Yeni Eklenenler

Ad kavmi kaç günde helak edilmiştir?

Ad Kavmi hakkındaki ayetlerde kavme gelen felaket süresi ve geliş şekliyle ilgili bazı bilgiler vardır. Bu ayetlerdeki ifadelerin birbiriyle çeliştiği iddia edilse de ayetler objektif bir şekilde okunup, değerlendirildiğinde durumun farklı olduğu görülecektir. Konuyla ilgili ayetlerde geçen ifadeler şöyledir:
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine ‘kulakları patlatan bir kasırga’ gönderdik. (54 Kamer Suresi, 19)
(Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün. (69 Hakka Suresi, 7)

İnsan neden yaratılmıştır?

İnsanın yaratılışı hakkında bir çok ayet vardır. Bu ayetlerde Allah, insanın farklı şeylerden yaratıldığını ifade etmektedir. Bazılarında insanın topraktan bazılarında kuru balçıktan bazılarında sudan bazılarında ise alaktan yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu farklı ifadelerin olması, bir çelişki gibi gösterilmeye çalışılsa da, burada bir çelişki yoktur. Bu farklı anlatımların hepsi gerçeği ifade etmektedir.

Allah’ın katında bir günü dünyadaki kaç güne eşittir?

Bu iddiada Kuran’daki iki ayette geçen zamana dikkat çekilmiştir. Ayette geçen süreler farklı olduğu için çelişki olduğu iddia edilmeye çalışılmıştır. Ayetler şu şekildedir:
Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi - 47)
Burada Allah katında bir günün insanların saymakta olduğu bin yıl gibi olduğu bildiriliyor. İkinci ayet şöyle:
Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir. (32 Secde Suresi, 5)
Burada bildirilen ise işlerin bizim saymakta olduğumuz bin yıl süreli bir günde Allah’a yükseleceğidir. Burada dikkat edilecek nokta olaya konu olan şeyin “iş”ler olduğudur. Yani yükseldiği söylenen “iş”lerdir.Üçüncü ayet ise şöyle:
Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir. (70 Mearic Suresi, 4)
Burada ise “meleklerin ve ruhun” ona elli bin yıl süreli bir günde çıkabildiği bildirilmektedir. Şimdi önceki ayette dikkat ederseniz yükselen “iş”lerdir. Bunlar bin yıl olan bir günde çıkarlar. Son ayette bahse konu olan ise yükselme işini yapanlar ise “melekler ve ruhtur”. Yani iki farklı sürenin söz konusu olması iki farklı nesneden kaynaklanır. Birincisinde yükselen “iş”lerdir. İkincisinde ise “melekler” ve “ruh”tur. Burada şunu sorabilirsiniz, bizim için bir gün nasıl işler için bin yıl ve melekler için 50 bin yıl sürer? Burada da zamanın izafi olmasıyla ilgili bir gerçek saklıdır.

19 Mucizesi

Kuran’da tekrar eden sayıların dışında 19 sayısının ayrı bir önemi vardır. 19 sayısıyla ilişkili olarak bazı kelimler ve harfler Kur’an içinde mucizevi bir şekilde yerleştirilmiştir. Allah Müddessir suresinde 19 rakamına dikkat çekerek “Onun üzerinde on dokuz vardır.” (Müddessir,30) buyurmaktadır. Harflerin mucizevi bir şekilde sıralanışına dikkat edildiğinde, Kuran’ın Allah katından gelen bir kitap olduğu gerçeği bir kez daha ortaya konmaktadır.

