsen sen düzgün sen izlediğin şeyler en fazla seni güldürür. herkesin dini kendine .
Comment Ahmet Akpinar 13 Ekim 2010:
İran İslam Cumhuriyeti lideri Humeyni, Şeytan Ayetleri’nin yazarı Salman Rushdie için ölüm fetvası verdi, Danimarkalı yönetmen öldürüldü, karikatüristler saldırıya uğradılar, Türkiye’de Turan Dursun öldürüldü, İlhan Arsel yurtdışında ölüm tehditleri altında yaşıyor.
Dini liderlerden hiçbiri, ülkemizdekiler de dahil Danimarka’lı karikatürcüleri ifade özgürlüklerini kullandıkları için lanetlerken, dinci fanatiklerin konsolosluklara saldırısını, insanların öldürülmesini kınamadılar.
Dini motivasyon çoğunlukla “diğerine” karşı bir hoşgörüsüzlükle birlikte geliyor ve gücünü Kuran ve şeriatten alıyor. “Cehennem odunlarıdır, hayvandan beterdirler, onlardan dost edinmeyin, bulduğunuz yerde öldürün, fidye verip teslim oluncaya, tek din İslam oluncaya kadar savaşın” hükümlerini aslında yanlış anladıklarını kim söyleyebilir? 12 Eylül saldırılarını düzenleyenlerin uçaktaki son sözleri ne idi? Onları kim kınayabilir?
Bu kadarcık bile hicve tahammül gösteremeyenlere karşı, gelişmiş toplumların, bedeli ne olursa olsun, “düşünce ve ifade özgürlüğünün” yanında durması gerekir. Danimarka başbakanı da bunu yaptı: “Fikirlerini savunmasam bile, fikirlerini ifade etme özgürlüklerinin arkasında dururum” dedi.
Ne olacaktı? İfade özgürlüğünü, laikliği, temel insan hak ve özgürlüklerini dinci fanatiklere altın tepside mi sunacaktık? Müslüman olsun olmasın, sizin gibi düşünmeyenlere, sizin inandığınız şeylere inanmayanlara tahammül göstermeye başlamanın zamanıdır.
Comment ahmet 28 Aralık 2010:
MUMTEHİNE - 8 ”Allah, dîn konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olan kimselere iyilik etmenizden ve onlara adaletle davranmanızdan sizi nehyetmez (yasaklamaz). Muhakkak ki Allah, adaletli olanları (adaletle davrananları) sever.”
kurannı kerimi parçalar halinde incelerseniz kopukluklar oluşur.anlam bozulur.gelişen olayların ardından ayetler inmiştir.Allah(c.c.)öldürün demişse durup dururken değil.heM Allah en iyisini bilir.bizi O yarattı.neye layık olduğumuzu O bizden daha iyi bilir.
Comment yavuz 31 Aralık 2010:
insanların kutsalına hakaret ederek,küçümseyerek,aşağılayarak kendilerine espri malzemesi üretmeye çalışan bu zavallıların nereye varmak istediklerini tahmin etmek zor deyil.”izleme kardeşim o zaman” diyebilecek kadar anlayış fukarası insanlarda olabilir (örnek diğer yorumlarda)sabırlı olmak lazım.
Comment ozgur 6 Ocak 2011:
Ozgurluk de bir yere kadar efendim, baskasinin ozgurlugune kutsalina saldirmakta ozgursun eger ozgurlugunun nerede bittigini bilmezsen. Bu mantikla sen kendini oldurmekte de ozgursun, iste bu yuzden nereye kadar ozgurluk onu tesbit etmen lazim Ahmet.