Kuran Mucizeleri
FAY HATLARI
Kuran’da yeryüzü hakkında verilen bir başka bilgi ise fay hatları hakkındadır. Bilindiği gibi yeryüzü farklı tabakalardan oluşur ve bu tabakalar arasında ya da üzerinde çatlaklar vardır. Bunlar depremleri oluşturan fay hatlarıdır.
DAĞLARIN YAPISI VE GÖREVİ
Nebe suresinde Allah, dağların gözlem ile tespit edilemeyecek bir özelliğini bizlere asırlar önce bildirmiştir.
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık? (78 Nebe Suresi, 6-7)
Dağların yüksekliklerinin dışında yerin altına doğru adeta bir kazık gibi uzantıları vardır. Hatta bu uzantılar dağın normal boyunun 15 katı kadar olabilmektedir. Örneğin yaklaşık 9 kilometre yüksekliğindeki Everest’in 125 km kadar bir kökü mevcuttur.
RESİM- 23
Dağların bu şekilde köklerinin olması, yeryüzündeki hayat için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bilindiği gibi yeryüzü tabakalardan oluşmuştur. Bu tabakaların altında ise akışkan durumdaki mağma tabakası bulunmaktadır. İşte dağlar yeryüzü tabakaları arasında perçin görevi görerek tabakaların hareket etmesine engel olur. Yeryüzünü sabit tutarak sürekli depremlerin olmasına engel olur. Eğer Dağların bu şekilde kökleri olmasaydı, yeryüzü tabakaları sürekli hareket halinde olurdu. Depremler çok şiddetli ve sürekli hale gelirlerdi. Dağlar bu yapılarıyla yerkabuğunu dengede tutar. Yerkabuğunun ağırlaştığı noktalarda, akışkan manto içine batmasını engellerken, hafif olduğu bölgelerde ise akışkanın kaldırma kuvvetiyle kaldırmasına engel olur. İşte dağlar bu iki kuvvet arasıdaki dengeyi sağlayarak yeryüzündeki hayatı da korumuş olurlar. Dağın bu koruyucu özelliği Lokman suresindeki bir ayette şöyle bildirilmektedir:
… Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı… (31 Lokman Suresi, 10)
ABD bilimler Akademisi başkanı Frank Pres de “The Earth” (Yeryüzü) isimli kitabında dağların bu özelliklerinde söz eder. O, dağları, kökünün çoğu toprağın derinliklerinde olan çiviye (wedge like shape) benzetir ve onların yeryüzünü sabit tutmadaki katkılarına dikkat çeker. Bu bilgiler yüzyıllar önce Kuran’da bildirilmiş bilgilerle aynıdır.
DENİZİN ALTINDAKİ KARANLIKLAR
Allah, Nur suresinde inkar edenlerden söz ederken bir örnek verir. Bu örnek incelendiğinde, denizlerle ilgili çok ilginç detayların saklı olduğu anlaşılmaktadır.
GÖKYÜZÜNÜN KORUYUCU ÖZELLİĞİ
Dünya yaşam için özel olarak tasarlanmış bir gezegendir. Sahip olduğu yüzlerce özelliklerden bir tanesi olmasa yeryüzünde yaşam imkansız hale gelirdi. Bu özelliklerden bir tanesi de atmosferin koruyucu özelliğidir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, Kuran’da gökyüzü ifadesinin, daha önce de açıkladığımız gibi, hem uzay için hem de atmosfer için kullanılmış olmasıdır.
YERYÜZÜNÜN VE GÖKYÜZÜNÜN TABAKALARI
Kuran mucizeleri içinde en çok bilinenlerden birisi de yeryüzünün ve gökyüzünün katmanları hakkındaki bilgidir. Yüce Rabbimiz Kuran’da şöyle buyurmaktadır:
Allah yedi göğü ve yerden de onlar kadarını yaratandır. Emir bunların arasında sürekli iner ki Allah’ın her şeye gücünün yettiğini ve Allah’ın bilgisiyle her şeyi kuşattığını bilesiniz. (65 Talak Suresi, 12)
GÖĞÜSÜN DARALMASI
2005 yılının ağustos ayında Kıbrıs Rum kesimine ait bir uçak, kabin basıncının düşmesinden dolayı pilot ve yolcuların nefes alamaması ve bilincini yitirmeleri sonucunda düşmüştü. Gerçekten de atmosferde yukarıya doğru çıktıkça insan için nefes alma özelliği de o derece düşmektedir. 3000 metreye kadar insan ek bir önleme ihtiyaç olmadan nefes almayı rahatlıkla sürdürmektedir. 300 ile 5000 metre arasında nefes alma zorlaşır, tansiyon yükselir. Nefes alma güçleştiğinden göğüste daralma hissi meydana gelir. Özellikle solunum güçlüğü çeken hastalar için ölümcül riskler bu mesafede meydana gelebilir. 7500 metreden sonra ise insanlar bilincini tümüyle yitirmekte ve nefes almak imkansız hale gelmektedir.
YAĞMURDAKİ ÖLÇÜ
Her sene yeryüzüne yağan yağmurun bir ölçüsü olduğunu biliyor musunuz? Bu ölçüde bir değişiklik olmadığının farkında mısınız? Dünya üzerine her saniye ortalama 16-17 milyon ton arasında su düşmektedir. Bu toplamda her yıl 500 trilyon ton suya tekabül etmektedir.
RÜZGARIN AŞILAYICI OLMASI
Bulutların rüzgarlar vasıtasıyla bir yerden diğerine hareket etmesi gözlemle tespit edilecek bir durumdur. Fakat rüzgarın bulut oluşumu üzerinde başka bir etkisi var. Rüzgarlar su buharını aşılayarak bulut oluşumunu sağlarlar.
TOPRAĞIN TİTREŞİMİ
Hac Suresinde Yüce Allah, yağmurun yağmasından sonra topraktan oluşan titreşimden söz eder. Toprağın bu özelliği 5. ayette söyle ifade edilmektedir.
…Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, ancak üzerine su yağdırdığımız zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten bir şeyler bitirir. (22 Hac Suresi, 5)
HERŞEYİN ÇİFTLER OLARAK YARATILMASI
İngiliz bilim adamı Paul Dirac, “Parite” adıyla bilinen çalışmasıyla 1933 yılında Nobel Fizik ödülünü kazanmıştı. Ona bu ödülü kazandıran çalışma kısaca maddenin eşler halinde yaratılmasıydı. Maddenin antimadde denilen bir eşi olduğu bu buluşla ortaya konmuştu.
İZAFİYET TEORİSİ
Einstein ismiyle özdeşleşen “İzafiyet Teorisi” zaman hakkındaki algımızı kökünden değiştirdi. Zaman; kütle ve hıza bağlı olarak değişiyordu. Eğer bir kişi ışık hızına yakın bir hızla hareket ederse onun için zamanın daha yavaş geçeği matematiksel hesaplarla ortaya kondu. Einstein’ın teorik olarak ortaya koyduğu bu gerçek, deneysel olarak da ispatlandı.


