Tekillikten Evrene

Yukarıda da açıklamaya çalıştığımız gibi evren tekil bir noktadan big bang adı verilen bir patlama sonucunda ortaya çıkmıştır. Planck zamanında, evren öncesi fiziksel olarak açıklanabilecek bir ortam değildir. Planck zamanından sonra ilk atom altı parçacıklar ortaya çıkmış ardından bunlar atomları, atomlar bir araya gelerek yıldız tozlarını, yıldızları ve gezegenleri oluşturmuştur. Bilim bize şu anda var olan tüm maddenin tekillikten başladığını söyler.

Her şey bu tekillikten meydana gelmiştir. Göklerde ve yerde var olan her şey bu tekillikte bir aradayken patlamayla birbirinden ayrılmıştır. Ayette işte bu gerçek şöyle bildirilmektedir:

İnkar edenler, evren (gökler) ve yer birbirleriyle bitişik iken onları ayırdığımızı, her canlıyı sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Yine de onlar inanmayacaklar mı? (21 Enbiya Suresi, 30)

Burada dikkat çeken bir nokta da, Rabbimizin, bu ayeti evrenin bu tekillikten yaratılarak göklerin ve yerlerin birbirinden ayrılmasını inkar edenlere bir örnek olarak sunmuş olmasıdır. Çünkü bigbang ve evrenin oluşumu inkarcı materyalist felsefesini tümüyle çökertmektedir.


Yüzyıllardır materyalist düşüncenin dayanağı; maddenin sonsuzdan beri var olduğu ve yaratılmadığı düşüncesi, büyük patlamanın ortaya konmasıyla tümüyle çökmüştür. Madde ve zaman bir anda yaratılmıştır. Maddenin ve zamanın yaratılmış olmasının tabîi ki bazı felsefik sonuçları olacaktır. Eğer madde ve zaman bir anda oluştuysa, zamanı ve maddeyi yaratan, maddeden ve zamandan müstağni olan bir yaratıcının varlığı açıkça ortaya çıkmış olmaktadır. İşte bu varlık Kur’an ayetleri aracılığıyla kendisini bizlere tanıtan yüce Allah’tır.

Bir cevap yazın