MATEMATİKSEL MUCİZELER

Gün, günler ve ay kelimeleri
Kuran’da tekil olarak gün ( yevm) kelimesi tam 365 sefer geçer. Dünya güneş etrafındaki bir turu olan bir yıl yani 365 gündür. Gün kelimesinin çoğul kullanımı olan (eyyam, yevmeyn) kelimeleri ise tam 30 değer geçer. Kuran’da ay (senenin ayı anlamında) tam 12 sefer geçer. Bilindiği gibi bir sene 12 ay vardır. Gün kelimesi tüm çekimleriyle Kuran’da tam 475 sefer geçer. Bu 19’un tam 25 katıdır. Bu sayının 19 katı olmasının bir önemi vardır. Bunun dışında da 25 sayısının Güneş için ayrı bir önemi vardır. Dünya Güneşin etrafında bir yılda döndüğünde kendi ekseni etrafında 365 kere dönmüş olur. Güneş ise kendi etrafında bir yılda tam 25 sefer döner. Ayrıca 25’in katsayısı olan 19’un Güneş-Dünya-Gün kavramları bağlamında önemi vardır. Çünkü Dünya’nın, Güneş’in ve Ay’ın aynı hizaya geldiği Meton devri; 19 Dünya yılında bir oluşur.

RUMLARIN GALİBİYETİ VE YERİN EN ALÇAK BÖLGESİ

Rum suresinde Allah o dönem için gelecekte olacak bir olay ile ilgili bir haber vermiştir. Buna göre savaş halinde olan Bizanslılar ( Rumlar) ve Persler arasıdaki savaşta yenik durumda olan Romalıların 3 ile 9 yıllık bir süre içinde tekrar galip geleceği bildirilmiştir.
Rumlar yenilgiye uğradılar. Dünyanın en alçak yerinde. Ama onlar yenilgilerinin ardından yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün inananlar sevineceklerdir. (30 Rum Suresi, 24)

AD KAVMİ VE İREM ŞEHRİ

Kuran’da geçen kıssaların benzeri genelde Tevrat ve İncil’de de vardır. Örneğin bazı farklılıklar olsa da İbrahim kıssasının bir bölümünü, Musa kıssasını, Yusuf yada Lut kıssasını bu kitaplarda da bulabilirsiniz. Bu kıssalar içinde Ad kavmi hakkındaki bilgiler ise diğer kitaplarda yoktur.

FİRAVUN VE MELİK ARASINDAKİ FARK

Hiyeroglif yazısının okunması Haman kelimesi dışında Kuran’da geçen başka detayları da ortaya çıkarmıştır. Bunlardan birisi de Mısır meliki ile Firavun arasındaki farktır. Kuran kıssalarından sadece Musa kıssası Mısır’da geçmez.

FİRAVUN VE HAMAN

Musa ve onun Firavunla mücadelesi Kuran’da en çok yer alan kıssadır. Bu kıssada Eski Mısır ve Firavun’un yaşantısı hakkında bir çok detaya yer verilir. Firavuna karşı toplumun tavrından ve toplum içindeki konumundan, Firavun’un yardımcısı Haman gibi değişik konular hakkında fikirler elde edilebilmektedir. Kuran’da geçen Haman ismi bazı Hıristiyanlar tarafında eleştiri sebebi olmuştur. Çünkü Haman ismi Tevrat’ta Ester’in hikayesinde geçer ve burada Haman, İsrail oğullarına kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak belirtilmektedir. Bu nedenle Bazı Hıristiyan araştırmacılar Haman isminin Kuran’da yanlış geçtiğini iddia etmişler ve bunu Kuran’ın Tevrat’tan kopyalandığı iddiasına delil olarak göstermeye çalışmışlardır.

PARMAK UÇLARI

Yeryüzünde yaşanan milyarlarca insanın bir birinden farklı özellikleri vardır. Bu özellikler içinde en belirgin olan ise parmak izleridir. Herkes farklı parmak izine sahiptir. Parmak izleri anne karnındayken şekillenir ve ölene kadar da kalıcı bir yara alınmazsa aynı kalır.

BEBEĞİN CİNSİYETİ

Anadolu geleneğinde erkek çocuğa verilen önem açıktır. Hatta geçmişte, kadınların kocalarına erkek çocuk doğuramadıkları için suçlanıp boşanmaya mecbur bırakılmalarına bile rastlanmıştır. Sadece Türk toplumunda değil, dünya üzerinde bir çok toplumda benzer haksız uygulamalara tarih içinde rastlanmıştır. Tarih, 8. Henry’nin kendisine kız çocuk verdiği için eşi Catherine’i boşamasına benzer olaylarla doludur. Günümüzde tümüyle terk edilmeye başlanan bu davranış ve suçlamada iki büyük hata vardır.